Duruşma sona erdi
Davanın bugünkü duruşmasında sona gelindi. Böylece canlı anlatımımızın sonuna geldik. Hoşçakalın.
You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Reza Zarrab, üçüncü gün ifadesine dönemin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile gıda ticaretini konuştuklarını anlatarak başladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Zarrab ve yakınlarının mal varlıklarına el koydu. Gerekçe, "gizli kalması gereken bilgileri yabancı devlet lehine casusluk maksadıyla temin etmek". Gelişmeleri canlı anlatım sayfamızda aktardık.
Davanın bugünkü duruşmasında sona gelindi. Böylece canlı anlatımımızın sonuna geldik. Hoşçakalın.
Duruşmanın sonunda, Yargıç Berman iki gündür yargılamanın büyük kısmında uyuyan bir jüri üyesinin görevine son verdi. Berman "Sadece uyuklamıyordu, bildiğin uyuyor gibiydi" dedi. Yerine yedek altı jüri üyesinden birinin getirileceği belirtildi.
Kaynak: Pete Brush
Reza Zarrab, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'ya 50 miyon Euro tutarındaki bir uluslararası işlemi sorduğunu anlattı.
Bankanın bu işlem için bir belge istediğini söyleyen Zarrab bunun kendisini endişelendirdiğini çünkü ticaretin aslına dair istenen belgeyi elde etmenin imkansız olduğunu belirtti. Aslan'ın ise buna "Bu konuyu ben çözeceğim, sorun değil Rıza bey" diye karşılık verdiğini iddia etti.
Zarrab, bankanın daha alt düzey çalışanlarının "durumu" bilmediğini, yani aslında "gerçekten gıda ticareti" yapılmadığının farkında olmadıklarını, bu yüzden söz konusu belgeyi istediklerini vurguladı.
Bazı ses kayıtlarının çalınmasının ardından bugünkü duruşma sona erdi.
Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in fotoğrafı da dava dosyasına girdi.
Mahkeme salonunda Yargıç Berman'ın talimatı doğrultusunda telefon konuşmalarına ait ses kayıtlarının çalındığı belirtiliyor.
OHAL döneminde KHK ile ihraç edildiği işine dönebilmek için 269 gündür açlık grevi yapan eğitimcilerden Nuriye Gülmen için tahliye kararı verildi.
193 gündür tutuklu olan Gülmen, "terör örgütü üyeliği" suçundan ise mahkum edildi.
Mahkeme Semih Özakça ile Acun Karadağ'ın da beraatine karar verdi.
Semih Özakça da geçen ay adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın "DHKP-C üyesi" olduklarını ve açlık grevi eylemlerinin de bu örgüt tarafından desteklendiğini söylemişti.
Zarrab, altın ticaretinden gıdaya geçmelerinin sebebi olarak ABD ambargolarındaki değişikliği gösterdi.
Zarrab aynı zamanda sürekli İranlılarla temasta olduğunu da anlattı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında, Reza Zarrab ve yakınlarının mal varlıklarına el konulması kararı verildi.
Kararın gerekçesi ise ''Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı devlet lehine siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ettiği'' olarak belirtildi.
Bu arada eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, Rusya'nın ABD Büyükelçisi ile olan ilişkisi hakkında FBI'a yalan söylediğini itiraf etti.
Amerikan medyası, Flynn'in mahkemede Ruslarla temas kurmasını Donald Trump'ın istediğini söyleyeceğini bildirdi.
Duruşmaya kısa bir ara verilirken, Hakim Berman'ın çok fazla konuşan Zarrab'a boğaz pastili verilmesini istediği belirtildi.
Kaynak: Pete Brush
Zarrab, "Süleyman Aslan'ı her aradığımda borçlu hissediyordum" diyor.
Bu yüzden her seferinde Aslan'a rüşvet vermek zorunda kalmamak için sağ kolu Happani'ye photoshop ile Aslan'ın imzasını taklit etmek emri verdiğini anlatıyor.
Zarrab, İran petrol paralarını aklamak için Dubai'deki sistemin nasıl işlediğini anlatırken 15-16 yaşlarında babası ile çay sektöründe çalışırken konşimento hazırlamayı öğrendiğini belirtiyor.
Mehmet Hakan Atilla'nın gerçekleşmeyen ticaret ile ilgili belgeleri nasıl hazırlayacakları konusunda yönlendirici olduğunu söylüyor. Zarrab konuşurken Atilla'nın savunma ekibinin en az bir kere itiraz ettiği belirtiliyor.
Zarrab, hiçbir zaman Dubai üzerinden hiç gerkçekten gıda ticareti ticareti yapılmadığını söyledi.
Bu arada ABD Hükümeti, Zarrab'ın bir fotoğrafını kanıt olarak dosyaya koydu.
Duruşmada Zarrab şema çizerek Dubai üzerinden 'gıda ticaretinin' nasıl yapıldığını anlatıyor.
Zarrab, Nisan 2013'te Halkbank'ın eski genel müdürü Süleyman Aslan ve Halkbank eski yöneticisi Hakan Atilla ile yaptığı toplantıda gıda ticaretinin nasıl yürütülmesi gerektiğini netleştirdiklerini anlatıyor.
Altın ticareti zora girince gıda ticaretine geçildiğini, ancak Atilla'nın bir açık bulmasıyla altın ticaretine geri dönüldüğünü, daha sonra ikisinin beraber gittiğini belirtiyor.
Zarrab, üçüncü gün ifadesine dönemin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile gıda ticaretini konuştuklarını anlatarak başladı.
Diğer yandan gazeteci Klasfeld, kamuoyuna açıklanan ses kayıtlarını paylaştı.
Burada Zarrab ve Halkbank eski yöneticisi Hakan Atilla arasında Dubai'deki gıda ticaretinin nasıl yapılacağına dair bir konuşma geçiyor.
Klasfeld, Türkiye'deki kullanıcılarının ses kaydına ulaşamadığını, büyük ihtimalle Souncloud'un engellediğini yazdı.
Bu arada eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, Rusya'nın ABD Büyükelçisi ile olan ilişkisi hakkında FBI'a yalan söylemekle suçlandı.
Flynn'in bugün mahkemede suçunu itiraf edeceği bildiriliyor.
Konuyla ilgili gelişmeleri de BBC Türkçe'de bulabilirsiniz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınları, vergi cenneti Man Adası'na milyonlarca dolar gönderdiklerini iddia eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na 1,5 milyon liralık manevi tazminat istemiyle dava açtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oğlu Ahmet Burak Erdoğan, eniştesi Ziya İlgen, kardeşi Mustafa Erdoğan, dünürü Osman Ketenci ve iş adamı Mustafa Gündoğan'ın avukatları tarafından hazırlanan dilekçe, mahkemeye sunuldu.
Dilekçede, "Kılıçdaroğlu'nun 28 Kasım'da partisinin grup toplantısındaki konuşmasında, Erdoğan ve adı geçenleri hedef alan, küçük düşürücü, aşağılayıcı, gerçek dışı ithamlar isnat ederek ağır hakaretlerde bulunarak, müvekkillerin toplumun kin ve nefret duygularına maruz bırakılmasına sebep olduğu" kaydedildi.
Zarrab davasının Yargıcı Richard Berman bugünkü duruşma başlamadan önce ileride "birçok şeyi etkileyebilecek" bir ses kaydı olduğunu ve savcılığın bu ses kaydını sunmadan önce "davanın selameti" açısından bu ses kayıtlarının doğrulanmasını istediğini söyledi. Kaydı "hafife almak" istemediğini belirten yargıç doğrulamanın birkaç yöntemi olabileceğini. Bunlardan birinin de Zarrab'ın şahsen doğrulaması olabileceğnii belirtti. Berman doğrulama konusunda "Bu meseleyi gündeme getirecek kadar kaygılıyım" dedi. Savcılıksa savunmanın kayıtların doğrulamanmasıyla ilgili itirazlarının reddedildiğini vurguladı.
Kaynak: Adam Klasfeld