|
Alman sinemasında 'Hitler tabusu' yıkıldı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Fransa’da bu hafta Paris’in Nazi işgalinden kurtuluşunun 60’ıncı yıldönümü kutlanırken Alman sineması da tabu olarak görülen bir konuyu beyazperdeye taşıdı.
'Düşüş', izleyiciye Hitler'i kötü niyetli bir diktatörden ziyade insani yanları da olan, tatlı dilli bir adam olarak anlatıyor. Film, hala İkinci Dünya Savaşı'nda yaşananları gündeme getirmekten kaçınan Almanya'da tartışmalara yol açtı. 'Canavar' Berlin Film Müzesi'nden Dr. Rold Giesen, BBC'ye verdiği mülakatta filmin Alman sinemasındaki tabuları yıktığını söylüyor. 'Adolf Hitler'in sinemada ilk kez konu edilmediğini söyleyen Giesen, 'Ama 'canavar'ın içindeki insani yönlerin ilk kez keşfedilmeye çalışıldığını söyleyebiliriz.' diyor. "Bu filmle İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı terör ve nasyonal sosyalizmden haberi olmayan gençler hedefleniyor. Gençlik, bu filmle kötülük yazgısını çarpıcı bir anlayışla kavrama imkanı bulacak. Mel Gibson'ın çektiği 'İsa'nın Çilesi'ni izledik; şimdi de 'Adolf Hitler'in Çilesi'ni görelim." Sanat tarihçisi Isabel Marschall ise filme başlangıçta tepkisi olduğunu belirtirken 'Bu film içinden çıkmayı başaramadığım bir kabus gibiydi.' diyor. Marschall'a göre Hitler'in insani yönlerini beyazperdeye taşımak tehlikeli. "Bu filmi Almanya'nın aleyhine kullanabilecek insanların olduğu muhakkak. Ancak bence bu film hem pek çok yönden iyi hem de çok doğru bir zamanda vizyona giriyor." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||