Ülkede bayraklar yarıya indirildi ve resmi eğlenceler iptal edildi.
Ancak bu konuda farklı tepkiler gündeme geldi; bazıları sömürge yönetiminin bir sembolü olan Kraliçe'nin neden onurlandırıldığını sorguluyor.
Fakat pek çok kişi de Kraliçe'nin temsil ettiği kurumun ötesine geçerek onun kişiliğine bakmak gerektiğini savunuyor.
Hindistan 1947'de bağımsızlığını ilan edinceye değin İngiltere'nin sömürgesiydi.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Kraliçe 2. Elizabeth'i çağın yürekli kişilerinden biri olarak tanımlarken, muhalefet lideri Sonia Gandhi de onun çok sevilen bir figür, istikrar ve sürekliliğin sembolü olduğunu söyledi.
Kraliçe Hindistan'ı üç kez ziyaret etmiş, ilk ziyareti 1961 yılında gerçekleşmişti.
O zamanlar beş yaşında olan tarihçi Rana Safvi gördüklerini şöyle anlatıyor: "Bizim için kraliçe büyülü bir şeydi. İlk kez bir kraliçe görüyorduk. Elbisesini çok net hatırlıyorum. Mavi bir elbiseydi. Ve atların üzerindeki muhafızları hatırlıyorum" dedi.
Ancak bağımsızlıktan bu yana geçen 75 yılda çok şey değişti. Safvi bu durumu şöyle açıkladı:
"Artık Kraliçe'yi ya da Kraliyet'i sadece masalsı bir şekilde, romantizmle bağlantılı görmüyoruz. Aynı zamanda emperyalist yöneticiler tarafından sömürgelerin sömürülmesinin bir parçası olarak da görüyoruz."