You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

CHP Genel Başkanı Özel: Yargıtay’ın yaptığı hadsizlik

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yargıtay Başkanlığı'nın Anayasa Mahkemesi hakkında yaptığı açıklamayı "hadsizlik" olarak değerlendirdi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Milletvekili seçilen Can Atalay neden tahliye edilmiyor?

  2. Adalet Bakanı Tunç: 'Yüksek mahkemeler arasında astlık üstlük ilişkisi yoktur'

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Yargıtay 3. Daire üyelerinin AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasını ile başlayan krizi değerlendirdi ve “Yüksek mahkemeler arasında astlık üstlük ilişkisi yoktur” dedi.

    Bakan Tunç, iki mahkeme arasında yaşananı görüş ayrılığı olarak da değelendirdi.

    Tunç, krizin “yeni bir anayasa ile çözülebileceğini” savundu ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısını anayasa değişikliği ile değiştirme önerisini getirdi.

    Bakan Tunç, “Bizim TBMM'de oturma eylemine değil, çalışma eylemine ihtiyacımız var.” mesajını da verdi.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay'la ilgili olarak "hak ihlali" kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan da, "Biz tartışmada taraf değil hakem konumundayız" diyerek anayasa değişikliğini işaret etmişti.

  3. CHP Genel Başkanı Özel: Yargıtay’ın yaptığı hadsizlik

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yargıtay Başkanlığı'nın Anayasa Mahkemesi hakkında yaptığı açıklamayı "hadsizlik" olarak değerlendirdi.

    Anıtkabir ziyareti sonrasında konuşan Özel, "Anayasa’ya bağlılık yemini eden herkes söylemelidir. AYM’yi yok sayarsanız kendi varlığınızı inkâr edersiniz” dedi.

  4. Yargıtay’ın AYM açıklamasına hukukçular ne diyor?

  5. Yargıtay'dan AYM açıklaması: Bireysel başvurunun, mecrasından çıkması, yargı sistemini zayıflatan sistemsel bir sorun haline gelmiştir

    Yargıtay Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi (AYM) ile yaşanan yargı tartışmalarıyla ilgili, "Temel hak ve özgürlüklerin korunması, yalnızca Anayasa Mahkemesinin değil, tüm yargı organlarının görevidir" dedi.

    Bugün yapılan bir yazılı basın açıklamasında Yargıtay Başkanlığı, AYM'nin 2012 yılından itibaren uygulanmaya başlayan "bireysel başvurulara" yaklaşımını şu sözlerle eleştirdi:

    "Bireysel başvuru; temel hak ve özgürlüklere yönelik hukuka aykırı müdahalelerin kanun yollarında giderilememesi halinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur.

    "Olağan veya olağanüstü kanun yolu değildir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi adli ve idari mahkemelerce verilen kararları bozan bir mahkeme olmadığı gibi istinaf ve temyiz mercii olarak davaları yeniden incelemeye yetkili bir makam da değildir.

    Yargıtay, AYM'nin bireysel başvuru incelemelerinde "zaman zaman anayasal ve yasal sınırları aşarak Yargıtay ve Danıştay uzman dairelerince geliştirilen yerleşik içtihatları ters yüz edecek, hukuk sistemini kaosa sürükleyecek şekilde" kararlar aldığını belirtti ve bunun "kesin hüküm etkisini tamamen devre dışı bırakılmasına" neden olduğunu savundu.

    Yargıtay Başkanlığına göre, gündemdeki davalar üzerinden "uygulanan iletişim stratejisi ile mevcut anayasal düzen bir kenara bırakılarak Anayasa Mahkemesinin 'süper temyiz mahkemesi' olduğu şeklinde" toplumsal bir algı oluşturuldu.

    "Temel hak ve özgürlüklerin korunması, yalnızca Anayasa Mahkemesinin değil, tüm yargı organlarının görevidir" diyen Yargıtay, "Türk yargı sisteminin gerçekten mevcut olan yapısal sorunlarının çözümü için elverişli bir araç olması ümit edilen bireysel başvurunun, mecrasından çıkması, yargı sistemini zayıflatan sistemsel bir sorun haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.

  6. Akşener: Anayasal devlet kavramını hedef alan ciddi bir kriz tehlikesiyle karşı karşıyayız

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Yargıtay-Anayasa Mahkemesi (AYM) tartışmalarıyla ilgili olarak, "Ülkemizde yaşanan son gelişmeler, maalesef Anayasal Devlet kavramını hedef alan ciddi bir kriz tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor" dedi.

    Akşener, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı açıklamada, "Ülkemizde yaşanan son gelişmeler, maalesef Anayasal Devlet kavramını hedef alan ciddi bir kriz tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

    "Anayasa’nın, Anayasa Mahkemesine verdiği yetki ve görevlerin yapılamaz hâle gelmesini sağlayan hukuk yolu dışı fiili durumlar; bir hukuk devletinde kabul edilemez.

    "Biz İYİ Parti olarak ilk günden beri bu krizin karşısında; Cumhuriyetimizin, anayasa ve kanunlarla öngörülmüş devlet nizamını savunuyoruz.

    "Hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne ve demokrasimize aynı kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, bir anayasal devlet krizine sürüklenmesine asla izin vermeyeceğiz!"

  7. Kemal Kılıçdaroğlu: Erdoğan, "Hukuk düzeninin tekliğinden Saray düzeninin tekliğine geçiyoruz" mesajı veriyor

    Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yargıtay-Anayasa Mahkemesi (AYM) tartışmalarıyla ilgili açıklamalarına tepki göstererek, "Verdiği mesaj çok açık… 'Hukuk düzeninin tekliği'nden, yani hukuktaki normlar hiyerarşisinden, aşama aşama 'Saray düzeninin tekliği'ne geçiyoruz…" dedi.

    Kılıçdaroğlu X hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    "Anayasa Madde 153: 'Anayasa Mahkemesi kararları (…) yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.' Erdoğan, 'Yargıtay kararı bir kenara atılmaz.' diyor. Elbette atılamaz, çünkü bu karar, yargı tarihinin yüz karasıdır…

    "Altında imzası bulunan sözde yargıçlar da bağımsız irade ve vicdanlarıyla değil, talimatla bu kararı almışlardır. Hatta o kadar ileri gitmişlerdir ki, Anayasa Mahkemesi kararı hakkında 'hukuki değer ve geçerlilik yoktur' deme cüretini bile kendilerinde bulmuşlardır.

    "Erdoğan bir de 'AYM maalesef yanlışları arka arkaya yapar hale geldi' dedi. Yani açıkça diyor ki, 'Anayasa Mahkemesi, Yargıtay gibi henüz benim söylediklerimi yerine getiren bir mahkeme olamadı… Anayasa Mahkemesine yapacağım atamalarla burayı da Saraydan talimat alacak hale getireceğim.'

    "Öyle ki hukuku ayaklar altında çiğneyen bu kararı eleştiren yol arkadaşlarını, AK Partilileri bile tehdit ediyor. Verdiği mesaj çok açık… 'Hukuk düzeninin tekliği'nden, yani hukuktaki normlar hiyerarşisinden, aşama aşama 'Saray düzeninin tekliği'ne geçiyoruz… Buna demokrasiyi savunan hiçbir vatansever izin vermeyecektir."

  8. İYİ Parti’de arka arkaya istifalar: GİK üyesi Bahadır Erdem ve eski milletvekili Durmuş Yılmaz partiden ayrıldı

  9. AKP Sözcüsü Çelik: CHP’de yeni seçilen genel başkanın ilk işi Cumhurbaşkanımızın meşruiyetine saldırmak olmuş

    AKP Sözcüsü Ömer Çelik, bugün AYM önünde yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "darbeci" diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e, "CHP’de yeni seçilen genel başkanın ilk işi Cumhurbaşkanımızın meşruiyetine saldırmak olmuş" diyerek yanıt verdi.

    Çelik, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    "CHP’de ne değişirse değişsin Yassıada zihniyeti değişmiyor. CHP’de yeni seçilen genel başkanın ilk işi Cumhurbaşkanımızın meşruiyetine saldırmak olmuş.

    "Cumhurbaşkanımız tam bir demokratik meşruiyetle ve millet iradesiyle görevinin başındadır. CHP ise hala demokrasiyle kavga etmeyi sürdürmektedir. CHP’de koltukta kim oturursa otursun, mutfakta Yassıada zihniyeti var."

  10. TBB'nin çağrısıyla toplanan avukatlar anayasa kitapçıklarıyla Yargıtay'a yürüdü: 'Bu sadece yargı krizi değil, çok büyük devlet krizi'

  11. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sağkan: Anayasa’ya aykırı işlem yapmaktan hemen vazgeçin,

    Sabahın erken saatlerinde baroların Ankara Adliyesi önünden başlattığı “Hukukun Üstünlüğü” yürüyüşünde son durak Yargıtay oldu.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Yargıtay’ın önünde yaptığı basın açıklamasında bir kez daha Anayasa’nın 153. Maddesini hatırlatarak, AYM kararının derhal uygulanması gerektiğini kaydetti.

    Sağkan, “Bu krizin basit bir yargı krizi olarak nitelendirilemez, bu krizin çok büyük bir devlet krizidir ve Anayasa maalesef yargı eliyle açık şekilde ihlal edilmiştir” diye konuştu.

    “Anayasa’ya aykırı işlem yapmaktan hemen vazgeçin” ifadelerini kullanan Sağkan şöyle devam etti:

  12. CHP Genel Başkanı Özel, AYM önünde konuştu: Erdoğan liderliğinde anayasal rejimin ortadan kaldırılması ve bir kalkışmayla karşı karşıyayız

    Yargıtya- Anayasa Mahkemesi (AYM) tartışmalarının ardından bugün AYM önünde açıklamalar yapan CHP'nin Genel Başkanı Özgür Özel, "Erdoğan liderliğinde anayasal rejimin ortadan kaldırılması ve bir kalkışmayla karşı karşıyayız" dedi.

    Özel, "Cumhurbaşkanı'nın dün uçakta kullandığı ve bugün sabah 10'a kadar ambargolu olan ifadeler, bir yargı kriziydi. Ama bugün sabah 10'da Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını duyduktan sonra bunun Erdoğan liderliğinde anayasal rejimin ortadan kaldırılması ve bir kalkışmayla karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor" ifadelerini kullandı.

    Özel, Erdoğan’a “Sen darbecisin, bu bir darbe girişimidir” dedi. Erdoğan’a seslenen Özel:

    "Millet sana oy verdi. Bu Anayasa sayesinde görev yapıyorsun. Ama 'milletin anayasasının bir başka maddesi benim için yoktur' diyorsun. Yok hükmünde kabul edilmeni istemiyorsan bu anayasaya sahip çık. Sahip çıkmazsan sen de yok hükmündesin. Biz de sana yetki sorumluluk veren maddeyi saymayız" şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Özbekistan dönüşünde uçakta yaptığı açıklamada, "Yargıtay'ın bir yüksek mahkeme olduğunu herhalde kimse inkar edemez. Anayasa Mahkemesi bu noktada maalesef birçok yanlışları da arka arkaya yapar hale geldi. Bu da bizi ciddi manada üzmektedir. Şu an itibarıyla Yargıtay'ın aldığı karar asla bir kenara atılamaz, itilemez" demişti.

  13. CHP, Anayasa Mahkemesi önünde: "Bu, yargı darbesinden öte açık ve derin bir devlet krizidir''

    CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay tartışmasıyla ilgili olarak Ankara'daki AYM önünde bir açıklama yaptı.

    "Bu açıkça yargının yasama üzerinde egemenlik kurmaya çalışmasıdır" diyen Günaydın, "Bu bir yargı darbesinden öte açık ve derin bir devlet krizidir. İki kurum arasındaki çatışma, yasama-yürütme ve yargı arasındaki erkler ayrılığının çoktan ortadan kaldırıldığını açık bir şekilde deşifre etmiştir" ifadelerini kullandı.

    Günaydın, açıklamasında konunun Can Atalay "meselesi olmaktan çıktığını" belirtti ve şunları söyledi:

    "Daha evvel Gergerlioğlu ve Berberoğlu dosyası açıktır. Burada da Yargıtay onama kararı vermiş, bu karar Meclis'te de okutulmuş, arkadaşlarımızın milletvekilleri düşürülmüş ve kendileri hapishaneye yollanmıştlar.

    "Ancak daha sonra AYM hak ihlali verdikten sonra ilk derece mahkemesinden Meclis'e yazılan yazının bir kez daha okutulmasıyla yasama faaliyetlerine dönmesi sağlanmıştır.

    "AYM'nin bu konuda içtihatları açıktır. Mustafa Şentop'un geçmişte iki farklı kararı Meclis'te okutmak suretiyle TBMM'nin saygınlığını düşürdüğü ortadadır. Bu kez Numan Kurtulmuş Yargıtay'ın onama kararını okutmamış ve AYM'nin kararını beklemiştir, bu TBMM'de grubu bulunan tüm partilerin ortak kararıdır.

    Günaydın, gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un yaptığı açıklamaları "skandal" olarak nitelendirdi:

    "Bütün bunlar nasıl gelişti hepimiz biliyoruz... Bu açıkça yargının yasama üzerinde egemenlik kurmaya çalışmasıdır, Yargıtay'ın AYM'yi anayasanın açık hükmüne rağmen tanımaması, AYM kararlarına keyfiyetle uymaması anlamına gelmektedir. Diğer taraftan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamaları da ayrı birer skandaldır.

    "AYM'yi 'yargısal aktivizmle' suçlamanın yanında Yargıtay kararını 'milli' AYM'yi 'gayrimmilli, neoliberal, batıcı' niteliyor. Bu kafanın bu memleketi yönetiyor olması hepimiz adına büyük bir üzüntü kaynağıdır.

    "Bu bir yargı darbesinden öte açık ve derin bir devlet krizidir. İki kurum arasındaki çatışma, yasama-yürütme ve yargı arasındaki erkler ayrılığının çoktan ortadan kaldırıldığını açık bir şekilde deşifre etmiştir."

  14. CHP, Meclis’te adalet nöbeti başlattı

  15. Avukatlar ellerinde Anayasa kitapçığı ile Yargıtay’a yürüyor,

    Sabah saatlerinde Ankara Adliyesi önünde toplanan barolar ve yüzlerce avukat, ellerinde Anayasa kitapçıklarıyla Yargıtay’a yürüyüş başlattı.

    Hukukçuların kalabalık yürüyüşüne, dün gece çeşitli kentlerden Ankara’ya gelen diğer barolar da katıldı. Başkentin ana caddelerinde gerçekleşen yürüyüş için güvenlik tedbirleri alan emniyet güçleri, ana arterlerdeki trafik akışının devamını sağladı.

    Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, “Unuttukları anayasayı bugün önlerine bırakarak hatırlatacağız” dedi. Köroğlu, yargının “siyasi hedefler için kullanılmasını” eleştirerek, “Yargı eliyle Anayasa’nın tasfiye edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi:

    “AYM kararlarının uygulanmadığı bir yerde hukuktan bahsedemezsiniz. Yaratılmak istenen hukuksuz bir düzendir, belki bir rejim değişikliğidir ve bunu Anayasa eliyle yaratmak istemektir. Ama buna ortam hazırlamalarına izin vermiyoruz.”

    “Vatandaşların şunu anlaması lazım, bu mücadele sadece avukatların mücadelesi değil, bir anayasa mücadele. O yüzden temel hak ve özgürlükleri için artık onların da sesini çıkarması lazım. Olup bitenin farkında olmaları ve onların da bu yürüyüşe katılmaları lazım. O yüzden lütfen artık halk da sesini çıkarsın.”

    Ankara Adliyesi’nden yürüyüşe başlayan barolar, kilometreler sonra Türkiye Barolar Birliği önünde bir açıklama daha gerçekleştirdi.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Erdoğan’ın Yargıtay açıklaması hakkında, “Yargının kendi attığı düğümü kendisinin çözmesi gerekiyor” dedi:

    “Siyaset kurumunun bu anlamda yaptığı yorumlar ya da müdahalelerden ziyade bu sorunu çözecek olan merci Hakimler Savcılar Kurulu’dur ve Yargıtay’dır.

    Siyasetin müdahalesinden ziyade, yargının içerisinde bulunduğu ve kendisinin yarattığı bu sorunu yine yargının kendi organları vasıtasıyla çözmesi gerektiğine inanıyoruz.”

    "Buna ilişkin biz dün hem HSK’ya, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkan ve üyeleri hakkında disiplin soruşturması için başvurumuzu yaptık hem de Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararının altında imzası olan üyeleri bakımından Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu’na başvurularımızı yaptık.”

  16. Erdoğan: Gerekirse anayasa ve yasa değişiklikleri dahil tüm yöntemleri kullanarak, tekrar böyle bir tartışmanın ortaya çıkmaması için gerekenleri yapacağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan,bugün Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından Beştepe'de düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, Yargıtay-AYM tartışmasına değindi ve, "Biz bu tartışmada taraf değil hakem konumundayız." dedi.

    Konuşmasında "Yargının iki kurumu arasındaki yetki tartışmasının çözüm yeri anayasadır, yasalardır." diyen Erdoğan, "mevcut anayasamız ve yasalarımız, bu konuda yetersiz kalmaktadır" ifadelerini kullandı.

    Erdoğan tartışmanın çözümüne ilişkin adım atacaklarını belirtti:

    "Devletin başı olarak, kurumlarımız arasındaki görüş ayrılığının bir anayasa ve sistem krizi haline dönüşmesinin önüne geçecek adımları süratle atacağız.

    "Hem yüksek yargı kurumlarımızın temsilcileriyle hem yetkinliği herkesçe kabul edilen hukukçularımızla görüşerek, meseleye bir hal yolu muhakkak bulacağız.

    "Gerekirse anayasa ve yasa değişiklikleri dahil tüm yöntemleri kullanarak, tekrar böyle bir tartışmanın ortaya çıkmaması için gerekenleri yapacağız."

  17. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Anayasa Mahkemesi birçok yanlışları yapar hale geldi, Yargıtay'ın aldığı karar asla bir kenara atılamaz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay'a "hak ihlali" kararını veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ilgili, "Anayasa Mahkemesi bu noktada maalesef birçok yanlışları arka arkaya yapar hale geldi. Yargıtay'ın aldığı karar asla bir kenara atılamaz" dedi.

    Özbekistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan Yargıtay kararı ile ilgili sorulan soruya şöyle yanıt verdi:

    "Her şeyden önce Yargıtay'ın bir yüksek mahkeme olduğunu herhalde kimse inkar edemez. Anayasa Mahkemesi bu noktada maalesef birçok yanlışları da arka arkaya yapar hale geldi. Bu da bizi ciddi manada üzmektedir. Şu an itibarıyla Yargıtay'ın aldığı karar asla bir kenara atılamaz, itilemez."

    "Anayasa Mahkemesinin kararına karşı Yargıtay da şu anda demiştir ki 'Sen yüksek mahkemeysen ben de yüksek mahkemeyim ve yüksek mahkeme olarak da şu anda sizinle ilgili bir yaptırımı ben de talep ediyorum.' Bu talebinin gereğini bekliyor ve bu talebine karşı bunun gereğini yerine getirecek olan merci neresiyse o merciden bu talebini istiyor. Bu parlamentoysa parlamentodan istiyor."

    "Bundan önce yine benzer şeyler maalesef oldu. Parlamentomuz da bu konularda ağır hareket ediyor. Yani birçok terörist parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılması süreci geciktiği için kaçtılar, yurt dışına çıktılar. Bunların bu kadar ağır ele alınmaması gerekiyor. Çok seri kararla bu işlerin bitirilmesi lazım. Anayasa Mahkemesi de bu konuyla ilgili olarak Yargıtay'ın attığı bu adımı hafife de alamaz, almamalıdır."

    Erdoğan, bazı AKP'lilerin Yargıtay kararını eleştirmesini de "yanlış yapıyorlar" diyerek eleştirdi:

    "Eğer partimden bazı arkadaşlar da burada Yargıtay’ı yerip, Anayasa Mahkemesi’ne övgüler düzüyorsa onlar da yanlış yapıyorlar. Bizim birimiz hepimiz, hepimiz birimiz anlayışıyla hareket etmemiz lazım. Buralarda kalkıp da birilerine şirin görünmenin anlamı yok."

    Yargıtay'ın AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ilgili olarak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Asla olmaması gereken bir olay yaşıyoruz" ifadesini kullanmıştı.

    Eski bakan Hüseyin Çelik de kararı "Tam vesayetler kalktı derken, bu sefer biz kendi militan yargımızı oluşturduk" sözleriyle eleştirmişti.

  18. Abdullah Gül: Yargıtay'ın aldığı kararın izahı mümkün değil

    Eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yargıtay’ın AYM’nin Can Atalay kararını tanımaması ve AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.

    T24'ten Murat Sabuncu'ya konuşan Gül, Yargıtay'ın aldığı karar için "İzahı mümkün değildir" yorumunu yaptı.

  19. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, Yargıtay 3. Dairesi'nin kararının "kendisi tarafından yazıldığı iddiasını" yalanladı

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Yargıtay 3. Dairesi'nin kararıyla ilgili bir açıklama daha yaptı.

    Uçum kararın "kendisi tarafından yazıldığı iddiasını" yalanladı.

    Uçam aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili konumunda bulunuyor.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Yargıtay'ın AYM'nin TİP Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararını reddetmesini savunmuştu.

    Uçum, "Yargıtay’ın AYM ihlal kararına uymama kararı gerekçeleriyle doğrudur" demişti.

  20. İstanbul Barosu da Yargıtay 3. Ceza Daire Başkanı ve Üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu

    İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç, Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı ve Üyeleri hakkında, suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

    TİP Hatay Milletvekili ve İstanbul Barosu Üyesi Can Atalay’ın bireysel başvurusuyla ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararını yerine getirmemesinin yargıya duyulan güveni zedelediğini belirten Saraç, “görevi kötüye kullanmak” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunu işledikleri gerekçesiyle daire üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’na suç duyurusunda bulundu.