Bosna'nın ağır mirası: Cezasız kalan tecavüzler

    • Yazan, Stuart Hughes
    • Unvan, BBC News

Ülkeye adını veren Bosna Nehri, Zenika şehrini kuzey yönünden akarak ikiye bölüyor.

Nehrin kıyısında yer alan dev alüminyum fabrikalarının birbiri üstüne yığılmış bacalarından çıkan kalın siyah duman etraftaki vadiye yayılıyor.

Leyla, bir kadın sığınağının fabrikalara bakan bahçesinde oturmuş, gençken yaşadığı vahşeti anlatıyor. “Savaş başladığında 14 yaşındaydım ve büyükannemle yaşıyordum” diyor.

“Alıkondum ve bir cezaevi kampında 3 yıl geçirdim. El işi yapmaya zorlanıyorduk. Daha sonra 3 kadınla beraber tüm diğer mahpuslardan ayrıldık ve bir eve götürüldük.”

“Askerler içiyorlardı. Onlara köleler gibi hizmet etmek zorundaydık ve bize tecavüz ediyorlardı.”

Bosna Savaşı sırasında cinsel şiddete maruz kaldığı tahmin edilen kadın sayısı 20 bin ile 50 bin arasında değişiyor.

Gerçek sayı asla bilinemeyecek, özellikle de kadınların birçoğu konuşurlarsa toplum tarafından damgalanmaktan korktukları için sessiz kalmayı seçerken.

Zamanın silindiri Bosna Savaşı üzerinden geçerken, Barış ve Özgürlük için Uluslararası Kadınlar Birliği’nden Nela Porobic’e göre bazı kadınlar için yaşadıklarına dair konuşmak eskisinden daha da zor hale geliyor.

Porobic, “Cinsel şiddet mağdurlarıyla ve onlarla çalışan profesyonellerle yaptığımız çalışmaların sonunda görüyoruz ki, cinsel şiddet hakkında 20 yıl geçtikten sonra, şu anda konuşmak, savaş sürerken ve de yaşananların hemen ardından konuşmaktan daha zor” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Kadınlar toplumun yorgun olduğunu, neler olduğunu duymak istemediğini, artık yollarına devam etmek istediğini hissediyor – ama onlar yollarına devam edemiyor.”

Kaynak, AFP

Travmalar hiyerarşisi

Araştırmacılar, Bosna’daki savaşın bir “travmalar hiyerarşisi” yarattığını söylüyor.

1992 -1995 yılları arasında işlenen onca suçtan sonra, bazıları için cinsel şiddet; etnik temizlik ya da işkenceden daha az kötü.

Adalet arayanlar içinse engeller çok büyük.

Mahkemeler birikmiş 1,300 kadar savaş suçu dosyasını temizlemeye çalışıyor. Sadece en ciddi olarak görülen ya da yüksek rütbeli askerleri içeren dosyalarla devlet nezdinde ilgileniliyor ve tanıklara isimleri gizlenerek koruma sağlanıyor.

Düşük rütbeli askerler tarafından tecavüze uğramış kadınlarla ilgili dosyalar genelde tanık koruma programı olmayan ve kurbanların saldırganın önünde delil sunmasının istendiği alt düzey bölgesel mahkemelere sevk ediliyor.

Şimdiye kadar Bosna Savaşı sırasında işlenen cinsel suçlarla ilgili yürütülen soruşturma sayısı 70’ten az.

Medica Zenica isimli kadınlarla ilgili örgütten Sabiha Husic “Cinsel şiddetten kurtulanlar hiç kimsenin onlara neler olduğuna inanmadığını hissediyor” diyor ve şunları anlatıyor:

“Kurtulanların büyük kısmı eğer olanları kanıtlamak için delil vermeleri gerekirse yasal süreci başlatmak istemediklerini söylüyor.”

“Onları desteklemeye cesaretlendirmeye çalışıyoruz fakat bazen mahkemeye çıkmaları istendiğinde, bu çok stresli ve travmatik oluyor.”

“Sadece bir kabuk”

Bosna Savaşı sırasında erkekler de bir aşağılama aracı olarak tecavüze uğradı.

Bosna ordusundan eski bir asker olan Zihnija, neler yaşadığını anlatırken gözle görülür bir şekilde titriyor.

“Askeri polis beni bir bodrum kata götürdü ve kendimi kaybedene kadar dövdü” diyor ve devam ediyor: “Uyandığımda, bir tanesi bir kürek aldı, pantolonumu yırttı ve küreği içime soktu. Ve beni yere fırlattılar. Muhtemelen kan kaybından öleceğimi düşündüler.”

“Bir kol bir bacak kaybettiğinizde bu görülebilir bir şey – ama ruhunuz yaralandığında bu görünmüyor. Kaya gibi görünebilirim, ama aslında sadece bir erkeğin kabuğuyum, sadece bir kabuk.

Çatışma sırasında cinsel şiddet konusu Haziran ayında İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ve Hollywood yıldızı ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği özel temsilcisi Angelina Jolie’nin başkanlık edeceği bir konferansta Londra’da ele alınacak.

İkili, Hague iki yıl önce Jolie’nin Bosna Savaşı’yla ilgili çektiği “The Land of Blood and Honey” isimli filmini izlediğinden beri konuyla ilgili olarak beraber çalışıyor.

Geçen hafta birlikte Bosna’ya gittiler ve Londra zirvesini savaş tecavüzlerini araştırmak ve belgelemek için yeni bir rehber oluşturmak ve tecavüzden kurtulanları desteği artırmak için bir fırsat olarak kullanmaya söz verdiler.

Tecavüzcüler hâlâ serbest

Her ne kadar delillerin daha iyi toplanması gelecekteki çatışmalarda daha çok soruşturma açılmasını sağlayabilecekse de, bazıları için bu konudaki herhangi bir gelişme için artık çok geç.

“Bana tecavüz eden adamlar hala serbest,” diyor kurtulanlardan Edina.

“Bazılarını sosyal medyadan buldum. Serbestçe dolaşıyorlar. Facebook’ta profilleri var,” diyor. “Bosna hükümetine kızgınım çünkü bu suçu işleyenlerin yakalanması ve kovuşturulması için gereken süreç çok yavaş. 20 yıldan sonra, bir sürü kurban hayatını kaybetti.”

“Adaletin yerini bulduğunu görecek kadar uzun yaşamadılar.”