BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Temmuz, 2004 - TSİ 10:58
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Talat: Tecridin kalkacağına inanıyorum
Avrupa Birliği'nin yeni dönem başkanı Hollanda'nın gündemindeki konulardan biri yeni katılan Birlik üyelerinden Kıbrıs'ın bölünmüşlüğüne nasıl son verileceği.

Mehmet Ali Talat ve Nevsal Baylas
Mehmet Ali Talat'la Londra'da BBC Türkçe Servisi stüdyolarında konuştuk

Bu yolda atılacak herhangi bir somut adım görünmüyor ortalıkta. Ancak 24 Nisan'da yapılan Annan planı çerçevesinde çözüme ilişkin referandumda Kıbrıslı Rumlar "hayır" derken Kıbrıslı Türkler'in "evet" demesi ardından Avrupa Komisyonu'nun Kuzey Kıbrıs'a ihracat serbestisi getirecek adımlar atması gündeme geldi.

İngiltere'de Dışişleri Bakanı Jack Straw ve Avrupa'dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Denis MacShane ile görüşen Kuzey Kıbrıs yönetiminin Başbakanı Mehmet Ali Talat BBC Türkçe Servisi stüdyolarını ziyaret etti.

Talat, Kuzey Kıbrıs'ın tecridine son verilmesi konusunda İngiltere yetkililerinde çok ciddi bir kararlılık gördüğünü söyledi. Ancak kırk yıldır yerleşmiş anlayışları değiştirmenin zaman alacağını ve bunu anlayışla karşılamak gerektiğini belirtti.

Mehmet Ali Talat: Bu konuda çok ciddi bir kararlılık ve heyecan gördüm. Kıbrıs'ın birleştirilmesini isteyen, Kıbrıs sorununun çözümünü isteyen bir halkın cezalandırılmasının yanlış olacağına onlar da inanıyorlar. Tabii bunun formüllerinin bulunması, 40 yıldır yerleşmiş anlayışları aşarak, değiştirerek oluşmuş olan yeni parametreleri hayata geçirerek yeni politikaları oluşturmak biraz zaman alıcı bir iştir. Bunu da anlayışla karşılamak lazım. Ben sonuca bakıyorum. Sonuç çok geç olmasın tabii ama belli bir süre içinde sonucu alırsak çok yararlı olacak diye düşünüyorum. Alcağımıza da inanıyorum. En önemli gördüğümüz konu, Kıbrıs'a, Ercan Havaalanı'na direkt uçuşlardır. İkinci derecede ancak ilk gerçekleşecek olan da anladığım kadarıyla serbest ticarettir. Bu daha ziyade Avrupa Birliği'nin işidir. O da Temmuz ayının ilk yarısında sonuçlanmış olacak.

Nevsal Baylas: Gerek Avrupa Birliği gerekse ABD yetkilileri, Kuzey Kıbrıs'ın tecritten kurtulması için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler ama bu hep sözde kalmıyor mu? Somut herhangi bir söz veriliyor mu?

MAT: Hayır, böyle bir söz verilmiyor ve verilemeyeceği de söyleniyor. Çünkü üzerinde çalıştıklarını ifade ediyorlar. Direkt uçuşların nasıl bir seyir izleyeceği, nasıl bir sürecin sonucunda hayata geçirileceği her ülkenin kendi yasal prosedürleri içinde olan bir konudur. Bu nedenle bir tarih veremiyorlar. O gün geldiğinde ya da o gün yaklaştığında gerekli açılımları yapacaklarını söylüyorlar. Ancak serbest ticaret konusunda tarih var. Uygulamada hemen gerçekleşecek mi bilemiyoruz ama 7-8 Temmuz öngörülüyor. Komisyon hazırlıyor, son şeklini alacak. Belli bir zamanda da Konsey kararı haline getirilecek. Bu Avrupa Komisyonu'nun serbest ticaretle ilgili kararı.

NB: Buna güneyden herhangi bir itiraz bekleniyor mu?

MAT: Çok. Rum tarafı ve Papadopulos sadece ayrılığı pekiştirmek için çalışmadı. Sadece bunun için oy kullandırtmadı. Bunun yanında Papadopulos Kıbrıslı Türkler'in boğazına basılması, adeta Kıbrıslı Türkler'in boğulması için de hareket halinde. Rumlar'ın açıklamalarına göre, eğer serbest ticaretle ilgili karar alırsa Avrupa Komisyonu, bunu Avrupa Adalet Divanı'nda dava edeceklerini söylüyorlar. Bu çok kötü bir niyetin göstergesi bana göre ve kabul edilebilir, hazmedilebilir bir durum değil. Bütün dünya ve Avrupa Birliği anlamalıdır ki Papadopulos'un, Rum tarafının yaklaşımı, Kıbrıslı Türkler'e iyi niyet değildir. Tam tersine Kıbrıslı Türkler'i mümkün olan bütün alanlarda boğmaktır maalesef.

Mehmet Ali Talat

NB: Tasos Papadopulos, Avusturya'ya yaptığı ziyaret öncesinde Ada'da yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Ada'yı birleştirmek değil bölmek için hareket ettiğini söyledi. Papadopulos Kıbrıs'ı birleştirmek istiyorsa ne gibi adımlar atmasını bekliyorsunuz?

MAT: Herşeyden önce Kıbrıslı Türkler'in tecridinin kalkmasına onun da destek vermesi gerekiyor. Rumlar demokratik haklarını kullandılar buna itirazım yok ama dünyada bir toplumun kendi demokratik hakkını kullanarak diğer toplumu cezalandırdığı örnek yoktur. Dolayısıyla Papadopulos'un yapması gereken "Ben bu planı beğenmiyordum. Bu planın aleyhine oy kullandım, kullanılmasını istedim. Başka bir plan da arayabiliriz gelecekte. Kıbrıslı Türkler'in ekonomik ve diğer alanlardaki izolasyonunun sürmesinin de bir mantığı yoktur. Bu da sona erdirilmelidir." demesidir. Doğru olan yaklaşım budur. Kıbrıslı Türkler'e iyi niyet göstermek isteyen herhangi bir liderin yaklaşımı budur. Böyle bir yaklaşım ortaya koyarsa, o zaman saygın bir hareket yapmış olur.

NB: İngiltere gazetelerine, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'la yaptığınız görüşmeler yansımış. Örneğin Independent gazetesi "Kıbrıslı Türkler'in sıkıntıları had safhada. Ana problem işsizlik, insanlarımız göç ediyor. İzolasyon kaldırılamazsa durum daha da kötüleşecek" dediğinizi aktarıyor. Siz eğer bu sıkıntılar giderilmezse, tecrit kaldırılamazsa Kıbrıs'ta neler yapılabileceğini düşünüyorsunuz?

 Rum tarafının yaklaşımı, Kıbrıslı Türkler'e iyi niyet değildir. Tam tersine Kıbrıslı Türkler'i mümkün olan bütün alanlarda boğmaktır maalesef.
Mehmet Ali Talat

MAT: Tecridin devam etmesinin bir anlamı kalmadığını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan da açık ve net olarak ortaya koydu raporunda. Dolayısıyla ben tecridin devam edebileceğine inanmıyorum. Dünyanın, bu kadar açık ve net tutum ortaya koyan Kıbrıs Türk halkına karşı tecrit politikasını sürdürebileceğine inanmıyorum doğrusu. Bunun kalkması için çalışacağız. Eğer hiçbir şey olmazsa o zaman politikalarımızı gözden geçireceğiz.

NB: Kuzey Kıbrıs'ın iç meselelerine dönersek, en başta bir hükümet bunalımı ortada duruyor. Sizce erken seçim kaçınılmaz hale mi geldi? Çünkü koalisyon içinde son görüşmelerde bir başarıya ulaşılamadığı yolunda haberler var.

MAT: CTP Birleşik Güçler, çok iyi niyetli şekilde bir hükümet kurmuştu barış ve çözüm için. Bunu da başardı. Bana göre CTP Birleşik Güçler Kıbrıs Türk halkı için tarihî bir misyon olarak gördüğü barış ve çözümü başardı. Dolayısıyla bu konuda rahatız. Ancak Meclis'teki sandalye sayımız düşünce bu kez hükümete yeni bir destek arayışına girdik. Bu arayış çerçevesinde gördük ki bazı arkadaşlarımız biraz da bu olanağı kullanarak kendi lehlerine propaganda yapmaya çalışıyorlar. Ortağımız, Demokrat Parti biliyorsunuz. O da bazı şeylere çok duyarlı ve karşı çıktı bazı taleplere. Dolayısıyla çözüme gidemeyeceğimiz ortaya çıktı. Böyle bir durumda en akılcı şey tabii ki erken seçimdir. Başka ne yapılabilir ki? Dışarıda halkın yüzde 65'i bizim politikalarımızı destekliyor ama biz içeride sadece 23 milletvekiline sahibiz. Yarıdan az. Dolayısıyla bu yüzde 65'i içeriye yansıtmak lazım.

NB: Barış ve Demokrasi Hareketi lideri Musatafa Akıncı BBC'ye bir mülakat verdi ve hükümetin 24 Nisan referandumunun anlamını kavrayamadığını söyledi. Akıncı, hükümet tecridin bitmesi için çalışıyor ama başka şeyleri bir kenara bırakmaması gerekir diyor. Örneğin Annan Planı rafa kalktı ama içinde uygulanabilecek unsurlar var diyor. Daha fazla sınır kapısı açılabilir diyor. Planın önerdiği anayasa konusunda adımlar atılabilir, bunlar yapılmıyor diyor. Ve bunları ortaklık belgesine yazmadığınız için de koalisyondan çekildiğini söylüyor. Bu iddialara yanıtınız nedir?

 Biz hep vurguluyoruz, çözüm vizyonumuzu kaybetmedik, biz çözüm istiyoruz.
Mehmet Ali Talat

MAT: Küçük iddialar. Biz hükümet olarak çok ciddi işler yaptık. Kıbrıs Türk halkının gönül rahatlığıyla oy verebileceği bir Annan Planı yarattık herşeyden önce. Ve halktan da böyle bir sonucu çıkardık. Hükümetin büyük kanadı olarak çok çalıştık ve bu sonucu çıkardık. Dolayısıyla bizim alnımız açık bu konuda hükümet olarak. Ve biz hükümet olarak yüzde 65'in anlamını da kavradık. Hem yurt içinde hem yurt dışında çabalarımız da bunun için. Biz hep vurguluyoruz, çözüm vizyonumuzu kaybetmedik, biz çözüm istiyoruz. Ama Annan Planı'nı müzakereye açmıyoruz yeniden. Bunu sadece biz değil, Genel Sekreter de açmıyor, İngiltere de açmıyor, Amerika da açmıyor. Bunu bir şekilde kabul etmesi lazım Rum tarafının inancındadırlar ve iddiasındadırlar. Biz de aynı noktadayız. Bu hükümet niçin kavramasın yüzde 65'i, çok iyi kavradı.

NB: Ama ülke içinde bir takım yapılabilecek işler yapılamıyor deniyor.

MAT: Ne ilgisi var ki? Yüzde 65 Kıbrıs sorununun çözümü ve Annan Planı için oy verdi. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün iradesi ortaya çıktı. Daha çok kapı açılsın diye oy vermedi Kıbrıs Türkü kimse kusura bakmasın. Ama biz kapı açıyoruz. İhtiyaç olan kapıları açıyoruz. Bunun kararlarını alıyoruz birer birer. Bu konuda bizim bir çekincemiz, bir sıkıntımız yok. Sivilleşme konusunda da adımlar atıyoruz. İnsan hakları konusunda çok ciddi adımlar attık. Kayıp şahısların bulunması konusunda önemli adımlar attık. Bunu Avrupa Konseyi de takdir etti. Kıbrıs'ta, Karpaz'da bir Rum okulu açılması kararını da verdik. Avrupa Konseyi bunu takdir etti. Sayın Akıncı etmiyor. Ne yapabilirim ki ben? Polisin sivil idareye bağlanması da tabii ki bir hedeftir. Bunun için de uğraşıyoruz. Belli bir noktaya da getirdik. Bunu hükümet protokolüne yazmak ve buna karşı olanları irkiltmek yerine bunu adım adım yapmak, uygun zamanlarda uygun adımlar atarak yapmanın daha doğru olacağını düşündük. Bunu kendisine söyledik, o ısrar etti. Tamam yazalım dedik, itirazımız yok. Daha zor olacak o zaman ama varsın olsun. Buna tabii Demokrat Parti karşı çıktı. Dolayısıyla eğer bu koalsiyon üçlü bir koalisyon olacaksa, Demokrat Parti'nin karşı olduğu bir şeyi oraya yazamayız. Ama gelin görün ki, Demokrat Parti polisin sivile bağlanmasını da destekliyor işin tuhaf tarafı. Ama oraya yazılmasını istemiyor. Ne yapayım ben? Yani bunu, suçlayarak, eleştirerek ortaklıktan kaçmayı ben anlamlı bulmuyorum. 'Annan Planı'nın uygulanacak kısımlarını uygulayalım' ne demek? Annan Planı bir bütün. Annan Planı'nın uygulanacak kısımları ve bizim aklımıza uygun olan, politikalarımıza uygun olan adımlarını tabii ki atacağız. Ama bunu 'Annan Planı'nı tek taraflı uygulayacağız' diye yazmanın biraz komik olacağını da düşünmek durumundayız. Dolayısıyla hükümet ciddiyet işidir. Hükümet sloganları arka arkaya yazıp bir hükümet protokolü yapma işi değil icraat yapmak işidir. Biz yazmadık bunları. Ne kapı açma yazıyordu, ne Rumlar'ın okulunun açılacağı yazıyordu, ne kayıp şahıslarla ilgili bir şey yazıyordu. Ama yaptık. Dolayısıyla doğru olanı hükümet yapar. Mesele budur.

 Seçimin mümkün olduğu kadar erken yapılmasını istiyorum ben. Örneğin bir ay içinde yapılabilir.
Mehmet Ali Talat

NB: Başka seçenek yok erken seçim yapılacak diyorsunuz. Erken seçim en erken ne zaman yapılabilir sizce?

MAT: Mümkün olduğu kadar erken istiyorum ben. Örneğin bir ay içinde yapılabilir. Ama anlaşmamız gerekiyor. Sonuçta kararı Meclis verecek.

NB: Türkiye'de NATO Zirvesi sona erdi. ABD Başkanı George Bush'un Kıbrıs'a ilişkin olarak bir takım açıklamalarda bulunması bekleniyordu. Herhangi bir somut açıklamada bulunmadı. Bu sizde düş kırıklığı yarattı mı?

MAT: Hayır. Normaldi. Sayın Bush'un ya da herhangi birisinin Kıbrıs konusunda açıklama yapması, olumluysa bizimle ilgili olarak, tabii ki bizi mutlu eder. Ancak böyle bir açıklama yapmaması, ABD'nin Kıbrıs'taki durumu kaale almadığı anlamına gelmemelidir diye düşünüyorum. Bugün yapmadı, yarın yapar.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik