Sur yürüyüşüne polis müdahalesi

Kaynak, AFP

    • Yazan, Hatice Kamer
    • Unvan, Diyarbakır

Diyarbakır'da Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Özgür Kadın Kongresi (KJA) Sur'da mahsur kaldığı söylenen yaklaşık 200 kişinin güvenli bir şekilde çıkması için bugün Diyarbakır Koşuyolu Parkı'ndan Sur'a düzenlemek istedikleri yürüyüşe polis müdahale etti.

'Sur'a bir ses sen de ver' çağrısıyla yapılan eylem Koşuyolu'nda parti temsilcilerinin basın açıklamalarıyla başladı.

Yapılan konuşmalardan sonra Ofis, Batıkent, Bağlar tarafına giden kalabalığa polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti.

Koşuyolu'nda engellenen yürüyüş sonrası olaylar Ofis semtinde ve Bağlar'da da devam etti.

Polisin yürüyüşe geçen gruba dağılmaları için anons yaptığı ancak bazı göstericilerin taş ve havai fişek attığı bildiriliyor.

Sur'un altı mahallesinde 2 Aralık'ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı devam ediyor.

Kaynak, Hatice Kamer

Olayların devam ettiği saatlerde, Bağlar Mevlana Halit Mahallesi'nde 21 yaşında bir gencin öldürüldüğü haberi geldi.

Valilik: Ölüm hırsızlık vakasıyla ilgili

Ancak Diyarbakır Valiliği, ölen kişinin 'hırsızlık vakası'yla ilgili bir olay yüzünden başka bir şahıs tarafından öldürüldüğünü duyurdu.

Valilik açıklamasında, "Görgü tanıklarının beyanlarına göre failin babası ile ikamet ettiği ve söz konusu adrese maktulün üç defa hırsızlık amaçlı girdiği bilgisi edinilmiştir. Şahsın bu konuda duyduğu öfke nedeniyle faili kovalamaca sonunda vurduğu anlaşılmıştır" dendi.

Yaralı halde hastaneye kaldırılan gençle ilgili Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Cengiz Günay, "gencin başının ön kısmından kurşun girdiğini, ancak başında çıkış deliği" olmadığını söyledi.

Gencin cenazesinin otopsi için Diyarbakır Araştırma Hastanesi'ne gönderildiği bildirildi.

Baluken: Darbe mantığından vazgeçilmeli

Yürüyüş öncesi HDP Grup Sözcüsü İdris Baluken ve DBP Eş Başkanı Kamuran Yüksek konuşma yaptı.

Kaynak, AFP

Baluken, 'AKP'nin Kürt halkının direnişini kırmak adına Sur'dan Cizre'ye, Azez'e, Giresipî'ye çete olarak adlandırdıkları radikal örgütlerle işbirliği yaptığını' iddia ederek şöyle devam etti.

Hükümetin çözüm sürecine dönmek gibi bir niyeti varsa bunun için "darbe mantığından vazgeçip, Dolmabahçe Mütabakatı'na dönülmesini, Öcalan'ın müzakere şartlarının oluşturulması gerektiğini" söyleyen Baluken, savaş ahlakını ve hukukunu hiçe sayarak hiçbir sonuç alınamayacağını ifade etti.

DBP: Sur'dakilerin çıplak şekilde çıkmasını istiyorlar

Kaynak, Hatice Kamer

DBP Eş Genel başkanı Kamuran Yüksek de AKP'nin "Cizre'deki gençlerin sağ çıkmasını istemediği için onları diri diri yaktığını" söyledi. Yüksek devletin Kürt Halkıyla bağını kopardığını, ilişkilerini bitirdiğini savundu ve şu ifadeleri kullandı:

"Cizre şunu göstermiş, onusuzluk ve ölüm arasındaki tercihre onurunu tercih etmiştir. Daha dün Mehmet Yavuzel ve Rohat Aktaş'u Suruç'ta toprağa verdik. Arkadaşlarımızdan geriye yanmış bir avuç kemik kalmıştı. Bunu unutmayacağız. Şimdi Sur'daki 200 insan için toplandık. Eğer Kürt halkıyla aynı açtı altında yaşamak istiyorsanız, derhal ablukayı ve yasağı kaldırın, onları kurtaralım."

Kamuran Yüksek, Sur'daki mahsur kalan insanların çıplak bir şekilde askeri koridordan geçerek çıkmalarının istendiğini şu sözlerle öne sürdü: "Kadın, erkek çocuk çıplak çıkmalarını istiyorlar. Bu açıkça onursuzluk dayatmasıdır. Dün iki kişi çıkmaya çalışmış ama onları vurmuşlar Durumları ağır. Çıplak bir şekilde koridordan birer metre arayla çıkmaları istenmiş."

Surda açılan koridordan çıkan olmadı

Kaynak, Hatice Kamer

Diğer yandan, Diyarbakır Valiliği, Sur'daki sivillerin çıkması için dün son defa güvenlik koridoru açtı ancak Sur'dan çıkan olmadı.

Valilik açıklamasında 17 Şubat'tan beri 6 kez bir buçuk saatlik güvenlik koridoru oluşturulduğu belirtildi.

Açıklamada, "Operasyon bölgesinden çıkmak isteyen vatandaşlarımızı karşılamak üzere 2 Vali Yardımcısı başkanlığında iki ayrı noktada iki heyet görevlendirilmiş ayrıca bölgede 112 Ambulansları ve diğer görevliler hazır bulundurulmuş olmasına rağmen söz konusu bölgeden çıkan vatandaş olmamıştır" dendi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu da Bingöl'de yaptığı konuşmada çözüm süreci için 'sorumluluk ve risk aldıklarını' söyledi. Davutoğlu, "2013 Mart'ında silahları terk edeceğiz, sözünü verdikten sonra 2015'te ve şimdi 2016'da şehirlerimizi, ilçelerimizi silah deposu haline getirmeye çalışanlar çözüm sürecini durduranlar da bitirenler de onlardır. Bütün vebal onların omuzlarındadır" diye konuştu.