|
BM'den güvence aranıyor | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, 24 Nisan’daki referandumdan önce, çözüm planının uygulanması yolunda Güvenlik Konseyi’nden güvence istemesinin ardından, gözler Konsey’in alması beklenen karara çevrildi.
Kıbrıs Rum tarafında iktidarın büyük ortağı AKEL partisi, özellikle çözümün güvenlikle ilgili hükümlerinin uygulanmasını konusunda Konsey’in garanti vermesi halinde, referandumda “evet” diyebileceğini açıkladı. Rum tarafı, Konsey’in alacağı kararın, gerekirse Konsey’e “zorla uygulatma” yetkisi veren BM Anayasası’nın 6’ıncı ya da 7’inci bölümleri çerçevesinde alınmasını istiyor. Annan, dün sunduğu 13 sayfalık raporunda Konsey’in kararını 24 Nisan’dan önce almasını istedi ve bunun, “BM’nin çözüme güçlü destek verdiğini ve plan çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmek için harekete geçmeye hazır olduğunu Türk ve Rum halklarına göstereceğini” bildirdi. Konsey’den Kurucu Anlaşma’yı onaylamasını, Kıbrıs’a silah satışlarının yasaklanmasını ve 2 bin 500 kişilik yeni bir BM barış gücü operasyonu kurulmasını isteyen Annan, “anlaşmanın hükümleri dikkatli biçimde dengelenmiştir ve Türk ve Rum taraflarının dile getirdiği korkuları giderecek şekilde tasarlanmıştır. Konsey de her iki tarafın da temel kaygılarının bilincinde olduğunu ve bunları giderecek araçları onayladığını gösteren adımlar atmalıdır” dedi. BM Genel Sekreteri, Konsey’in alacağı kararların Kurucu Anlaşma’yla birlikte 29 Nisan’da yürürlüğe gireceğini, ancak anlaşmanın herhangi bir nedenden dolayı yürürlüğe girmemesi halinde Konsey’in alacağı kararların da geçersiz sayılacağını kaydetti. Annan’ın raporuna göre Kıbrıs’ta kurulması öngörülen yeni BM Barış Gücü, asker, polis ve sivillerden oluşacak ve 2 bin 500 kişilik ulusal ve uluslararası bir personeli bulunacak. Bu operasyonun görevleri arasında tarafların asker çekilmesi, yerel kuvvetlerin lağvedilmesi ve polis faaliyetleriyle ilgili plan hükümlerine uyup uymadıklarını izlemek ve denetlemek yer alacak. Gücün tüm ada çapında dolaşım özgürlüğü olacak ve Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başka türlü karar almadığı sürece ilelebet adada bulunacak. Yeni BM Gücü, görevi sadece fiilî ateşkesi korumak olan daha önceki güçten farklı olacak. Annan, “gücün şiddet olayları da dahil karşılaşılacak güçlüklere karşı sağlam duracak ve önemli rol oynayacak bir kapasiteye sahip olması gerektiğini” bildirdi. Annan, Güvenlik Konseyi’nin ayrıca “Kıbrıs Türk ve Rum taraflarının siyasi eşitliklerini, kendine özgü kimliklerini ve kurucu devletler içindeki eşitlik statülerini tanımasını” da istedi. Genel Sekreter ayrıca Konsey’den, “adada Kurucu Anlaşma ile oluşturulacak yeni düzenin, ayrılma ya da başka bir devletle birleşme yoluyla tek taraflı olarak değiştirilmesinin yasaklandığını da resmen bildirmesini” talep etti. Güvenlik Konseyi’nden almasını istediği kararların, çözümün genel kapsamının önemli bir parçası olduğunu belirten Annan, “bunlar, çözümün, anlaşmaların barışçıl yollardan çözümlenmesi ve egemen devletlerin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine karşı kuvvet kullanmaktan kaçınılması da dahil BM ilkeleri çerçevesinde uygulanacağı yolunda taraflara ek güvence sağlar” dedi. Planın, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için gözle görülebilir bir gelecek için mevcut olan tek plan olduğunu vurgulayan Annan, “plan bir bütün olarak değerlendirilmeli ve lehinde ya da aleyhinde karar vermenin sonuçları ve mevcut alternatifler dikkate alınmalıdır. Ama bu konuda verilecek karar, sadece ve tek başına Kıbrıs halkına aittir” dedi. Konsey’in, önümüzdeki üç gün içinde raporu görüşmesi ve Annan’ın taleplerine dayalı bir karar alması bekleniyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||