Gül, YSK kararını 2007'deki '367 Kararı'na benzetti: Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız
11. Cumhurbaşkanı"Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız '367 Kararı' karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım" dedi. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, YSK'nın "son sözün sandıkta tecelli eden millet iradesine ait olması ilkesini zedelediğini" söyledi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.
Canlı yayın
Onur Erem
Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier: YSK'nın kararından ciddi endişe duyuyoruz
Kaynak, Getty Images
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, YSK'nin İstanbul seçimlerini tekrar etme kararından ciddi endişe duyduğunu söyledi.
DW Türkçe'de yer alan habere göre Steinmeier, YSK kararını eleştirdiği açıklamasında "Türkiye'nin geleceği ve demokrasiye verilen değerin kendisi için kalpten önem taşıdığına" vurgu yaparak bundan dolayı seçimlerin tekrarı kararından büyük endişe duyduğunu kaydetti.
Steinmeier, YSK'nın şu ana kadar İstanbul'daki seçimlerin geçersiz sayılmasını gerektirecek ikna edici bir gerekçe ortaya koymadığını belirtti.
Davutoğlu: YSK'nın kararı 'son söz millet iradesinindir' ilkesini zedeledi
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, YSK'nın seçimi iptal etmesinin "son sözün sandıkta tecelli eden millet iradesine ait olması ilkesini zedelediğini" söyledi.
Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Davutoğlu "Türk siyasi hayatının ve demokrasisinin tüm eksiklerine rağmen en önemli gücü sandığın meşruiyetidir. Ülkemizi en zor zamanlardan, kritik eşiklerden çekip çıkaran milletimizin sandıkta ortaya koyduğu iradesi olmuştur." dedi.
Davutoğlu şöyle devam etti;
"Siyasî geleneğimizin en temel değeri de, son sözün sandıkta tecelli eden millet iradesine ait olmasıdır. Mazereti ve gerekçesi ne olursa olsun 31 Mart seçimleri sonrasında yaşananlar ve YSK’nın iptal kararı bu temel değerlerimizin zedelenmesine yol açmıştır.
'YSK kararı yerleşik teamüllere aykırı'
"Adil, kurallara uygun seçimler demokrasinin olduğu kadar ortak aidiyet bilincimizin de referans noktasıdır. YSK’nın kararı ise evrensel hukuka ve yerleşmiş teamüllere aykırılıklar barındırmakta, bu bilince zarar vermektedir."
Siyasî hareketler için en büyük kayıp seçimlerin değil toplumsal vicdanda ahlakî üstünlüğün kaybedilmesidir. Şimdi yapılması gereken; ülkemize yakışan olgunlukla seçim sürecini yürütmek, gerilim ve kutuplaşmadan uzak durarak demokrasimizin daha fazla yıpranmasına engel olmaktır."
İmamoğlu: YSK'nın kararı emek hırsızlığı, Erdoğan YSK'ya baskı yaptı
Kaynak, Getty Images
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği 31 Mart seçimleri YSK tarafından iptal edilen Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçimin yenilenmesi kararının emek hırsızlığı olduğunu söyledi.
FOX TV ana haber bültenine konuk olan İmamoğlu "Şu anda demokrasi mağdur edildi. Ben 31 Mart 2019’daki seçimi kazandım. Bu zarfa 4 tane oy attığını meclis üyeliği pırıl pırıl sorun yok. Bu muhtar bunda da sorun yok. İlçe belediye başkanlığı bunda da sorun yok her şey harika. Sonra İBB Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu kazandı diye burası şaibeli. Buna gülüyorum." dedi.
"Bu mübarek Ramazan ayında 7 YSK üyesini Allah’a havale ediyorum." diyen İmamoğlu, YSK'ye çağrıda bulundu ve "Tam kanunsuzluk kararı da veremiyorsunuz niye ilçeler de gider. Hadi hodri meydan. Bütün ilçeleri de iptal edin. Meclis’i de iptal edin." diye konuştu.
Moralinin çok iyi olduğunu söyleyen İmamoğlu, "Bizim hayallerimiz bir gecede yıkılacak hayaller değil. Her şey güzel olacak derken o kadar iyiyim ki tarifi yok bunun." dedi.
'Erdoğan YSK'ya baskı yaptı'
İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "YSK süreci aklasın" sözünü hatırlatarak, Erdoğan'ın YSK'ye baskı yaptığını söyledi.
İmamoğlu, Abdullah Gül'ün "Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım. Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız" açıklamasına da değindi. İmamoğlu , "Aklın yolu bir, bu karar bir tezattır. Ben bütün AK Parti'li dostlarımın vicdanına sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. 'Bu İmamoğlu'na yapılan reva mıdır?' diye bir sorun. Bu Ramazan ayında soruyorum. Ramazan ayı arınma ayıdır." dedi.
Yarından itibaren çalışmalara başlayacağını söyleyen İmamoğlu, "Biz kucaklayacağız, bu millet sevgi, saygı ve barış istiyor." diye konuştu.
YSK İYİ Parti’nin başvurusunu reddetti
Kaynak, İYİ PARTİ
Yüksek Seçim Kurulu, İYİ Parti’nin İBB
Başkanlığı seçiminin iptal edilmesine ilişkin kararın yeniden değerlendirme
talebinin reddedilmesine karar verdi.
Abdullah Gül: 2007 yılında 367 kararında ne hissettiysem aynısını hissettim
Kaynak, Getty Images
Abdullah Gül, YSK’nın İstanbul’da yerel
seçimin tekrarlanması kararına Twitter hesabından tepki gösterdi.
Gül, “Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki
haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan
Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım. Yazık,
bir arpa boyu yol alamamışız.” dedi.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu
2007'de ne olmuştu?
Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Nisan 2007'de TBMM'de düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı oylamasında "cumhuriyetin temel değerlerine sözde değil, özde sahip olan bir kişinin cumhurbaşkanı seçilecek olmasını" umduğunu söylemişti.
Başbakan Erdoğan da aylarca süren spekülasyonların ardından aday olmamaya karar verdi ve Büyükanıt'ın sözlerinden birkaç gün sonra tarihe geçen grup toplantısında şu sözlerle Gül'ün adaylığını açıklamıştı:
"Yaptığımız değerlendirmeler neticesinde bir isim ortaya çıkmıştır. Bu isim de bugüne kadar beraber bu yılda olduğumuz, bu hareketi beraber kurduğumuz Abdullah Gül kardeşimdir."
Bu açıklamadan birkaç gün sonra da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) web sitesinde 27 Nisan açıklaması yayınlandı. TSK, açıklamada laikliğe aykırı olduğunu söylediği bir dizi olay sıraladı ve cumhurbaşkanlığı seçiminde laikliğin tartışılmasını "endişeyle izlediğini" belirtmişti.
Anayasa Mahkemesi de cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Genel Kurul'da en az 367 milletvekilinin bulunması gerektiği yönünde bir karar aldı. CHP'lilerin Genel Kurul salonuna girmemeleri sonucunda seçim de yapılamadı.
Cumhurbaşkanının seçilememesi üzerine erken seçim kararı alındı ve 27 Haziran 2007 seçim tarihi olarak belirlendi. Hükümet ayrıca, anayasa değişikliğine giderek, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve genel seçimlerin dört yılda bir yapılması düzenlemelerini getirdi.
AİHM’den iki karar: Gökçeada’da arazilerine el konulan başvuruculara tazminata hükmetti, kendini mehdi ilan eden Evrenesoğlu’nu reddetti
Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bugün
açıkladığı iki karardan birinde Türkiye’yi haklı bulurken diğerinde ise
tazminat ödemeye mahkum etti.
Kararlardan biri, kendini mehdi ilan eden
İskender Evrenesoğlu’nun kuruluşuna öncülük yaptığı Medeniyet, İrfan, Hayır,
Refah Vakfı’nın (MİHR) kapatılması hakkındaydı.
MİHR temsilcileri Türkiye’nin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından güvenceye alınan toplanma ve dernek kurma
özgürlüğünü ihlal ettiğini savunuyordu.
AİHM başvuruyu geri çevirirken Türkiye’deki
duruşmaların adil olmadığı şikayetini de reddetti.
İkinci karar Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde
arsalarına el konuldukları şikayetinde bulunan Naci Kaynar, Ayşe Boztepe ve Cemile
Bürge Kuşman hakkındaydı.
1993 ve 1995 yıllarında adadan arsa alan
başvurucular, 1996’da arsalarının kadastroya Hazine adına kaydedilmesine itiraz
etmiş, Türkiye’deki davayı kaybetmişlerdi.
AİHM Türkiye’nin özel mülkiyetin
dokunulmazlığını ve makul bir süre içinde adil yargılama hakkını ihlal ettiğine
hükmetti. Başvuruculardan Boztepe ve Kuşman’a 5 biner euro manevi tazminat ve
2,270 euro mahkeme ücreti ödenmesi karalaştırıldı.
İYİ Parti, YSK'ya kararı gözden geçirme başvurusu yaptı
Kaynak, İYİ Parti
İYİ Parti, İstanbul'da seçimlerin yenilenmesine dair kararın gözden geçirilmesi için YSK'ya başvurdu.
İYİ Parti, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin iptali ve yenilenmesi kararının yeniden değerlendirilerek karardan dönülmesi ya da yerleşik içtihatlar doğrultusunda ''tam kanunsuzluk'' nedeniyle seçimin iptal edilmesi talebiyle itirazda bulundu.
İmamoğlu: Bir avuç insanın yaptığı yanlış asla burada kalmayacak
Kaynak, Getty Images
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararıyla mazbatası iptal edilen Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i ziyaretinde yaptığı açıklamada, Bir avuç insanın yaptığı bu yanlışın asla burada kalmayacağını ve demokrasi yoluyla cevapların verileceği konusunda yol yürüyeceğimizi belirtmek istedim" dedi.
İmamoğlu, İYİ Parti Genel Merkezi'ndeki görüşmenin ardından "Gündemimiz demokrasiye vurulan darbedir. Bu darbeyi ortadan kaldırmak, duyarlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bizlere, milletimize düşüyor" diye konuştu. .
İstanbulluların sorunlarını bildiğini vurgulayan İmamoğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye'mizin yaşadığı sıkıntıları ortadan kaldıracak tedbirleri, kararları partilerimizin genel başkanları ve yöneticileri alacaklar. Bizler de yola koyulacağız. En hızlı ve sağlıklı şekliyle süreci toparlayacağız. Elbette sorgulayacağımız ve hukuk yoluyla arayacağımız hususlar vardır."
İstanbul’da raylı ulaşım saatleri Ramazan boyunca uzatıldı
Kaynak, Getty Images
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı
boyunca raylı sistemlerde sefer saatlerinin uzatıldığını açıkladı.
Metro, funikuler, tramvay ve banliyö trenleri
cuma ve cumartesi geceleri 02.00’ye, diğer günler ise 01.00’e kadar hizmet
verecek.
HDP lideri Temelli: YSK bütün meşruiyetini yitirmiştir, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri bu otoriter sistemin kendisine aradığı plebisittir
Kaynak, Getty Images
HDP lideri Sezai Temelli, partisinin TBMM’deki
grup toplantısında YSK’nın bütün meşruiyetini yitirdiğini söyledi.
Temelli, “23 Haziran İstanbul büyükşehir
belediye seçimleri bu otoriter sistemin kendisine aradığı plebisittir. Bugünden
yarına tüm demokrasi güçlerinin bu otoriter rejim karşısında ortaklaşması çok
büyük bir önem taşımaktadır. Bu bir demokrasi ittifakı çağrısıdır.Demokrasi ittifakında Kürtler, Türkler, Aleviler
tüm ezilenler bir an önce buluşmalıdır” dedi.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ülkeyi
sürekli gerginlik atmosferinde tutanlara karşı Türkiye’nin demokrasisini
bulacağını belirten Temelli, “Demokrasi güçleri bu ittifaktan aldığı güçle
önünde sonunda bu ceberut iktidardan mutlaka kurtulacaktır” dedi ve ekledi:
“Geçenlerde diyor ki bugüne kadar konuşmadım
hep sustum. Sen hep sus. Seni mutlaka susturacağız.”
İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK lideri Abdullah
Öcalan’ın sekiz yıl aradan sonra avukatlarıyla görüştürülmesinin olumlu
olduğunu söyleyen Temelli, “Fakat bunun burada kalmaması gerekiyor bunun bir
yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor. Düzenli olarak avukat görüşünün
gerçekleşmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Cezaevlerinde sürmekte olan açlık grevlerine
de dikkat çeken Temelli, şunları söyledi:
“Bakın açlık grevindeki sessizlik nedeniyle 15
tutsak 30 Nisan’dan bugüne, yani tam sekiz gündür ölüm orucunda. Önümüzde çok
az bir zaman kaldı, bu insanlarımızı yitirmek istemiyorsak şimdi ölüm orucunda
olanların sesine ses katmalıyız. Anneler, tülbentleriyle cezaevlerinin önünde
evlatları ölmesin diye, bu ülkenin çocukları, Kürt çocukları, Türk çocukları
ölmesin diye onurlu bir barış mücadelesi veriyorlar. İşte bu sese kulak
vermelisiniz, o annelere saldıranlara, kendisine güvenlik gücü, polis diyen ama
bu rezilliği yaşatanlara karşı sesinizi yükseltmelisiniz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul Valisi Ali Yerlikaya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili oldu
Kaynak, Getty Images
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Valisi
Ali Yerlikaya’nın Belediye Başkan Vekilliği’ne getirilmesi hakkında "Bu
süreci, İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya götürecek. Şu anda İstanbul Valimiz Ali
Bey, görevine başladı” dedi.
Partisinin grup toplantısının çıkışında
gazetecilerin sorularını yanıtlayan AKP lideri Erdoğan, "Bu kararı,
siyasetçiler olarak sorunlarımızı demokrasi ve hukuk içinde çözme irademizi
güçlendirecek, hakemliği milli iradeye bırakacak en doğru adım olarak
görüyoruz. İstanbul seçimlerinin üzerindeki gölgenin kalkmasını sağlayacak bu
kararı, demokrasimizi güçlendirecek önemli bir adım olarak görüyoruz” dedi.
Kılıçdaroğlu: YSK’nın içindeki çete mensubu yedi hakim böyle bir karar verdi
Kaynak, Getty Images
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de
partisinin grup toplantısında konuşuyor:
“Vatandaş hukuktan, adaletten, belediye
başkanımızın daha iyi yöneteceğinden yana oyunu verdi.
Diğer kentleri sineye çektiler ama İstanbul’a
gelince demokrasiye kumpas kurmaya kalktılar. Kumpası YSK’daki bazı sözde
hakimlerle birlikte kurdular.
“Demokrasi adına utanırlar mı, çocuklarının
yüzlerine bakabilirler mi bilmiyorum. Kendilerine hakim dendiği için utanırlar
mı onu da bilmiyorum.
“39 ilçede tüm geçersiz oylar sayıldı, sonuç Ekrem
İmamoğlu. Korkumuz yok, biz milletin verdiği oya güveniyoruz.
“Baktılar değişmiyor ‘Büyükçekmece üzerinde
bir operasyon yapabilir miyiz’ diye operasyon yaptılar.
“Sonra ‘22 ilçede sondajla belli sandıkları
tekrar sayacağız’ dediler. YSK tarihinde böyle bir şey yok ama yaptılar. 57
sandığı saydılar, sonuç değişmedi.
“Kısıtlı seçmenler etkiler dediler, kısıtlı
seçmenlerin listesi bizde yok, birilerinden aldılar bilgileri, ‘Sayacağız’
dediler. 40 binden fazla kısıtlı var dediler, 776 çıktı.
“‘Sandık kurullarının oluşumunda bir hata var’
dediler. Sandık kurullarını biz oluşturmadık, AKP de oluşturmadı. Seçim
kurulları yaptı. Önceki seçimlerde de onlar yaptı.
“Hakim dediğin adam, verdiği kararın arkasında
duran adamdır. Esen rüzgara göre yön değiştiren hakim değildir, vicdanına göre
karar veren adamdır, satılık adam değildir.
“Hakim dediğin kişi siyasal baskılara göre
karar veren kişi değildir. Adaletin olmadığı bir devlet ayakların altındadır.
“AKP karara itiraz ederken verdiği mesajı
onlar aldı. Onlar YSK’dakiler YSK’daki çetenin organlarıdır.
“YSK’nın içindeki çete mensubu 7 hakim böyle
bir karar verdi.
"O yedi sözde hakim arka kapıdan AK Parti’nin belli çevreleriyle diyalog kurarak bu seçimi iptal ettirmeye çalışıyorlar. Biz bunları bildiğimiz için YSK’ya bir çağrı yaptık.
"İki kez İYİ Parti’nin genel merkezinde, bir kez de CHP’nin merkezinde yaptık. Yedi madde halindeydi:
"YSK kanunlara ve benzer kararlara uymak zorundadır.
"YSK seçimde kaybedenleri devletin gücünü kullanarak ürettikleri yasadışı gerekçeleri reddetmek zorundadır.
"YSK üyeleri siyasi baskılara boyun eğmemeli.
"YSK demokrasi değil, seçimsiz bir Türkiye isteyen iktidar sahiplerine dur demek zorundadır.
"YSK hukukun üstünlüğünü mü, iktidar sahiplerin üstünlüğünü mü savunacak? Buna karar vermelidir.
"YSK’da hakimler mi var, iktidar sahiplerinin taşeronları mı var? Bugün geldiğimiz noktada iktidar sahiplerinin YSK’da yedi taşeronu olduğunu gördük.
"Kurulan kumpası YSK bozmalıdır.
"Allah bilir ne vaatlerde bulundular Ramazan günü de haram yemeyi kabul ettiler. Kul hakkı yemek ne zamandan beri hakimlerin görevi oldu?"
Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında YSK'da çete üyesi olduğunu söylediği yedi hakimin de isimlerini okudu.
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
"İstanbulluların vicdanına sesleniyorum: YSK’nın
vicdanına güvendin ve oyunu kullandın. Sandıklar açıldı. Günlerce sayım
yapıldı. Sonunda elini vicdanına koy ve düşün kardeşim: Sadece bir kişi çıktı
onun adı da Ekrem İmamoğlu’ydu.
"Milyonlarca kişi sandığa gitti, oy kullandı.
Vatandaşın oy kullanırken yaptığı sahtekarlık var mı? Yok. Heyet orada,
sayımlar yapıldı, sonuç belli. Neye göre iptal ediyorsun? Milletin vicdanı
kanıyor. Bizim de vicdanımız kanıyor. Adaletsizlik karşısında susan dilsiz
şeytandır. Her yerde adaleti arayacağız.
"Bu yedili çeteye söylüyorum: Hangi dinde
imanda vardır birinin hakkını hukukunu gasp etmek?
"Taşerondan, üçkağıtçıdan hakim olmaz. Hakim
ahlaklıdır, düzgündür, vicdan sahibidir.
"YSK’daki çetelere iyi bir ders vermek zorundayız.
O çeteler hukuku, milletin iradesini yok saydılar, o iradeyi yok sayarak
birilerine yaranmaya çalıştılar. Siz çocuklarınıza karşı da suçlusunuz. Hiçbir
baba, çocuğuna karşı bu kadar ağır bir miras bırakamaz.
"Ekrem İmamoğlu artık CHP’nin adayı değildir,
16 milyon İstanbullunun adayıdır.
"‘Madem seçimi yenilemek istiyorsun’ diyorum
YSK’daki çetelere, ne yaparsanız yapın biz bundan galip çıkacağız.
"Saraydan güç alanlar bir gün hesap verecektir.
Yarın tarih neler yazacaktır, biz bütün bunları biliyoruz.
"Şimdi doğruları görme, ahlaklı olma zamanıdır.
O nedenle biz İstanbullular olarak hep birlikte hareket etmek ve bozulan adalet
çarkı yeniden inşa etmek zorundayız. Nasıl? Ekrem İmamoğlu’nu yeniden belediye
başkanı yaparak.
"Mart’ın sonu bahar demiştim, Mart’ın sonunda
bahar oldu. O çiçekler şimdi Haziran’a kadar hep açacak.
"Türkiye’nin bütün demokratlarını İstanbul için
göreve çağırıyorum.
"Akrabalarınıza telefon edin, yakınlarınıza
telefon edin, adaleti, hakkı ve hukuku sağlamak hepimizin elindedir.
Demokrasimiz kanıyor, bunu durdurmamız lazım. Sorun artık bir İBB Başkanlığı
sorunu değildir, Türkiye’de demokrasi sorunudur, ahlak sorunudur, vicdan
sorunudur.
"Kimse endişe etmesin, yeni bir tarihi 23
Haziran’da Türkiye’nin altın sayfalarına yazacağız.
"Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tabelasına T.C. ibaresini ekledi. Bu da Bahçeli'ye kapak olsun."
CHP Parti Meclisi: Demokrasi düşmanları hukuk cinayeti işledi, YSK üyeleri istifa etmeli
Kaynak, Getty Images
CHP Parti Meclisi, bu sabahki toplantısının
ardından Demokrasi ve Özgürlük Bildirgesi yayınladı.
Bildirgede YSK’nın İBB Başkanlığı seçimini
iptal etmesi hakkında “Hukukun, adaletin, temiz siyaset ve ekonomik istikrarın
tek bir kişinin şahsi korku ve hırsına bu şekilde feda edildiği başka bir örnek
tarihimizde yoktur” ifadeleri yer aldı.
Bildirge şöyle devam etti:
“Halkın açık tercih ve talimatını ayaklar
altına alan demokrasi düşmanları, sivil darbe sürecinde bir adım daha atmışlar
ve bilerek, isteyerek, planlı bir hukuk cinayeti işlemişlerdir.
“6 Mayıs darbesinin azmettiricisi, yargısız
infazcısı ve şakşakçısı alenen ortadadır. İsimleri bundan böyle sadece lanetle
anılacaktır.
“Demokrasimiz açısından esas acı olan, seçim
güvenliğini sağlamakla görevli hakimlerin de bu kirli darbeye iştirak
etmesidir.
“Ülkemizin rotasını çağdaş uygarlıktan,
Ortadoğu’nun başarısız diktatörlükleri düzeyine düşüren bu kararın azmettirici
ve sorumluları, elbette tarih huzurunda ve millet vicdanında hak ettikleri sonu
bulacaktır.
“Hem partinin, hem de devletin başına aynı
kişiyi oturtan partili cumhurbaşkanlığı sisteminin, iktidar partisi ile devlet
arasındaki sınırları yok ettiği kısa sürede görülmüştür. Mülkiye müfettişleri,
polisler, savcılar iktidarın seçimi yeniletmeye dönük çalışmalarında sahaya
sürülmüş, devlet memurlarına siyasi amaçlar doğrultusunda talimatlar verilmiş,
baskılar yapılmıştır. Başa geçen parti ile devlet arasındaki sınırları ortadan
kaldıran bu sistem, demokrasimizin önündeki en büyük tehdit olduğunu
göstermiştir.
“Meşruiyet krizinin aşılabilmesi ve sandığın
namusunun bihakkın korunması için Cumhuriyet Halk Partisi’nin Parti Meclisi
üyeleri ve Milletvekilleri olarak aşağıdaki adımların atılmasını gerekli
görüyoruz:
“1- Eğer sandık kurullarında şaibe varsa, 16
Nisan Anayasa Referandumu, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı, Milletvekili Seçimleri
ve 31 Mart’ta Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle aynı sandıkta ve aynı
zarflarla yapılan ilçe belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği seçimleri
de aynı kıstasla yenilenmelidir.
“2- Seçim kurullarında bir hata varsa
sorumlusu sadece ve sadece YSK’dır. YSK’nın kusuru seçmene yüklenemez, seçmen
cezalandırılamaz. YSK üyeleri seçmene karşı işledikleri suç sebebiyle topluca
istifa etmelidir.
“3- İçişleri ve Adalet Bakanlarının seçim
dönemlerinde tarafsızlığını sağlayacak düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır.”
Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu’ndan YSK açıklaması: Kamu vicdanı son derece rahatsız
Kaynak, Getty Images
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin
Feyzioğlu, YSK’nın İBB Başkanlığı seçimini iptal etmesi hakkında "Kamu
vicdanı son derece rahatsızdır. YSK’dan; hak ve hukuka uygun millet iradesini
koruyan ve vicdanını rahatlatan bir karar vermesini beklemiştik” dedi.
Feyzioğlu, YSK’ya dört soru yöneltti:
1- YSK seçim takviminde, sandık kurullarının
usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019
tarihine kadar yapılabileceği yazıyor. Seçim hukuku, usul ve şekil hukukudur.
Bu tarihe kadar sandık kurullarının oluşumuna itiraz edilmediği halde, seçim
gününden sonra yapılan itirazları YSK, hangi gerekçeyle değerlendirmeye
almıştır?
2- YSK’nın yerleşik kararlarında; “seçimden
sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının
söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin
cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz” denilmekte
iken, ne olmuştur da YSK bu yerleşik kararından sadece İstanbul Büyükşehir
Belediye başkanlığı seçimi ile sınırlı olarak dönmüştür?
3- Sandık kurulu başkanlarının ve sandık
kurullarında görev yapacak kamu görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi
partilerin veya adayların iradesine bağlı değildir. Bu kişileri ilçe seçim
kurulları belirlemektedir. YSK hangi gerekçeyle kendi hatasını seçmene
yüklemektedir?
4- Aynı sandıktan büyükşehir belediye başkan
adaylarına, ilçe belediye başkan adaylarına, ilçe belediye meclis üyesi adaylarına
ve muhtar adaylarına verilen oylar çıkmaktadır. Yani bir zarfta dört farklı oy
vardır. Madem ki sandık kurullarının oluşumunda tam kanunsuzluk vardır; YSK
hangi hukuki ve mantıki gerekçeyle aynı zarflardan çıkan üç seçim sonucunu
geçerli kabul etmiş, sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığı sonucunu
iptal etmiştir?
İmamoğlu: Bu süreci hep beraber tamir ve tedavi etmeliyiz,
YSK’nın İstanbul seçimine ilişkin iptal
kararının ardından, CHP Parti Meclisi bu sabah olağanüstü toplandı.
Milletvekilleri ve partililer sabahın erken
saatlerinden itibaren CHP Genel Merkezi’ne geldi.
Olağanüstü toplantı öncesinde basın
mensuplarına açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Çok güzel şeyler olacak, hiç kimse
meraklanmasın. Bu ülkeye demokrasiyi getireceğiz. Mücadelemiz demokrasi için
olacak” dedi.
Yaklaşık 3 saat süren toplantının sonrasında,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği 31 Mart seçimleri YSK tarafından
iptal edilen Ekrem İmamoğlu genel merkez önünde basın açıklaması yaptı ve
şunları söyledi:
“Verimli bir toplantı oldu. Elbette sürece
karşı tepkilerimiz var. Şunu ifade edelim, demokrasimize büyük bir darbe vurulmuştur. Tüm süreci genel başkanımız grup toplantısında
anlatacak. Bu süreci hep beraber tamir ve tedavi etmeliyiz. Milletimize şunu
söyleyelim gerçekten her şey çok güzel olacak. Hep beraber çok güzel işler
başaracağız. Hem demokrasimiz hem İstanbulumuz adına.”
İmamoğlu, saat 13’te İYİ Parti Genel Başkanı
Meral Akşener ile görüşmek üzere genel merkezden ayrıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun
Meclis’teki grup toplantısında, olağanüstü toplantıya ilişkin açıklama yapması
bekleniyor.
Avrupa Konseyi: Adil seçim koşulları seçimin ardından değil öncesinde denetlenmeli
Kaynak, AVRUPA KONSEYİ
Avrupa Konseyi, İstanbul’da tekrarlanacak
yerel seçimde sürecin düzgün işletilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgeler Yönetimler
Kongresi Başkanı Anders Knape, bugün Fransa’nın Strasbourg kentinde yaptığı
açıklamada Türkiye’de seçmenlerin devlet yetkililerine karşı derin bir güven bunalımı
yaşamaması için bunun gerekli olduğunu belirtti.
Knape “Seçim tekrarı sıra dışı bir uygulamadır
ve iyi gerekçelendirilmiş olmalı, şeffaf ve tarafsız bir süreçle desteklenmeli”
dedi ve ekledi:
“Uluslararası prensiplerin öngördüğü şekilde
adil ve özgür seçimler için gerekli koşullar seçim gününden önce doğrulanmalı,
seçimin ardından değil.
“AKP’nin itirazları (…) yasal süreler
dolduktan sonra yapılmıştı. Bu bizim demokratik adil seçim anlayışımıza
terstir.
“YSK’nın kararı (…) Türk seçmenlerin seçim
sürecine dair güvenlerine ciddi bir şekilde zarar verme ihtimali endişe
uyandırıyor.
“Hükümetin YSK’ya baskı uyguladığına dair
elimize geçen bilgiler de durumu kötüleştiriyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biz bu yapılanların hesabını milli irade hırsızlarından sormazsak milletimiz bizden hesap sorar
Kaynak, Getty Images
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan, bugün partisinin TBMM’deki grup toplantısında İstanbul’daki
yerel seçimde “15 bin seçmenin iradesinin alenen gasp edildiğini” söyledi.
İptal edilen oyların sayımıyla aradaki farkın
neredeyse yarı yarıya azalmamış olması durumunda meselenin buralara kadar
gelmeyeceğini belirten Erdoğan “Biz bu yapılanların hesabını milli irade
hırsızlarından sormazsak milletimiz bizden hesap sorar” ifadelerini kullandı.
“Sadece iptal oylarının sayımı ve tutanakların
düzeltilmesiyle böylesi büyük bir oy sayısının ortaya çıkması dahi içimize kurt
düşürmeye yetmiştir” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“62 bin sandık görevlisinden 20 bine yakınının
kanuna rağmen banka ve özel okul çalışanlarının arasından seçilmiş olması
şüphelerimizi daha da artırdı. İBB Başkanlığı seçimlerinde organize bir
yolsuzluk, tam kanunsuzluk ve usulsüzlük olduğuna inanıyoruz.
“İptal edilen oyların çoğunun AK Parti’ye
çıkması ve görevlilerinin neredeyse üçte birinin kanuna aykırı bir şekilde
atanmış olması bunu gösteriyor.
“AK Parti’nin sandıktan çıkan sonucu
kabullenmemek gibi bir durumu olamaz. AK Parti aynı şekilde az oy farkla
kazanmış olsaydı her gün ensemizde boza pişiriyorlardı.
“YSK hem bizim hem diğer partilerin
temsilcilerini dinlemiş, belgeleri incelemiş ve kararını ortaya koymuştur. YSK
tam tersi bir karar vermiş olsaydı biz yine buna uyacaktık.
“Bazı işadamı grupları dünkü bu karardan sonra
garip garip açıklamalar yapıyorlar. Bundan sonra da bizler bu tavırlarınızla
ülkemizin geleceğine yönelik bir normalleşmeyi konuştuğumuz süreçte böyle bir
açıklamayı yaparsanız bunlar normalleşmeyi getirmez. Yanlış yapıyorsunuz, önce
herkes haddini bilecek. Herkes işini yapacak. Ekonomiyle mi uğraşıyorsun, iş
adamı mısın, işini yap. Müdahale maiyetinde açıklamalar yaparsanız sizin de
nerede olduğunuzu, nereye oturduğunuzu gösteriyor. Buna göre bizim de size
bakışımız değişecektir."
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu
Dün YSK'nın kararının ardından TÜSİAD bir açıklama yapmıştı.
Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu seçimde gördüğümüz yasal aksaklıkların
tekrarlanmaması için gereken hukuki adımları atacağız.
“Ekonomimizin güvenliğini en az sınırlarımızın
güvenliği kadar önemli görüyoruz. Ülkemizi küresel bir senaryo doğrultusunda
yeniden dizayn etmek isteyen bir projeyle karşı karşıya olduğumuz su götürmez
bir gerçek.
“Ekonomimize yönelik sabotajlar artıyor. 15
Temmuz gecesine kadar gayet iyi giden göstergelerin birden bire allak bullak
olmasını tek başına ülkemizin ekonomisiyle açıklayamayız.
“Peki ne yapacağız? Sınırlarımıza dayanan,
kentlerimizi kana bulayan teröristlere karşı ne yaptıysak onu yapacağız.”
DSP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Adayı Aydın: DSP kendine düşeni yapacak, halkımız emin olmalı
Kaynak, DSP
DSP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan
Adayı Muammer Aydın, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “DSP, YSK eliyle
yapılan hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmayacak kendine düşeni ve gereğini
yapacaktır. Tüm halkımız bundan emin olmalıdır” dedi.
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal da yazılı bir
açıklama yaparak seçimin yenilenmesinin toplumun hukuka ve adalete dair
örselenmiş duygularını daha da yok ettiğini söyledi ve ekledi:
“Eğer sandık kurulları kanun dışı yöntemlerle
oluşturulduysa bu sandık kurulları sadece büyükşehir belediye oylarını
saymamıştır. İlçe belediyelerinin oylarını da muhtarların oylarını da
büyükşehir dışındaki ilçelerdeki meclis üyelerinin oylarını da saymıştır.
Dolayısıyla tek başına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal olması
hukuka tam anlamıyla uygun değildir."
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu
Pegasus Havayolları’ndan 23 Haziran’ı kapsayan biletlerde değişiklik ve iade hakkı
Kaynak, Getty Images
Pegasus Havayolları, Twitter adresinden
yaptığı açıklamada İstanbul’daki yerel seçimin tekrar edilmesi kararının
ardından o tarihe bilet alanlara değişiklik ve kesintisiz iade hakkı verdi.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu
Şirket, aynı hakkın o biletle birlikte alınan dönüş biletlerinde de geçerli olduğunu, talepler için son tarihin ise 31 Mayıs olduğunu duyurdu.
Akşener: Talimatla karar veren yargı mensupları adına utanıyorum
Kaynak, Getty Images
İYİ Parti lideri Meral Akşener, YSK’nın İstanbul
kararı hakkında “Talimatla karar veren yargı mensupları adına utanıyorum” dedi.
TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan
Akşener, “İstanbul’da, büyükşehirde, ilçe belediyede tek zarf kullanmadık mı? O
zarfların içinde 4 pusula vardı. Bunların içinde sadece
kaybettikleri büyükşehir belediye başkanlığı seçim iptal etmek hangi
akılla izah edilebilir?” dedi ve ekledi:
“Bu durumda tüm sandık kurullarının
başkanlıklarını kontrol edecek misiniz? Sadece 31 Mart değil, Sayın Erdoğan’ın
seçildiği 24 Haziran seçimlerini sorgulamayacak mısınız?
“Gerekçeniz tam kanunsuzluk ise eğer bunu
yapmanız gerekir. Yoksa Ramazan'ın ilk
orucunu hak yiyerek açtınız. Türkiye'de 31 Mart ve 24 Haziran seçimlerinde
görev yapmış tüm sandık kurulu başkanlarının incelenmesini talep ediyoruz.”