Zarrab, altın ticaretini şema üzerinden anlatıyor: "Ticaret önce İran'ın Türkiye'ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor.
"İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş'a, gazınkini Botaş'a yapardı. Onlar da NIOC'ye para borçlu olurdu.
"Tüpraş, Botaş, NIOC'nin Halkbank'ta hesapları var."
Daily Beast'in muhabiri Katie Zavadski, bundan sonraki tweetlerinde paranın nasıl Halkbank'a geldiğini anlatıyor. Halkbank'a gelen paranın Zarrab'ın ifadesine göre Halkbank'tan çıkışı euro ve Türk Lirası olarak DenizBank'a gelişiyle yapılıyor.
Daha sonra Zarrab’ın
Türkiye’deki şirketi Royal Group’tan aldığı altının Dubai’deki şirketine
gittiği belirtiliyor.
Altının satılıp
nakde çevrilecek konuma geldiği aktarılıyor. Zarrab, İran’ın altına ihtiyacı
olmadığı için ülkenin borçlarını ödemek adına nakde çevrilen bir paraya ihtiyaç
duyulduğunu belirtiyor.
Halkbank’taki bir yetkilinin Zarrab’a İran’ın altın ticaretinde son durak olarak gösterilmesi
gerektiğini söylediği ifade ediliyor. Burada parmaklar Halkbank'ın eski genel müdür yardımcısı Atilla’yı gösteriyor.
Dubai’de yapılan
işlemler aracılığıyla İran’ın uluslararası borçlarının ödenmesi amaçlanıyor.
Hakim Berman’ın
paranın kurtarılması için kaç işlem yapılması gerektiği sorusuna Zarrab, “En az
10 işlem” cevabını veriyor.
Zarrab, bütün bu
sistemin Halkbank’ta sıkışmış olan İran parasını kurtarmak, böylece İran'ın dünya
çapındaki borçlarını ödemek amacıyla tasarlandığını anlatıyor.