You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

İmamoğlu davasının savcısı istinafa gidiyor

İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi binası önünde binlerce kişi toplandı. Mitingde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Altılı Masa'nın en çalışkan neferi olacağım. Altı genel başkana hepinizin huzurunda söz veriyorum" dedi. Savcı Furkan Okudan'ın ise kararın "usul veya yasaya aykırı" hususları içermesi nedeniyle istinafa gittiği açıklandı. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Emniyete göre bugün Saraçhane'de 25 bin kişi toplandı

    Anadolu Ajansı'nın haberine göre İstanbul'daki emniyet kaynakları, Altılı Masa'nın Fatih Saraçhane'deki mitingine yaklaşık 25 bin kişinin katıldığını bildirdi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek için Saraçhane'de “Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi düzenlenmişti.

  2. "Millet iradesine sahip çıkıyor" mitingine katılanlar neler diyor?

  3. İmamoğlu davasının savcısı Furkan Okudan, kararın "usul veya yasaya aykırı" hususlar içermesi nedeniyle istinafa gidiyor

    Savcı Furkan Okudan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası alması ile ilgili kararı istinafa götüreceği belirtildi.

    Savcının verdiği dilekçede, "Usul veya yasaya aykırı hususları içermesi nedeniyle, zikredilen kararın bozulması için istinaf yoluna gidilecektir" ifadesine yer verdiği aktarıldı.

    Savcının istinaf kararını Halk TV yayınında açıklayan yazar Necati Özkan, savcının "4 yıl veya üzeri" bir hapis cezası isteyebileceği yorumunda bulundu.

  4. ABD’den İmamoğlu açıklaması: “Endişeliyiz”

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, yaptığı açıklamada İmamoğlu hakkında verilen karardan ötürü ABD’nin hayalkırıklığına uğradığını ve endişeli olduğunu aktardı.

    Price, İmamoğlu hakkında verilen kararın “insan haklarına, temel hak ve özgürlüklere, yargının üstünlüğüne” uymadığını belirtti.

    ABD’nin Türkiye’deki sivil toplum, medya, siyasetçiler ve iş insanları üzerindeki yargılanma baskısından ötürü endişeli olduğu vurgulandı.

    Hükümete, hakaret davaları kapsamında verilen cezaların hafifletilmesi, kamuoyunun tartışmaları yürütmesi için açık bir alan tanınarak bütün Türk vatandaşlarının hak ve özgürlüklerine saygı duyulması çağrısında bulunuldu.

  5. CHP Grup Başkanvekili Özkoç: Kılıçdaroğlu, Türkiye’de adaletin tamamen bitmiş olabileceğini düşünemedi

    CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Ekrem İmamoğlu duruşması sırasında Almanya seyahatinde olması ve programını İmamoğlu kararın ardından yarıda kesmesi ile ilgili soruyu yanıtladı.

    "Kılıçdaroğlu, Türkiye’de adaletin tamamen bitmiş olabileceğini düşünemedi" diyen Özkoç şunları söyledi:

    "Kılıçdaroğlu, yasaların bu kadar tükenmiş olduğunu bilemedi. Kılıçdaroğlu, hakimlerin vicdanının bu kadar körelmiş olduğunu bilemedi. Kılıçdaroğlu aslında; böyle bir davanın açılma ihtimalini dahi öngörmezken bir ceza verilebilme ihtimalini kesinlikle aklından geçirmedi.

    "'Eğer bu ülkede birazcık adalet, eğer bu hakimlerde vicdan varsa bunu alamazlar' dedi. Ama CHP büyük bir ailedir. Kılıçdaroğlu değil Almanya’ya, dünyanın öbür ucuna da gitseydi, CHP’nin, ailesinin bir ferdine en ufak bir dokunulduğu zaman bu partinin lideri; saatler içerisinde gelir, onunla kucaklaşır ve mücadelesine devam eder.

    "Biz, gösterişe dayalı bir siyaseti asla yapmayız. Biz siyaseti ciddi bir şey olarak yaparız, biz siyaseti hiçbir zaman şov için yapmayız. Kemal Kılıçdaroğlu tam bir diplomasi lideridir. Kemal Kılıçdaroğlu tam bir devlet adamıdır. Kemal Kılıçdaroğlu kendi karşısındaki rakiplerine dahi saygı duyan bir insandır.

    O yüzden Kemal Kılıçdaroğlu, ülkesine güvenmekten asla vazgeçmeyecek. Adaleti bulabilmekten asla vazgeçmeyecek. Sonuna kadar adalet için yürümesine devam edecek. Dün Almanya’daydı, bugün Saraçhane’de.”

  6. Akşener: Saray sizinse, Saraçhane bizim, zulüm sizinse, sandık bizimdir

    İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Saraçhane mitingindeki konuşmasına sahneye , İBB Başkanı İmamoğlu ile birlikte çıktı.

    Akşener, İmamoğlu'na bir atkı hediye edip, "Dün buradan ayrılırken Kıymet Doğan isimli bir kız önümüzü keserek bana bir atkı verdi ve Ekrem İmamoğlu’na vereceksin dedi. Bu atkı adaletin atkısıdır" dedi.

    Akşener, "Yüz yıl önce olduğu gibi bugün de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyenler burada. Yüz yıl önce verilen bu kararın, iradenin temsilcileri burada.İstanbul’dan kayıtsız şartsız milletindir diyenleri duymayanların olduğu yerde biz buradayız. Bir tiyatroyu oynayanlara seslenip ‘saray sizinse Saraçhane bizimdir, zulüm sizinse sandık bizimdir.’ Demokrasi bizim, sandık ve bu irade bizimdir" şeklinde konuştu.

  7. Süleyman Soylu: Birileri Bizans oyunlarıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışabilirler ama her şey halkın önünde cereyan etmektedir

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen mahkeme kararlaıyla ilgili yorumunda, "yargının bundan sonraki süreçlerini etkilemeye çalışmanın" Anayasa'nın 138'inci maddesine aykırı olduğunu söyledi.

    Sülyeman Soylu, süreci "Bizans oyunu" diye nitelendirdi ve şunları söyledi:

    "Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu avazımız çıktığı kadar bağırmalıyız ve söylemeliyiz. Buna herkes sonuna kadar saygı duymalı. Karar eleştirilebilir. Ama hukukun kendi ilkeleri çerçevesinde eleştirilebilir. Ama buna baskı yapmak ve mahkemenin etrafına insanları toplamak, bunları daha yeni görüyoruz, görmeye devam edeceğiz."

    Yargı kararına konu olan söylemin 4 Kasım 2019'a ait olduğunu hatırlatan Soylu:

    "Tam iki buçuk yıl sonra benim için aynı sözlerden neden yargıya müracaat ediliyor? Madem bu yargı kararı eleştiriliyor, iki buçuk yıl sonra ben bir yargı kararının mağduruyum diye bir siyaset bina ediliyor, peki benim söylediğim sözden iki buçuk yıl sonra ne oluyor da benimle ilgili, benim de ceza almamı temin edecek bir karar için müracaat ediliyor? Demek ki burada bir samimiyet söz konusu değil.

    "İşin ikinci kısmı siyaset kısmıdır. Buna Bizans oyunu denir. Kendi içlerindeki siyasal tartışmayı bizi basamak kullanarak siyasallaştırmaya çalışan, 'acaba buradan kendi adıma elde edeceğim pozisyonlar için bir adım öne geçebilir miyim' diye ortaya çıkarılan bir süreçtir. Yargı devam ediyor, kararını verecektir.

    "Öbürü siyasaldır, siyaset pozisyonudur. Bu da tamamen kendi içlerine dönük bir anlayışın kendisidir.

    "Çöpünü toplamaktan aciz bir belediye başkanı, İETT otobüslerini çalıştırmaktan aciz bir belediye başkanı, belki de tarihin İstanbul'da gördüğü en aciz belediye başkanı, bütün bu yapamadıklarını 'acaba hukukun verdiği bir karar üzerinden örtüp başka bir adım atabilir miyim'... Siyasette her şey halkın önünde olur ve halk her şeyi görür. Bir hadsizliğe de müsaade etmemek lazım.

    "Tayyip Erdoğan, İstanbul'un ve tarihin görmüş olduğu en başarılı belediye başkanıdır. Tarihin en başarısız belediye başkanıyla Tayyip Erdoğan'ı kıyas bile etmek çok büyük bir hadsizlik örneğidir, bunu altını çizerek söylüyorum.

    "Birileri Bizans oyunlarıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışabilirler ama her şey halkın önünde cereyan etmektedir." dedi.

  8. Davutoğlu: Sahip olduğunuz mutlak güç sizi aldatmasın

    Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Saraçhane'de "Meselemiz sadece Sayın İmamoğlu'nun hak ettiği makamı korumak değildir. Meselemiz İstanbul seçmeninin iradesini korumak, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik değerlerini korumaktır" dedi.

    Davutoğlu ayrıca "Güç sahipleri, sakın ha sahip olduğunuz mutlak güç sizi aldatmasın, geçmişte nice mutlak güç sahipleri aldandılar. Demokrasi aşığı 85 milyon adına söylüyorum korkmadık, korkmayacağız. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, herkesin hakkını koruyacağız." ifadelerini kullandı.

  9. DP Genel Başkanı Uysal: Bu deli gömleğini her türlü yırtacağız

    Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, Saraçhane'deki mitingde yaptığı konuşmada "Türk milletinin tarihi yürüyüşünde önemli bir kilometre taşının bulunduğu noktadayız. Milletim için üzüntü içerisindeyim. Bu büyük devlet için üzüntü içerisindeyiz. Geleceği karartılan gençlerimiz adına üzüntü içerisindeyiz" dedi.

    Uysal ayrıca, "Demokrasi ile hukuk ile bu iktidar sahiplerinin ufuklarını gömdük. Bakmayın isimlerine Adalet ve Kalkınma Partisi dediklerine. Adaletleri batanı çok oldu. Onların adaleti Deniz Feneri davalarında zaten batmıştı. Adınız ak olacağına alnınız ak olaydı" ifadelerini kulandı.

    "Bu kararın milletin vicdanında nokta kadar bir karşılığı yoktur" diyen Uysal şöyle devam etti.

    "Demokrasi ile hukuk ile bu iktidar sahiplerinin ufuklarını gömdük. Bakmayın isimlerine Adalet ve Kalkınma Partisi dediklerine. Adaletleri batanı çok oldu. Onların adaleti Deniz Feneri davalarında zaten batmıştı. Adınız ak olacağına alnınız ak olaydı Bugün, bu büyük ülkenin her şeyini çalanlar; çaldıkları yetmedi, sandığı çalmaya kalktılar. Ama bilsinler ki; dünümüzü çalanlara yarınlarımızı çaldırtmayacağız. Bu deli gömleği her türlü yırtacağız.

  10. Bahçeli, İmamoğlu kararıyla ilgili, 'Operasyonun hedefi CHP Genel Başkanıdır' dedi

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ekrem İmamoğlu'nun hapis cezası ve siyaset yasağı kararlarıyla sonuçlanan duruşma süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Twitter'dan yaptığı açıklamada Bahçeli, "Mahkeme kararının hitamında, senaryosu önceden yazılmış filmin Saraçhane’de gösterime sokulması da kategorik bir operasyondur" dedi.

    Bahçeli şunları söyledi:

    "İstanbul Anadolu 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında dün vermiş olduğu karar siyasi ortamı sadece hareketlendirmekle kalmamış, abuk sabuk pek çok tartışmayı da körüklemiş, böylelikle fırsatçılara gün doğmuştur.

    "Malum olduğu üzere, ilk derece mahkemenin açıkladığı karar kesin olmayıp İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açıktır. Bu somut gerçek ortadayken bir kaşık suda fırtına koparmak, adeta felaket naraları atmak, darbe iddialarından bahsetmek sahtekârlıktır.

    "Türkiye’de hukukun üstünlüğü hakim, adaletin evrensel ilkeleri havidir. Hiç kimse mahkeme önünde ayrıcalık ve imtiyaz sahibi değildir. Bir mahkeme kararını tasvip etmemek başka, hakaret etmek başkadır. Beğenilmese de yargı kararına herkesin saygı duyması mecburiyettir.

    "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı dokunulamaz, ulaşılamaz ve ayrıcalıklı bir şahıs değildir. Hakkında tesis edilen ve kesinleşmemiş bir mahkeme hükmünü fütursuzca siyasileştirip toplumsal alanda yığınak haline dönüştürmek adalet ve hukuk ilkelerine vahim bir saldırıdır.

    "Her şeyden evvel 14 Aralık 2022 tarihinde İmamoğlu’yla ilgili davanın görüleceği herkesçe bilinmektedir. Bu durum şapkadan çıkmış bir tavşan değildir. Mahkeme kararının hitamında, senaryosu önceden yazılmış filmin Saraçhane’de gösterime sokulması da kategorik bir operasyondur.

    "Nitekim operasyonun hedefi CHP Genel Başkanıdır. Kılıçdaroğlu’nun adaylığına soğuk ve şaşı bakanların Saraçhane tantanasına can havliyle sarılması, İP Başkanı’yla İmamoğlu’nun sevinç içinde kucaklaşmaları, bu şarkı burada bitmeyecek nakaratları tam bir düzenbazlıktır.

    "Kılıçdaroğlu’nun Almanya’da bulunduğu esnada kural dışı hamlelerle devre dışına alınma çabaları gözden kaçmayan kurnazlık ve kumpastır. Altılı masada Kılıçdaroğlu’na yönelik birikmiş ve bilenmiş itirazlar Saraçhane’de İmamoğlu ve İp Başkanı vasıtasıyla sahneye çıkmıştır.

    "Bu yıl içinde sekiz defa toplanmalarına rağmen Cumhurbaşkanı adayı belirleyemeyen 6+1 formatlı masa artık geri dönülemez ve ertelenemez bir karar aşamasına gelmiştir. Dün akşamdan buyana yargıyı suçlamak, hükümeti töhmet altında bırakmak ise haksızlıktır ve yanlıştır.

    "Saraçhane’de toplanan veya altılı masaya gönül veren insanlarımızın beklentisi Cumhurbaşkanı adayının bugün ilan edilmesidir. Sekiz toplantıda sonuç alamayan partilerin, fiilen erkene alınmış dokuzuncu toplantıda adaylarını açıklamaları acil ve demokratik bir ihtiyaçtır.

    "Milletimiz artık bu orta oyununa son verilmesini, istismar kumpanyasının bitirilmesini, demokrasi ve hukuk istismarlarına kilit vurulmasını arzulamaktadır. Zillet ittifakı bu sorumluluktan kaçmamalıdır ve nihayetinde de kaçamayacaktır. Bu iş bugün sonuçlanmalıdır.

    "İmamoğlu’nun durumuyla Sayın Cumhurbaşkanımızın geçmişte maruz kaldığı hukuksuzluk arasında bağlantı kurmak, benzerlik oluşturmaya çalışmak bir defa akıl tutulması, ileri düzeyde bir tutukluk ve tuhaflıktır. Geldiğimiz bu aşamada altılı masa adayını netleştirmelidir.

    "Aksi halde milli irade siyaset kalpazanlarına, sahte demokratlara, yargı kararından siyasi sonuç çıkarmak için Saraçhane nöbeti bekleyen parti başkanlarına bunun hesabını sandıkta misliyle soracaktır."

  11. İmamoğlu 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılması sonrası konuştu: 2023 ideallerimiz var

  12. İmamoğlu'na hapis cezası: Dış basın karar hakkında ne yazdı?

  13. DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan: İmamoğlu kardeşime yapılan bu hukuksuzluğu reddediyorum

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kılıçdaroğlu’nun ardından bir konuşma gerçekleştirdi.

    Yağmura rağmen Saraçhane’ye gelen katılımcıların konuşmalara eşlik ettiği duyuluyor.

    Babacan, üç dönem seçim kuralını hatırlatarak iktidarın artık bu kurala uymadığını belirtti, AKP’nin iktidara gelmeden önce verdiği sözlerden döndüğünü vurguladı.

  14. CHP lideri Kılıçdaroğlu: Hiçbir güç İmamoğlu’nu İstanbul’a hizmet etmekten alıkoyamaz

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu’nun ardından bir konuşma gerçekleştirdi.

  15. Altılı Masa'nın Saraçoğlu mitingi başladı: İmamoğlu açılış konuşmasında, 'Altılı Masanın en çalışkan neferi olacağım' dedi

    Altılı Masa liderlerinin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için düzenlediği Saraçoğlu mitingi başladı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Başkanı Gültekin Uysal'ın katıldığı mitingde Saadet Partisi'ni İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı temsil etti.

    Açılış konuşmasını yapan Ekrem İmamoğlu, konuşmasına İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminde karşılaştıkları bazı zorlukları anlatarak başladı.

    Önceki dönemlerde bankaların kredi bolluğunun yaşandığını söylediği İstanbul için "dışarıdan fonlar bulup getiriyoruz." diyen İmamoğlu, taksilerle ilgili kararların artık İstanbul'dan değil Ankara'dan alınmasına ve Gezi parkı'nın mülkiyetinin büyükşehir belediyesinden bir vakfa verilmesine vurgu yaptı.

    "Siz ne yaptınız? Bir kere değil, iki kere üst üste belediye başkanı seçtiniz." diyen İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    "Sizin seçtiğiniz belediye başkanınız görevden alıp hapsetmek için mahkemeden karar çıkardılar. Üstelik baktılar mahkemenin hakimi istedikleri gibi karar vermeyecek, onu sürüp başka bir hakim getirerek karar çıkardılar. Allah aşkına bu ülkeyi yönetenlerin, ey vatandaşlarım sizinle ne dertleri var?

    "Hepimiz birbirimiz için buradayız, haksızlığa adaletsizliğe karşı buradayız"

    "Yok öyle kolay kaçmak yok. Onları gönderecek altı siyasi partinin lideri burada.

    "Bu ülkeyi yönetenlerin sizinle derdi ne biliyor musunuz? Bunlar milletin iradelerine karşı alerjisi olan insanlar. Milli irade kendilerinden yana karar verirse hiç sorun yok ama başka türlü bir karar çıkarsa bütün arızalar başlıyor. Milli iradeyi geçersiz kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar ama yapsınlar. Nafile, nafile...

    "Bugün bu kalabalığı harekete geçiren sizlerin ortak vicdanınızdır. Hepimiz birbirimiz için buradayız, haksızlığa adaletsizliğe karşı buradayız.

    "Bu bir adalet refleksidir, ortaya koyduğunuz şey bu rızanın kalktığının kanıtıdır.

    "Bunlar vicdansızlığın olduğu, haksız yere milletin mağdur edildiği anlarda olur. Milletin iradesine alerjin varsa, seçim sonuşlarını hazmedemiyorsan tavsiyemiz siyaset yapmayacaksınız, 16 milyon istanbullu senin gözünde bir ve eşit değilse 85 milyon bir ve eşit görmüyorsan, siz 'bu ülkeyi yönetiyorum' diyemezsiniz.

    "Bu ülkeyi yönetmiyorsunuz, sadece bir takım çıkar gruplarını, seçilmiş dernekleri, yakın aile vakıflarını ve bir takım karanlık odakları yöneriyorsunuz.

    "İstanbul'da bir israf düzeni kurdular ve sonsuza dek sürsün istiyorlar. Bir avuç insanın zenginliğine zenginlik katan, İstanbul'un canına okuyan bir düzendi bu...

    Sadece israf düzenine son vermekle kalmadık, İstanbul'da insaf düzeni oluşturduk

    "'Kişilere, gruplara, cemaatlere, partilere, kişisel yakınlığınızın olduğu bu tarz grup ve kurumlara yakın olmayacağız, herkese eşit olacağız' dedik. İstanbullular beni bunun için seçtiler. İsraf düzenine bu şekilde son verdik. Bütçemizi 16 milyon İstanbullunun hizmetine sunduk. Bir avuç insan yalan oldu yalan. Avuçlarını yaladılar.

    "Sadece israf düzenine son vermekle kalmadık, İstanbul'da insaf düzeni oluşturduk.

    "İnsaf düzeni adalet emektir.

    "Artık İstanbul'un insafsız bir yönetime tahammülü yok.

    Değerli hemşehrilerim cumhuriyet çok değeri bir rejim. Cumhuriyet yöneticilerin hadlerini bildiği bir rejimdir, hangi partiden olursa olsun halkın oylarıyla seçilmiş bir yöneticiyi haksız hukuskuz bir biçimde görevden almak haddini bilmemektir, hukukla bağdaşmaz.

    Milli egemenlği kayıtsız şartsız kabul edenlerin yanında duracaksınız. 16 milyon istanbullu 85 milyon Türkiye vatandaşımız hepimizin eşit ölçüde sevgi ve saygı besleyenlerin yanında durmak istiyorsak adres Altılı Masa.

    Altılı Masa'nın en çalışkan neferi olacağım. Altı genel başkana hepinizin huzurunda söz veriyorum

    Onların yok hükmündeki kararlarından korkmuyorum benim sığınacak mahkemelerin yok ama benim arkamda 16 milyon hemşehrim var.

    Özellikle bu süreci inşa etmeye karar vermiş, bu masnanın vatansever liderleri ve büyük türkiye ittifakı var.

    Sizler şu anda burada tam da bu iradeye büyük güç kattınız.

    Bugünden itiabren Türkiye için yeni bir sayfa açılıyor. Türkiye'nin ikinci yüzyılında çok işimiz var. Ülkedeki bu bozuk düzeni hep birlikte ortadan kaldıracağız."

    "Allah'ıma güveniyorum çünkü o doğru olanı asla yarı yolda koymaz"

  16. İmamoğlu'na verilen ceza İBB Meclisi'nde tartışıldı

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun YSK Üyeleri'ne hakaret ettiği gerekçesiyle mahkemenin verdiği hapis cezası İBB Meclisi toplantısında tartışıldı.

    CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı "Bu konuda uzun bir değerlendirme yapmayı düşünmüyorum ama çok kısa bir başlık olarak bu kararı hukuki bir karar değil siyasi bir karar olarak görüyorum. Belediye Başkanımız, meclis üyelerimiz hepimiz görevimizin başındayız. Bu karar bizi ne moral olarak ne güç olarak herhangi bir şekilde etkilemez, yolumuza devam ediyoruz. Sabah Belediye Başkanımız temel atma törenindeydi, bunlar bundan sonra da devam edecek" dedi.

    İBB Meclisi MHP Grup Başkanvekili Volkan Yılmaz ise , "Gösteriler, nümayişler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bakın dün yüce meclisin çatısı altında, 1 saat çalışma fırsatı bulduk. Bugün yine 1 saat çalışacağız, oysa ki bugün kamu hizmet binası olan Saraçhane'deki meclis binası önünde dün olduğu gibi bu gün de bir gösteri yapılacak. Yenikapı ve Maltepe Meydanı varken, kamu hizmet binası önünde yapılmasının doğru olmadığını, trafiği kilitlediğini ve İstanbullu vatandaşları zora soktuğunu belirtmek istiyorum" diye konutu.

    İBB Meclisi AKP Grup Başkanvekili Mehmet Tevfik Göksu da "İlk derece mahkeme tarafından verilen karar nihai bir karar değildir. Henüz hukuki ve idari bir sonuç üretmemiştir. Yargı süreci devam etmektedir. İBB Başkanı ile ilgili an itibariyle kesinleşmiş bir mahkumiyet ve siyasi yasaklama söz konusu değildir. Durum böyle iken bu durum herkes tarafından bilinirken kendi iç siyasi rekabetinizi ve çekişmenizi Saraçhane Meydanı'na taşıyarak bundan siyasi sonuç üretme çabanızı ibretle izledik." ifadelerini kullandı.

  17. Kılıçdaroğlu: 16 milyon İstanbullu'nun iradesine sahip çıkmak için Saraçhane'deyiz

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saraçhane'deki mitingin videosuyla birlikte paylaytığı Twitter mesajında "Millet İttifakı olarak 16 milyon İstanbullunun iradesine sahip sıçmak için Saraçhane'deyiz! Bizim mücadelemiz adalet mücadelesidir" dedi.

  18. Demirtaş: Sarı öküzü vermeyecektiniz, yine de geç değil, hep birlikte direnme ve kazanma zamanı

    Eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na verilen hapis cezasını "Üzgünüm ama sarı öküzü vermeyecektiniz" sözleriyle yorumladı.

    Demirtaş'ın Twitter'daki paylaşımı şöyle;

    "Bana verilen ceza üst mahkemede, Saray'ın açık talimatıyla 41 günde, Diyarbakır Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı'ya verilen ceza ise 35 günde onaylandı.

    Üzgünüm ama sarı öküzü vermeyecektiniz.

    Yine de geç değil. Şimdi hep birlikte direnme ve hep birlikte kazanma zamanıdır."

  19. Adalet Bakanı Bozdağ: İmamoğlu hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoktur, temyiz yolu açıktır

    Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi 2022 Yılı Toplantısı'nda konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'na verilen ceza ve siyasetten uzaklaştırma kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    İmamoğlu hakkında kesinleşmiş hapis ve siyasi yasağın olmadığını söyleyen Bakan Bozdağ, "Sanki siyasi yasak konusu kesinleşmiş, hapis cezası kesinleşmiş gibi bir algı oluşturulmaktadır. Hukuk devletinde bir karardan şikayetiniz varsa itiraz yolları, temyiz yolları şikayet yolları vardır." dedi.

    Yargının bağımsızlığına vurgu yapan Bozdağ, "Yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafıdan kullanılır. Her yargılama sonunda yargıya siyaseti bulaştırmak, yargımıza da zarar vermektedir" dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

    "Önemli olan bu yolların açık olması ve sağlıklı işlemesidir. Şu anda bu yollar sonuna kadar açıktır ve sağlıklı işlemektedir. Değerlendirme bu sonucun ortaya çıkmasından sonra yapılır. Bırakalım hukuk yasaya uygun işlesin. Adalet Bakanlığı olarak bizim görülen davalara müdahil olmamız sözkonusu olamaz."

  20. İmamoğlu davası Hollanda ve Belçika basınında: Türkiye'de demokrasi için dip noktası,

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu haklında verilen hapis cezası, Hollanda ve Belçika medyasında geniş yer buldu.

    Çarşamba günkü duruşma öncesi davaya ilişkin gelişmeleri geniş bir şekilde aktaran Hollandalı kamu yayıncısı NOS, bunun "siyasi bir dava" olduğuna vurgu yaptı.

    Hollanda Televizyonu, muhalefete göre davanın amacının İmamoğlu'nun Haziran ayında yapılacak seçimlerde aday olmasını engellemek olduğunu vurguladı.

    Kararı "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı 2,5 yıldan fazla hapis" diye duyuran NOS, İmamoğlu'na siyasi yasak getirildiğini de bildirdi.

    Televizyonun yorumunda mahkeme kararının, "Türkiye'de muhalefete büyük bir darbe ve demokrasi için dip noktası olduğu" belirtilerek, bunun "Erdoğan'ın en büyük rakiplerinden birine karşı intikamı" olarak değerlendirildiğinin altı çizildi.

    RTL Nieuws: Özel haber kanalı, haberinde İmamoğlu'nun Türk muhalefetinin kilit isimlerinden biri olduğunu belirtilerek, bu kararın tesadüf olmadığı vurgulandı. Televizyonun yorumunda, "Kararın, seçimler öncesi bir uyarı atışı olduğu açık" dendi

    Özellikle artan enflasyon ve ekonomide kötü yönetim nedeniyle Türkiye'de büyük bir memnuniyetsizlik bulunduğunu belirten kanal, "İmamoğlu İstanbul'da popüler ve İstanbul'daki seçimleri kazananın tüm Türkiye'yi kazanabileceğini gösteriyor" yorumuna yer verdi.

    De Telegraaf: Hollanda'nın önde gelen gazetesi, "Erdoğan'ın siyasi rakibine 2,5 yıl hapis" başlığıyla verdiği haberde, İmamoğlu'nun seçim kurulu üyelerine "ahmak" dediği için suçlu bulunduğu belirtildi.

    Gazete, İmamoğlu'nun uzun yıllar AKP tarafından yönetilen İstanbul'da seçimi kazanma başarısına yer verdiği haberinde, 52 yaşındaki belediye başkanının, kararı, "siyasi amaçlı ve yasa dışı" olarak değerlendirdiğini aktardı.

    NRC: Hollanda'nın etkili gazetelerinden NRC, "Erdoğan'ın rakibi İmamoğlu 30 aydan fazla hapis cezası aldı" başlıklı haberinde, "İstanbul'un sevilen belediye başkanı, 2019'daki bir yorumu için mahkum edildi. Bir kahraman gibi karşılandı" dedi.

    Gazete, İmamoğlu'nun İstanbul'daki seçim zaferinin, Türkiye'de siyasi deprem yarattığına işaret ederek, "İmamoğlu'nun seçim zaferinin mimarı Canan Kaftancıoğlu da, cumhurbaşkanına hakaret ve terörle ilgili suçlamardan hapis cezasına çarptırılmıştı" yorumuna yer verdi.

    Haberde, kamuoyu yoklamalarına göre İmamoğlu'nun Erdoğan'ı yeneceğini gösterdiği belirtildi.

    AD ve Volkskrant gazeteleri de, "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi rakibi 2,5 yıldan fazla hapis cezasına çarptırıldı" başlıklarıyla duyurdukları haberlerde, kararın İmamoğlu'nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığının önüne kesmeye yönelik olduğu değerlendirmelerine yer verdi.

    VRT: Belçika'da Flaman kamu yayıncısı, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en büyük rakibi olması nedeniyle, seçim kurulu üyelerine hakaret nedeniyle 2 yıl 7 ay hapis cezana çarptırıldığı belirtildi.

    Televizyonun yorumunda, "Muhalafetin yükselen yıldızı" olarak tanımlanan İmamoğlu'nun, "Türkiye'de artan kutuplaşmaya karşı laik ve dindar Türkleri arasında uzlaşma için kampanya yürüttüğü" dile getildi.

    RTBF: Fransızca yayın yapan Belçika Televizyonu, İmamoğlu'nun avukatının açıklamaları ile karar sonrası Saraçhane'de düzenlenen mitinge ilişikin gelişmelere geniş yer verdi.

    Belçika gazeteleri de, "Erdoğan'ın siyasi rakibine 2,5 yıl hapis" başlığıyla verdikleri haberlerde, büyük bir kesimin, bu kararı siyasi olarak değerlendirdiğini aktardı.

    Belçika medyası, kararın, İmamoğlu'nun önünü kesmeye yönelik olduğu yorumlarına yer verdi.