|
Mostar Köprüsü yeniden doğdu | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
1990'larda yaşanan Bosna Savaşı'nın yarattığı yıkımın simgelerinden biri olarak görülen Mostar Köprüsü yeniden açılıyor.
Köprünün yeniden açılması nedeniyle Mostar'da gün boyu törenler düzenlendi. Tarihi 16. yüzyıla dayanan Mostar Köprüsü, bölgede Müslüman ve Hırvatlar arasında yaşanan savaş sırasında, 1993 yılında bombalanarak yıkılmıştı. Köprünün yıkılması emrini veren Hırvat general Slobodan Praljak, halen Lahey'deki Uluslarrası Savaş Suçları Mahkemesi'nde, yargılanmaya bekliyor. Bugün düzenlenecek açılış törenine ise pek çok ülkeden devlet ve hükümet başkanları ve üst düzey temsilciler katıldı. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise Sakarya yakınlarında meydana gelen tren kazası nedeniyle törene katılamayacağını açıkladı. Osmanlı mimarisinin bölgedeki önde gelen simgelerinden olan köprünün onarım projesine Türkiye'den mimar ve mühendisler de katkıda bulundu. Neretva Nehri üzerinde 30 metre uzunluğunda bir taç şeklinde uzanan köprünün yeniden inşasından sorumlu ekibin başındaki Amir Paşiç, kendilerinin Osmanlı mimarlarının tekniğini kullandığını söylüyor. Köprünün yeniden inşasında, eski köprünün nehre yıkılan taşları kullanıldı ve yeni taşlar da ilk köprünün taşlarının geldiği ocaktan çıkarıldı. Köprü ve çevresindeki binaların restorasyonu yaklaşık 13 milyon dolara mal oldu. Türkiye ve Hırvatistan projeye katkıda bulunan ülkeler arasında başı çekiyor. Yıkılması kültürel kopukluğu simgeliyordu
Osmanlı mimarı Hayreddin Ağa tarafından yapılan köprü, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun Dünya Mirası listesi içindeydi. UNESCO köprünün yeniden inşası için 1997’de girişim başlattı. Köprünün yıkılması Bosna'nın çok kültürlü toplumun oluşturan Sırp, Hırvat ve Müslümanlar arasındaki etnik denge ve uyumun yokolmasının simgesi olarak görülmüştü. Mostar'daki Hırvat ve Müslümanlar, 1992-95 yılları arasındaki savaşın 11 ayında birbirlerine karşı çarpıştı. Kentin Belediye Başkanı Hamdiya Cahiç, köprünün bir kez daha bir arada huzur içinde varolan bir Mosta'ın simgesi olacağını söyledi. Ancak bu, iyimser bir dilek olarak görülüyor. Kent hala etnik topluluklar arasında bölünmüş durumda. Hırvatlar nehrin batı, Müslümanlar doğu yakasında yaşıyor. İki toplum farklı okullara gidiyor, farklı cep telefonu şebekeleri kullanıyor, farklı televizyon kanalları izliyorlar. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||