Uludere'de saldırı onayı Genelkurmay Başkanı'ndan

- Yazan, Rengin Arslan
- Unvan, İstanbul
Askeri savcılık 34 kişinin hayatını kaybettiği Roboski olayı ile ilgili takipsizlik kararı verdi.
Böylece Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 28 Aralık 2011’de Irak-Türkiye sınırına savaş uçaklarıyla düzenlediği hava operasyonunda askeri personelin kusuru olmadığı yönünde karar verilmiş oldu.
Savcılığın takipsizlik kararına göre, Roboski'de "terörist oldukları sanılan köylülere hava saldırısı düzenleme emrinin'' Genelkurmay Başkanı tarafından verildiği anlaşılıyor.
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın kararında “TSK personelinin bahsi geçen TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdiklerini, görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığını” açıklamasına yer veriliyor.
Kararda atıf yapılan TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları ise 17 Ekim 2010’da bir yıl daha uzatılan ve TSK’ya Irak’ın kuzeyine operasyon yetkisi tanıyan karar.
“Kaçınılamayacak hata”
Askeri savcılığının takipsizlik kararının ayrıntılarında üç aşama ile karar inşa edilmiş. Birincisi, TSK’nın sınır ötesine operasyon yapma yetkisi; ikincisi hava operasyonuyla vurulan kişilerin “terörist’” olarak tespit edilmesinde bir kusur olup olmadığının değerlendirilmesi; üçüncüsü ise, bu tespitteki hataya rağmen personelin kusurlu bulunup bulunmayacağı.
Savcılık, hava operasyonu kararı için onayın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel tarafından saat 20.00’de verildiği ve bunun üzerine operasyon hazırlığının başladığı belirtiyor.
Karar metninde ayrıca, grubun “terörist” olarak değerlendirilmesinin nedenleri aktarılıyor. Bunun için metinde “Bölücü Terör Örgütü” olarak geçen PKK’nın, Eylül 2011’den itibaren bölgedeki faaliyetleri ve TSK’nın yaptığı operasyonlar ve bunların yanı sıra edindiği istihbarat sıralanıyor.
Bir başka detay da Genelkurmay Başkanlığı’nın 34 sivilin bombalandığı günden bir gün önce gönderdiği belirtilen uyarı. Karar metninde bu bilgi şöyle aktarılıyor: “Tespit edilen istihbarat bilgileri kapsamında Genelkurmay Başkanlığı tarafından en son 28.12.2011 günü saat 14.00’te Şırnak ve civarındaki birliklerin, terörist bir saldırıya karşı mesajla uyarıldığı tespit edilmiştir.”
Karara dayanak olarak aktarılan bir başka değerlendirme ise, olayın gerçekleştiği bölgenin “fiilen BTÖ kontrolünde olması nedeniyle kaçakçılık faaliyetlerinin terör örgütünün bilgi ve izni dışında yapılmasının mümkün olmaması.”
Bu argümanlarla birlikte savcılık “İHA ile takip edilen ve sonradan kaçakçı olduğu anlaşılan grubun ‘BTÖ mensupları’ olarak değerlendirme yaparken kaçınılamayacak bir hataya düştükleri sonucuna ulaşılmıştır” diyor.
Encü: “Hak ve adalet ayaklar altında”
Olayda yakınlarını kaybedenlerden biri olan Ferhat Encü kararı BBC Türkçe’ye değerlendirdi. Encü, “Böyle bir karar bekliyordum ama çok üzüldüm. İnsanlık tarihine, Türkiye tarihine bir kara leke olarak geçecektir. Hak ve adaletin ayaklar altına alınma durumudur bu” dedi.
Encü ayrıca TBMM’de kurulan İnsan Hakları Alt Komisyonu’nun geçen sene yayımladığı raporun, bu kararın işareti olduğunu söyledi.
Geçen yıl 22 Mart'ta yayımlanan raporda, 34 kişinin öldürülmesiyle ilgili olarak“kasıt yok”denmişti.
Davanın avukatlarından ve Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi ise bu kararın ardından hukuki sürecin bitmediğini vurguluyor. Askeri savcılığın verdiği kararın “itiraza tabi” olduğunu belirtiyor.
Elçi, “Genelkurmay Askeri Mahkemesi nezdinde itirazda bulunacağız ve buradan çıkacak karara göre Anayasa Mahkemesi yolu açılmış olur.” dedi.
Askeri savcılığın kararı beş askeri personeli kapsıyor.
28 Aralık 2011 günü akşam 9.30 civarı gerçekleşen bombardımanda Türk savaş uçakları, Irak'tan katır sırtında kaçak mazot, çay ve şeker getiren bir grup köylüyü vurmuştu.
Olayda Ortasu (Kürtçe ismi Roboski) ile Gülyazı (Kürtçe ismi Bujeh) adlı iki köyden 17'si çocuk 34 kişi yaşamını yitirmiş, 4 kişi ise sağ kurtulmuştu.








