BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 25 Mayıs, 2004 - TSİ 14:28
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
AB Anayasası Haziran Zirvesi'ne yetişecek mi

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, taslak Avrupa Anayasası hakkında süren anlaşmazlıkları ve bir uzlaşma sağlanması amacıyla süren müzakereleri değerlendirmek için 24 Mayıs’ta Brüksel’de toplandılar.

Avrupa Birliği amblemi
Avrupa Birliği anayasası üzerindeki anlaşmazlıklar devam ediyor

Birlik üyesi ülkelerin hedefi, 17–18 Haziran tarihinde yapılacak Avrupa Birliği zirvesine kadar bir anlaşmaya varmak. Fakat bir dizi sorun hala çözülememiş durumda.

Ana anlaşmazlık konuları neler?

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları’nın çözüm aradıkları bir sorun, hangi kararların oybirliği yerine çoğunluk oyuyla alınabileceği.

Üye sayısı 15’den 25’e çıkan Avrupa Birliği’nde daha fazla kararın çoğunluk oyuyla alınması gerektiğini, aksi takdirde, her üye ülkenin veto hakkının bulunduğu bir sistemde karar alma sürecinin tıkanacağını hemen herkes kabul ediyor.

Fakat İngiltere, çoğunluk sistemine karşı çıkmamasına rağmen, bazı konularda oybirliği ilkesinin korunmasını istiyor. Bunlar arasında dış politika, vergi, sosyal güvenlik ve savunma politikalarıyla Birlik bütçesi var.

İngiltere’nin bir diğer itirazı da Anayasa taslağının ikinci bölümünü oluşturan Temel Haklar Sözleşmesi’ne ilişkin.

İngiltere, temel vatandaşlık ve insan haklarını içeren, aynı zamanda grev hakkı gibi çalışma haklarını ve ayrımcılığa karşı yasaları kapsayan bu sözleşmenin ulusal yasaların önüne geçmemesi gerektiğini savunuyor.

Karar alınırken ülkelerin oy ağırlıklarının ne olacağı konusu çözüldü mü?

Taslak Avrupa Anayasası’nın geçtiğimiz Aralık ayındaki Birlik zirvesinde kabul edilmemesinin ana nedenlerinden biri de, İspanya ve Polonya’nın taslakta önerilen oy ağırlıkları sistemine karşı çıkmalarıydı.

Taslakta önerilen çifte çoğunluk sistemi. Yani, oy çokluğu sistemiyle karar alınırken, hem üye ülkelerin çoğunluğu, hem de bu ülkelerin Avrupa Birliği nüfusunun yüzde 60’ını oluşturması gerekiyor.

İspanya ve Polonya ise 2000 yılındaki Nice zirvesinde varılan anlaşmanın sürmesini istiyordu. Buna göre, Polonya ve İspanya 27’şer oyluk bir ağırlığa sahip. Bu iki ülkeden çok daha fazla nüfusa sahip olmalarına rağmen, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ise sadece 29’ar oyluk ağırlıkları var.

İspanya’da Sosyalistlerin iktidara gelmesi ardından yeni Başbakan Zapatero şimdi bir uzlaşmaya varılması konusunda istekli.

Tek başına kalan Polonya da bunun üzerine tutumunu değiştirdi ve tavizde bulunabileceğini belirtti. Üzerinde konuşulan bir uzlaşma önerisi, karar alınırken çoğunluk ülkelerin Birlik nüfusunun yüzde 60’ı yerine yüzde 66’sını temsil etmeleri.

Diğer anlaşmazlık noktaları neler?

Anayasa taslağındaki bir diğer anlaşmazlık konusu Avrupa Komisyonu’nun büyüklüğüne ilişkin. Şu ana kadar Birliğin 15 üyesi de Komisyonda temsil ediliyordu.

Fakat genişleyen Birlikte 25, ya da daha fazla üyeden oluşacak bir Avrupa Komisyonu’nun hantal ve etkisiz olacağına dikkat çekiliyor. Bu yüzden de Anayasa taslağında, 2009 yılından itibaren, Komisyon üyeleri 15 ile sınırlanıyor, diğer ülke temsilcilerinin ise oy hakkı olmaması öneriliyor.

15 üye bir rotasyon sistemiyle bütün ülkeler arasında paylaşılacak. Fakat özellikle Birliğe yeni üye olan ülkeler Komisyon’da temsil edilmek istiyorlar.

Birçok ülke de oy hakkı olmayan Komisyon üyelerinin ne iş yapacaklarının belirsiz olması nedeniyle bu öneriye karşı çıkıyor. Dönem başkanı İrlanda’nın uzlaşma önerisi ise, Avrupa Komisyonu’ndaki üye sayısının 2014 yılından itibaren 25’ten 18’e indirilmesi şeklinde.

Anayasa taslağındaki diğer bazı anlaşmazlık noktaları ise, Birliğin her altı ayda değişen dönem başkanlığı yerine kalıcı bir başkanlığa sahip olması ve taslağın girişinde Hristiyanlığa referansta bulunulup bulunulmaması gibi konular.

Sorunlar Haziran ortasındaki liderler zirvesine kadar çözülebilir mi?

Zirveye kadar bütün anlaşmazlık noktaları üzerinde anlaşma sağlanıp sağlanmayacağı belirsiz. Birliğin Mart ayındaki ara zirvesinde üye ülkelerin liderleri, Haziran ayına kadar bir uzlaşmaya varabileceklerini söyleyerek müzakereleri yeniden başlatmışlardı.

Fakat şimdi bunun gerçekçi bir hedef olup olmadığı konusunda kuşkular var. 17 Mayıs’ta yapılan Dışişleri Bakanları toplantısının zirve öncesindeki son müzakere olacağı düşünülmüştü. Fakat pazarlıkların sürmesi nedeniyle 24 Mayıs’ta bir toplantı daha düzenlendi.

Yetkililer tartışmalarda atmosferin çok olumlu olduğunu ve ilerleme sağladıklarını söylemelerine rağmen somut ne adımlar atıldığı hala belirsizliğini koruyor. Ve Dışişleri Bakanları Avrupa Parlamentosu seçimleri ardından 14 Haziran’da, yani liderler zirvesinden üç gün önce son kez biraraya gelmeye karar verdiler.

Büyük bir olasılıkla sorunların tümü çözülemeyecek ve 17–18 Haziran'daki Birlik zirvesinde liderlerin tartışmalarına kalacak.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik