Gezi davasının ikinci bölümünde tutuklu tek sanık iş adamı Osman Kavala ve diğer sanıklara,
savunmaları için söz verildi.
Kavala, konuşmasında tahliyesini talep etti.
Kavala, “İddianamedeki hiçbir suç ile eylemle ilişki
kurulamamış, delillere genel olarak bakıldığında suçlu olduğumu iddia
etmektedir. Olaylara ve olgulara siyasi açıdan değil, tarafsız bir gözlemci
gözüyle bakmaya davet ediyorum” dedi.
Kavala’nın konuşmasından sonra diğer sanıklara mütalaaya
karşı söyleyecekleri sorulmaya başlandı.
Ali Hakan Altınay, “Avukatlarım 6 tane tanık, 7 tane belge
istediler fakat mahkeme bunu reddettiği için nasıl savunma yapabileceğimi
bilmiyorum” dedi ve savunması için süre istediğini söyledi.
Mücella Yapıcı, “Savunma yapmayacağını çünkü savunmasını
zaten beraat ettiği mahkemede yaptığını” söyledi. “O günden bugüne hiçbir şey
değişmediği” için o mahkemenin beraat kararını okudu.
Yapıcı sözlerini, “Gezi toplumun yüz akıdır. Gezi
yargılanamaz. Canlarını kaybetmiş gençlerimizin ve gözlerinin nuru gitmiş
dostlarımın önünde saygıyla eğiliyorum” diye bitirince izleyici bölümünden bir
alkış koptu.
Bunun üzerine mahkeme başkanı izleyicileri tekrarı halinde
dışarı çıkaracağı şeklinde uyardı.Sanık Mücella Yapıcı: Gezi toplumun yüz akıdır, Gezi
yargılanamaz, canlarını kaybetmiş gençlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum" dedi.
Mahkeme savunmanın ek süre talebini reddetti
Sanık Mine Özerden, “Topyekün saçma bir kurgunun nesneleri
olmaya devam ediyoruz” diye başlayarak Gezi davasıyla ilgili kişisel
tarihçesini anlattı.
Can Atalay, “ceza muhakemesi kanunuyla bir bağınız kalmadığı
kanaatindeyim” diye başladığı savunmasında, “AKP seçkinleriyle Fethullahçı
çetenin arta kalanlarının ortak suç belgesidir. İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın Gezi direnişini karalamaya ve uluslararası komplonun parçası
olarak nitelendirmeye çalışıyor” dedi.
Atalay, “Biz Gezi direnişinin öznesi ve nesnesiyiz, yine
olsa yine yaparım” sözleriyle savunmasını tamamladı.
Tayfun Kahraman da mütalaanın tarafında altı gün önce tebliğ
edildiğini belirtip, ek süre istedi.
Kahraman, “Bugün 16 kişi nezdinde yargılanıyor olabilir ama
Gezi halktır. Ne kadar karalanmaya çalışılırsa çalışılsın Gezi temsili
yeterince yerine getirilmeyenlerin sesidir. Belki aynı sesi yükselttiğimiz
Kanal İstanbul için de yargılanacağız. Ne mutlu ki Gezi Parkı’nı deprem
toplanma alanı ilan eden İBB Deprem ve Kentsel Dönüşüm’den sorumlu Daire
Başkanı da oldum” dedi.
İçişleri Bakanlığı, Hazine Bakanlığı vekilleri mütalaaya
katıldıklarını ve cezalandırma talep ettiklerini ifade ettiler.
Mahkeme başkanı ek süre talebini reddettiğini açıkladı.
Salonda uğultu oluştu.