You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

İngiltere'den 'Yemen'de orantısız güç kullanıldığını' söyleyen Erdoğan'a yanıt: 'Saldırılar sınırlı ve hedefe yönelik'

Cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve İngiltere'nin Husi hedeflerini vurmasıyla ilgili soruya, "Orantısız güç kullanmıdır. Kızıldeniz'i adeta kan gölüne çevirme hevesindeler" yanıtını verdi. İngiltere Başbakanlık Sözcüsü, bu sözlere katılmadıklarını ifade etti, saldırıların “sınırlı ve hedefe yönelik olduğunu” söyledi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Yemen'in başkenti Sana'da binlerce kişi ABD ve İngiltere'nin saldırılarını protesto etti

    Husili isyancıların kontrolündeki Yemen’in başkenti Sana’da binlerce kişi toplanarak ABD ve İngiltere’nin saldırılarını protesto etti.

    Husilerin basın yetkilisi Abdulrahman El Ahnouni, “Bu saldırının bedeli ağır olacak” dedi.

    7 Ekim saldırısının ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı bombardıman durana kadar, İran destekli Husi isyancıları Kızıldeniz’den İsrail’e doğru giden tüm gemileri hedef almayı sürdüreceklerini açıklamışlardı.

  2. Kızıldeniz'de çatışma genişleyebilir mi?,

    İran daha önce hiç Yemen'de Husileri destekleyen askeri harekatlara doğrudan müdahil olmamıştı.

    Ancak Husilere füze ve SİHA'lar sağlayarak Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etmekle suçlanıyorlardı.

    İran bu suçlamaları reddetti ancak Husilerin askeri yetenekleri yıllar içinde belirgin bir biçimde arttı.

    İngiltere geçen hafta Husilere karşı askeri harekat olasılığını gündeme getirdiğinde İran Devrim Muhafızlarıyla bağlantılı medya kuruluşları hızlı bir şekilde İran savaş gemilerinin Kızıldeniz'e konuşlandırıldığını bildirdi.

    Bu girişim, askeri bir tehditten çok sembolik bir duruş olarak yorumlandı.

    Gazze'de devam eden çatışma süresince İran Filistin davasının sadık bir savunucusu gibi konumlandı ve İsrail'i hedef alan tüm eylemlere destek sundu.

    Buna rağmen Kızıldeniz'de gerilimin tırmanıp İran ile İngiltere-ABD ittifakı arasında büyük bir çatışmaya dönüşmesi olasılığı oldukça düşük.

    Devrim Muhafızlarının uluslararası kolu İranlı Kudüs Güçleri, sıradışı gerilla savaşı taktikleriyle tanınıyorlar.

    Kızıldeniz'deki yaklaşımlarında bir değişim olacağını düşünmek zor özellikle İngiltere ve müttefikleriyle doğrudan çatışmaya girmek için sınırlı kapasiteleri olacağı düşünüldüğünde.

  3. Petrol fiyatları yüzde 4 yükseldi

    İngiltere ve ABD'nin Yemen'deki Husilere karşı düzenlediği ortak askeri harekatın ardından bu sabah petrol fiyatları yüzde 4 arttı.

    Brent ham petrolün varili 80,55 dolara çıktı.

    Saldırıların, Orta Doğu'da gerilimi tırmandırıp bölgeden petrol tedarikini tehdit edebileceğinden endişe ediliyor.

    Son dönemde Husi saldırıları Kızıldeniz'de yoğunlaştı ancak, çatışmaların Hürmüz Boğazı'na genişlemesi durumunda petrol arzını olumsuz etkilemesinden kaygı duyuluyor.

    Hollanda merkezli ING bankasının analistlerine göre, günde yaklaşık 20 milyon varil petrol Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor; bu da küresel tüketimin yüzde 20'sine denk geliyor.

  4. İngiltere'den Erdoğan'a yanıt: "Saldırılar sınırlı ve hedefe yönelik"

    İngiltere’de Başbakanlık ofisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD ve İngiltere'nin Husi hedeflerini vurmasıyla ilgili "Orantısız güç kullanımıdır. Kızıldeniz'i adeta kan gölüne çevirme hevesindeler" ifadelerine yanıt verdi.

    Bir Başbakanlık sözcüsü, buna katılmadıklarını ifade etti, saldırıların “sınırlı ve hedefe yönelik olduğunu” söyledi.

    Sözcü, BM Antlaşması’nın 51. Maddesi’ne dayanarak “meşru müdafaa” hakkını kullandıklarını savundu.

    51. Madde’de, “Bu Antlaşma'nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez” deniyor.

    Sözcü, Husilere yönelik saldırıların hemen olmasa bile uzun vadede Kızıldeniz’deki ticari faaliyetlere “olumlu etkisinin olacağını” savundu.

  5. Rusya: ABD ve İngiltere’nin saldırıları “meşru değil”

    Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, İngiltere ve ABD’nin Yemen’deki Husilere yönelik saldırılarının “meşru olmadığını” söyledi.

    Peskov, “Uluslararası hukuk açısından meşru değiller” dedi.

    Peskov, Kremlin Sarayı’nın Husilere defalarca saldırılara son verme çağrısı yaptığını da ekledi.

    Ukrayna işgali nedeniyle Batı tarafından eleştirilen Rusya, Yemen’e yönelik saldırının BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan gerçekleştirildiğini belirterek, bunun ABD ve müttefikleri tarafından yasa dışı bir “macera” olduğunu savundu.

    ABD ve İngiltere'nin Yemen'de Husilere yönelik saldırıları sonrası Rusya, BM Güvenlik Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı.

    Rus TASS haber ajansına konuşan Rusya'nın BM misyonundan yetkililer toplantının New York saatiyle 10:00'da (TSİ 18:00) başlayacağını söyledi.

    Rusya, Husilere silah, eğitim ve destek sağlayan İran’ın müttefiki.

    Güvenlik Konseyi'nin Çarşamba günü kabul ettiği karar tasarısında Husilerden, Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırılarına derhal son vermesi talep edildi.

    Konsey'in daimi üyelerinden Rusya ve Çin çekimser kalmıştı.

  6. Erdoğan: Bu orantısız güç kullanımıdır; Kızıldeniz'i kan gölüne çevirme hevesindeler

    Cuma Namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve İngiltere'nin Husi hedeflerini vurmasıyla ilgili bir soruya, "Orantısız güç kullanmıdır. Kızıldeniz'i adeta kan gölüne çevirme hevesindeler" yanıtını verdi.

    ABD ve İngiltere'nin dün gece hava ve denizden düzenlediği saldırıların ardından İngiltere tarafından yapılan açıklamada saldırıların “orantılı” olduğu belirtilmişti.

    Erdoğan saldırı ve açıklamayla ilgili soruya şu yanıtı verdi:

    "Bir defa orantılı bir eylem sözkonusu değil, yapılanların hepsi orantısız güç kullanımıdır. Bunu şu anda ABD aynı şekilde İsrail ile Filistin'de de bunu yapmakta. İngiltere zaten ABD ile birlikte bu süreçte adım atmıştır ve atmaya devam ediyor.

    "Kızıldenizi adeta kan gölüne çevirme hevesi içindeler. Yemen Husilerle bütün güçlerini kullanarak ister ABD ister İngiltere olsun gereken cevabı vereceğini söylüyor.

    "Şu anda değişik kanallardan değişik haberler alıyoruz. Husilerin gerek ABD gerek ingiltere'ye başarılı cevaplar verdiğinin, başarılı savunmalar yaptığının haberlerini farklı kanallardan alıyoruz".

  7. Husiler: ABD-İngiltere toplam 72 saldırı düzenledi; 5 kişi öldü, 6 kişi yaralandı

    Husiler, ABD-İngiltere askeri harekatında 5 üyelerinin öldürüldüğünü, 6'sının da yaralandığını açıkladı.

    Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Saree, ABD ve İngiltere'nin toplam 73 saldırı gerçekleştirdiğini söyledi.

    Yahya Saree TV yayınında yaptığı konuşmada harekatı "açık saldırganlık eylemi" olarak nitelendirdi.

  8. Petrol fiyatları yüzde 2'den fazla yükseldi,

    ABD öncülüğündeki ittifakın Husilere yönelik saldırısının ardından petrol fiyatları yüzde 2'den fazla yükseldi.

    Dünya çapında kullanılan petrolün üçte ikisi için kıstas kabul edilen Brent petrolün fiyatı, çatışmaların genişlemesi endilesiyle, yüzde 2,5'tan fazla arttı ve 80 dolara yaklaştı.

    Saldırılar, İran'ın perşembe günü Umman açıklarında Türkiye'ye giden bir tankere el koymasından birkaç saat sonra gerçekleşti.

    Tankerin ele geçirildiği Umman Körfezi, petrol tedarikinin en önemli nakliye rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na oldukça yakın.

    Her gün 20 milyon varilden fazla petrol bu dar geçitten geçiyor; bu da küresel tüketimin yaklaşık beşte birine denk geliyor.

    İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırıları son haftalarda ticareti ve yakıt akışını aksattı.

    Petrol fiyatları için en büyük risk, İran'ın doğrudan çatışmaya dahil olması; bu da dünya ham petrolünün üçte birini üreten bölgedeki üretimi ve sevkiyatı riske atabilir.

  9. İngiltere, Husilere yönelik şimdilik daha fazla saldırı planlanmadığını açıkladı

    İngiltere, Londra’nın Yemen'de Husilere yönelik şu an için başka saldırı planlamadığını açıkladı.

    İngiltere Silahlı Kuvvetlerden Sorumlu Devlet Bakanı James Heappey, hava ve denizden gerçekleşen saldırıların “orantılı” olduğunu ve hükümetin bölgede gerilimi tırmandırmaktan kaçınmaya çalıştığını söyledi.

    BBC’nin saldırıların sürüp sürmeyeceğine ilişkin sorusuna verdiği yanıtta, "Şu anda planlanmış bir şey yok ve bu önemli bir nokta. Dün geceki sınırlı, orantılı ve gerekli bir tepkiydi” dedi.

    Heappey, Times radyosuna, "Amerikalılarla birlikte gerçekleştirdiğimiz dün geceki eylemimiz, yasal ve makul çalışmalarına devam eden savaş gemilerimizi, saldırılara karşı korumak için meşru müdafaaydı” diye konuştu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Tabii ki bunun bölgedeki tansiyonu arttırmaması gerektiğini dikkate alıyoruz.”

    ABD Başkanı Joe Biden da açıklamasında benzer ifadelere yer verdi. Saldırıların "hedef odaklı” olduğunu ve gerekirse daha fazla saldırı düzenlemekten çekinmeyeceğini açıkladı.

  10. Husiler: Kızıldeniz'de İsrail'e giden ya da İsrail'le bağlantılı gemileri hedef almayı sürdüreceğiz

    Yemen'de, ABD ve İngiltere'nin son olarak hava saldırılarıyla hedef aldığı Husiler, Kızıldeniz'de İsrail'e giden veye İsrail'le bağlantılı olan gemilere yönelik saldırılarını sürdüreceklerini açıkladı.

    Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı açıklamada, "Kızıldeniz ve Umman Denizi'nde uluslararası seyrüsefere yönelik herhangi bir tehdit bulunmuyor. Bu nedenle Yemen'e yönelik bu saldırının kesinlikle hiçbir haklı gerekçesi yok" dedi ve ekledi:

    "İsrail gemileri veya işgal altındaki Filistin limanlarına giden gemiler hedef alınıyordu. Bu durum sürecek."

    Abdusselam açıklamasında ayrıca "Eğer ABD ve İngiltere, saldırıların Yemen'i Filistin'e ve Gazze'ye destekten alıkoyacağını düşünüyorsa, yanlış yapıyor" ifadelerini kullandı.

  11. İran ve Hizbullah, ABD ve İngiltere'nin Yemen'de Husilere yönelik hava saldırılarını kınadı

    İran, ABD ve İngiltere'nin Yemen'de Husilere yönelik hava saldırılarını kınadı.

    İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırılarla, "Yemen'in egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açıkça ihlal edildiği" belirtildi.

    İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanani, bakanlığın Telegram hesabından yaptığı açıklamada, "Saldırıların, bölgede istikrarsızlığı körüklemekten başka bir sonucu olmayacak" dedi.

    Lübnan'da İran'ın desteklediği Hizbullah örgütü de ABD ve İngiltere'nin hava saldırılarını kınadı.

    Reuters ajansının haberine göre Hizbullah'dan yapılan açıklamada, "Amerikan saldırganlığı, ABD'nin Gazze'de ve bölge genelinde Siyonist düşmanın neden olduğu trajedilerin ve katliamların tam ortağı olduğunu bir kez daha teyit etmektedir" denildi.

  12. Rusya, BM Güvenlik Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı

    ABD ve İngiltere'nin Yemen'de Husilere yönelik hava saldırıları sonrası Rusya, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı.

    Rus TASS haber ajansına konuşan Rusya'nın BM misyonundan yetkililer toplantının New York saatiyle 10:00'da (TSİ 18:00) başlayacağını söyledi.

    Güvenlik Konseyi'nin dün kabul ettiği karar tasarısında Husilerden, Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırılarına derhal son vermesi talap ediliyor.

    Tasarı 15 üyeli Konsey'de 11 oyla kabul edilmişti.

    Konsey'in daimi üyelerinden Rusya ve Çin çekimser kalmış, Cezayir ve Mozambik ise çekimser kalmıştı.

    ABD, Yemen'de Husilere yönelik hava saldırılarında 16 yerde 60'dan fazla hedefin vurulduğunu açıklamış, Husiler ise Kızıldeniz'de "İsrail ile bağlantılı" gemilere saldırmaya devam edeceklerini açıklamıştı.

  13. Hava saldırıları yeterli olur mu?,

    BBC Güvenlik Muhabiri Frank Gardner'ın ABD ve İngiltere saldırılarıyla ilgili analizi:

    Batılı askeri ve siyasi yetkililer, Yemen'deki Husi hedeflerine yaptıkları saldırıların Husileri uluslararası ticari gemileri hedef almaktan alıkoyacağını umuyor. Ama bu pek olası görünmüyor.

    Silahlı, askeri eğitim almış ve İran'ın istihbarat desteği verdiği Husiler gittikçe daha fazla meydan okuyan bir tavır sergiliyor. Kendilerini Hamas'ın ve Filistinlilerin koruyucusu, İsrail'in düşmanı olarak lanse etmekte başarılı oldular. Bu onları Arap dünyasında da popüler hale getirdi.

    Bu, kolay kolay vazgeçmeyecekleri bir duruş. Yemen'de kontrolü zor kullanarak ele geçirmelerinden sonra, Nisan 2015'te Suudiler Husilere yönelik hava saldırılarına başlamıştı ve bir yıl içinde Husileri yeneceklerinden emindiler.

    Üzerinden neredeyse 10 yıl geçti ve Husiler Yemen'de hiç olmadıkları kadar güçlüler. Bu da onların meydan okuma ve yenilmezlik duygularını artırdı. ABD ve diğer koalisyon ortakları son saldırıları kısa ve can kaybını en azda tutmak istiyor olabilir. Husilerin aklından geçenlerse tamamen farklı olabilir.

  14. Gecenin özeti:

    Aramıza yeni katılanlara günaydın.

    Gece yarısından hemen sonra ABD öncülüğündeki güçler Yemen'deki Husi hedeflerine saldırdı. Şu ana dek yaşananlar özetle:

    • ABD ve İngiltere kuvvetleri, Kızıldeniz'de 2 aydır süren Husi saldırılarını gerekçe göstererek denizden ve havadan Yemen'deki Husi hedeflerini vurdu
    • Saldırılara Avustralya, Kanada, Bahreyn ve Hollanda'nın da "operasyonel olmayan destek" verdiği açıklandı
    • Yemen'in başkenti Sana, liman kenti Hudeyde, Dhamar ve kuzeybatıda Husilerin kalesi Saada kentlerinde hedeflerin vurulduğu bildirildi
    • Husi yetkililer, ABD ve İngiltere'nin "büyük bedel ödeyeceğini" söyledikleri açıklamalar yaptılar ancak şu ana kadar Husi isyancılardan saldırılara bir misilleme gelmedi
    • Husiler Kasım ayından bu yana, Hamas'a destek amacıyla, İsrail'e destek götüren ticari gemilere Kızıldeniz ve Aden Körfezi civarında saldırıyor, ancak saldırdıkları gemiler arasında İsrail'le bağlantılı olmayan gemiler olduğu da biliniyor

    Gelişmeleri buradan aktarmayı sürdüreceğiz.

  15. Tesla'nın Almanya fabrikasında üretim duruyor

    Kızıldeniz'deki Husi saldırılarından büyük oranda etkilenen ticaret, Tesla'nın Almanya'daki fabrikasında da üretimin aksamasına neden oldu.

    Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, Berlin'in hemen dışında yer alan "giga fabrikasında" üretimin 29 Ocak'tan itibaren, birkaç ufak alt alan hariç olmak üzere, iki hafta duracağını açıkladı. Tesla gerekçe olarak Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıları gösterdi.

    Tesla duyuruyu ABD ve İngiltere'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırılarından birkaç saat önce yaptı. Üretime 12 Şubat'tan itibaren "tam kapasite" devam edileceği belirtildi.

    Almanya'daki Tesla fabrikasında 11 bin 500 kişi çalışıyor ve yılda yaklaşık 250 bin otomobil üretiliyor.

  16. ABD: Husiler henüz karşılık vermedi

    Yemen'de Husi hedeflerinin vurulmasıyla ilgili bilgi veren ABD'li üst düzey yetkili, Husilerin henüz bir misillemede bulunmadığını aktardı.

    İsmi açıklanmayan yetkili telefon üzerinden gazetecilere yaptığı toplu bilgilendirmede "Şu ana kadar ABD ya da diğer koalisyon ortaklarına yönelik doğrudan bir misilleme görmedik. Tabii ki kendimizi savunmak için hazırlıklıyız, ancak şu ana kadar Husilerden bir yanıt vermedi" dedi.

    Kızıldeniz'deki uluslararası koalisyonu oluşturan ABD, İngiltere, Avustralya, Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda ve Güney Kore'den yapılan ortak açıklamadaysa "hedefin tansiyonu düşürmek" olduğu belirtildi; "Ancak mesajımız net: insan hayatını ve serbest ticareti korumaya devam edeceğiz".

  17. Suudi Arabistan'dan itidal çağrısı

    Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı taraflara itidal ve tansiyonu düşürme çağrısı yaptı.

    Gelişmeleri "büyük bir endişeyle takip ettiklerini" belirten Riyad, Kızıldeniz'de güvenlik ve istikrarın korunmasının önemine vurgu yaptı.

    Suudi Arabistan, Yemen'de 2014'te başlayan iç savaşta, İran destekli Husilere karşı merkezi hükümeti korumak üzere koalisyon güçleri oluşturmuştu.

  18. Biden: Daha fazla tedbir almaktan çekinmeyeceğim

    ABD Başkanı Joe Biden, verdiği talimatla "dünyanın en önemli deniz ticareti yollarından birindeki serbest dolaşımı tehlikeye atan Husilere yönelik Yemen'deki bazı hedeflerin vurulduğunu" teyit etti.

    Biden ABD ve İngiltere kuvvetlerince düzenlenen saldırılara Avustralya, Kanada, Bahreyn ve Hollanda'nın da "operasyonel olmayan destek" verdiğini belirtti.

    Yazılı açıklama yapan Biden "Bugünkü savunma eylemi geniş çaplı diplomatik girişimlerin ce Husi isyancıların ticari gemilere yönelik saldırılarının artmasından sonra geldi. ABD ve müttefikleri, personeline yönelik saldırılara ya da düşman aktörlerin dünyanın en önemli ticari rotalarından birindeki seyir özgürlüğünü tehlikeye atmasına tolerans göstermeyecektir. İnsanlarımızı korumak ve uluslararası ticaretin serbestçe devam etmesini sağlamak için daha fazla tedbir almaktan çekinmeyeceğim" dedi.

  19. Husi yetkili: İngiltere ve ABD büyük bedel ödeyecek

    Yemen'de Husilere bağlı Dışişleri Bakanı Yardımcısı Hüseyin el-İzzi Yemen televizyonu el-Mesire'ye yaptığı açıklamada, "İngiltere ve ABD bu aleni saldırının bedelini ödeyecek" dedi.

    Yemen'de 2014'te başlayan iç savaşta İran destekli Husiler ülkenin büyük kesiminde kontrolü ele geçirmişti.

  20. Yemen, Kıbrıs'tan havalanan İngiliz jetleriyle vuruldu,

    İngiltere'nin Yemen'deki saldırılarının, Kıbrıs'ın güneyindeki İngiliz askeri üs bölgesi olan Ağrotur'dan kalktığı açıklandı.

    Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne (RAF) ait Typhoon tipi dört uçak, iki Husi hedefini Paveway bombalarıyla vurdu.