Boğaziçi Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları ve Atatürkçü Düşünce kulüpleri eylemleri neden eleştiriyor?

Kaynak, EPA
Boğaziçi Üniversitesi'ndeki öğrenci ve akademisyenlerin, Prof. Dr. Melih Bulu'nun üniversiteye rektör atanmasına karşı eylemleri sürerken okuldaki bazı kulüpler ise eylemleri eleştiriyor.
Boğaziçi İslam Araştırmaları Kulübü (BİSAK) ve Boğaziçi Atatürkçü Düşünce Kulübü (ADK) eylemlere çeşitli gerekçelerle eleştiriler yöneltiyor.
Bu iki kulüp de Ocak ayında atamayı eleştiren açıklamalar yapmış olmakla birlikte mevcut eylemlerle aralarına mesafe koymuş durumda.
İslam Araştırmaları Kulübü'nden Kabe görselli eser eleştirisi
Atama kararının ardından Boğaziçi İslam Araştırmaları Kulübü, 5 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "bu atamayı doğru bulmadığını" belirtti.
"Meselenin şahıslardan ziyade usul açısından alınması gerektiği" savunulan açıklamada, "Bu atamanın hangi kriterlere göre yapıldığı bizler için tam bir muammadır" ifadesi kullanıldı.
Kulüp açıklamasında, "atama kararının üniversitede politik ve ideolojik bir çatışma ortamı arayanlar ile bu atamayı fırsat görüp kendi dünya görüşünü dayatmak isteyenler tarafından kullanılmasının kimseye fayda sağlamayacağını da" kaydetti.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu
BİSAK, bundan yaklaşık üç hafta sonra, 29 Ocak'ta ise sosyal medya hesaplarından üniversitedeki eylemler kapsamında düzenlenen sergiyle ilgili bir açıklama yaptı.
Açıklamada, sergide Kabe görselli eser eleştirildi ve "Bu ahlaksızlığın sanat kisvesi altında meşrulaştırılması ve üstüne üstlük hadsizce savunulmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz" denildi.
Kulüp, "BİSAK olarak üniversitemiz dahilinde İslami değerlerimizin fütursuzca alaya alınmasına asla müsaade etmeyeceğiz" ifadesini de kullandı.
Bu arada bazı sosyal medya kullanıcıları, BİSAK'ın Adalet ve Kalkınma Partisi ile ilişkili olduğunu öne sürdü. BİSAK'ın açıklamasının sonunda ise "kulübün güncel siyasi tartışmaların içine çekilmeye çalışıldığı ancak hiçbir siyasi parti, vakıf ve derneğin uzantısı olmadığı" savunuldu.
'Fişleme' iddiası
Sergiyle ilgili tartışmalar derinleşirken aynı gün, dört Boğaziçi öğrencisi gözaltına alındı ve ikisi tutuklandı.
BBC Türkçe'nin edindiği bilgiye göre bunun ardından Boğaziçi Üniversitelilerin Facebook'taki BUDDY isimli kapalı grubunda ve bazı Whatsapp sınıf gruplarında BİSAK'ın tutumuyla ilgili tartışmalar yaşandı.
BİSAK, 31 Ocak'ta Twitter'da yaptığı açıklamada üyelerinin "fişlendiğini" öne sürdü:
"Son günlerde mesnetsiz iddialar yönelterek üyelerimize ve arkadaşlarımıza karşı fişleme kampanyası başlatılmıştır. İftira atılarak insanların kariyerlerinin karartılmaya çalışılması asla kabul edilemez. Fişlemeye, karalamaya ve hakarete uğrayan arkadaşlarımızın yanındayız."
Bu kurumsal açıklama dışında bazı BİSAK üyeleri de sosyal medya hesaplarında, bazı gruplarda bir listenin yayımlanıp, "fişlendiklerini" iddia etti.
BBC Türkçe hem eylemlerle ilgili görüşlerini hem de "fişleme" iddialarını sormak üzere BİSAK'a söyleşi talebinde bulundu ancak henüz bir yanıt alamadı.
Bu arada yaşananları protesto etmek için 1 Şubat'ta önce üniversitenin Güney Kampüsü'nün kapısında sonra da kampüs içinde yapılan eylemlere, 2 Şubat'ta ise Kadıköy'de düzenlenen gösteriye polis müdahale etti.
Yine 2 Şubat'ta Cumhurbaşkanlığı iletişim Başkanı Fahrettin Altun, üniversitedeki LGBTİ aday kulübünün kapatıldığını açıkladı.

Kaynak, Facebook / ADK
ADK'den 'Terör iltisaklı gruplar eylemlere katılıyor' iddiası
Halihazırdaki eylemleri eleştiren bir diğer kulüp olan Boğaziçi ADK de 6 Ocak'ta yaptığı açıklamada atamaya karşı çıktı ve "öğrencilerin bu atamayı eleştirmesinin ve bunu eylemle ortaya koymasının doğal ve anayasal bir hak olduğunu" belirtti.
Bununla birlikte açıklamada, "Haklı tepkiyi doğal mecrasından çıkaran ve polisimizle çatışma kastıyla hareket eden gruplar olduğu" denildi.
Kulüp bir sonraki açıklamasını yaklaşık bir ay sonra, 4 Şubat'ta yaptı ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Boğaziçi'nde yaşananlarla ilgili yaptığı açıklamayı kınadı.
Açıklamada, "ABD emperyalistlerine sesleniyoruz: Üniversitemize burnunuzu sokmayın" ifadesi yer aldı.
İçerik bulunamadı
Daha fazlası için FacebookBBC, link verilen internet sitelerinin içeriğinden sorumlu değildir.Facebook paylaşımının sonu, 1
6 Şubat'ta, Boğaziçi Dayanışması imzasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben bir açık mektup yayımlandı.
Ayrıntılı metinde, "Siz padişah değilsiniz biz de tebaanız değiliz" ifadesi yer aldı.
ADK, 9 Şubat'ta yaptığı bir diğer açıklamada ise bu metni eleştirdi.
BBC Türkçe'ye konuşan Boğaziçi ADK Başkanı Gökalp Erbaş, rektörün üniversite tarafından seçilmesi talebini savunmaya devam ettiklerini, eylemlerle ilgili eleştirilerininse bazı grupların eylemlere katılması olduğunu söylüyor:
"Bizim eleştirimiz, terör iltisaklı grupların okul içinde küçük bir azınlıkla da beraber olarak öğrencinin sırtından siyaset gütmek için eylemlerin içine katılması. Ne yazık ki bir aydan beridir de bu gruplar öğrencinin içinde olduğu için öğrencinin gözünde bir çeşit meşruiyet kazandı.
"Öğrenci bunu içinden atamıyor, içinden atamayınca da ortaya Boğaziçi Dayanışması'nın metni gibi durumlar çıkıyor. Rektörlük atamasıyla ilgili hiç alakası olmayan 'Osman Kavala, Roboski katliamı, Selahattin Demirtaş niye içeride?' gibi söylemler ortaya çıkıyor. Bu söylemler hem bizim haklı mücadelemize zarar veriyor hem de öğrencinin ve kamuoyunun kafasını karıştırıyor."
İçerik bulunamadı
Daha fazlası için FacebookBBC, link verilen internet sitelerinin içeriğinden sorumlu değildir.Facebook paylaşımının sonu, 2
Erbaş BBC Türkçe'nin, "Son eylemlerde gözaltına alınan Boğaziçi öğrencilerine, çıkarıldıkları mahkemeler terörle ilgili suçlardan ceza vermedi. Siz terör iltisaklı suçlamasını hangi kanıta dayandırıyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı veriyor:
"Hem bizim etkinliklerimize yönelik tavrından hem de kampüsteki kendi etkinliklerindeki söylemlerinden. İçişleri Bakanlığı da aslında bu tür insanların konuşmalarından, gidip gelmelerinden, sosyal medya paylaşımlarından bu iltisakları çıkarıyor, biz de bunları çıkarıyoruz. Tamamen açık bir şekilde bir kanıt olsa zaten bu insanlar şu anda konuşmuyor olup belki de tutuklanmış olurlardı."
- Boğaziçi akademisyenleri: İki yeni fakülte kararıyla akademik özerklik bir kez daha ihlal edildi
- Öğrenci Beyza Buldağ, Boğaziçi eylemlerine yönelik Twitter paylaşımları gerekçesiyle tutuklandı
- Kadıköy'de Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atanmasını protesto edenlerin eylemlerine katılan 4 kişi daha tutuklandı
- Boğaziçi Üniversitesi'ne iki yeni fakülte kurulmasıyla ilgili kim, ne dedi?
'Burada hem milli hem dini hassasiyetleri olan insanlar var'
Erbaş, Kabe görselli eserin de bir provokasyon olduğu görüşünde:
"Sonuçta Boğaziçi Üniversitesi komple ateist bir üniversite değil. Burada hem milli hem dini hassasiyetleri olan insanlar var. Bu tür söylemler kullanırsanız, bu tür resimlerle provokasyon yaparsanız hem kamuoyunda bu öğrencilerin isimlerini lekelemiş olursunuz hem de mücadeleye zarar vermiş olursunuz."
"Boğaziçililer arasında yapılan anketlerde de çıktığı üzere öğrencilerin büyük oranda, eylemlerde HDP'nin ismi geçmesini istemediğini ve eylemlerin kampüs içinde yapılmasını istediğini" belirten Erbaş, kendilerinin "sürdürülebilir, barışçıl, medeni eylemleri" savunduklarını söylüyor.
Erbaş, sosyal medyada BİSAK için AKP, ADK için de Vatan Partisi'yle ilişkili olduğu yönündeki iddiaların ise doğruyu yansıtmadığını savunuyor:
"Karşı zemini yok etmek için, 'O kulüpler paravan olarak kullanılıyormuş' gibi bir şey yaratmaya çalışıyorlar. Öyle bir durum yok. Tabii ki herkesin bir siyasi görüşü var. Yelken Kulübü Başkanı'nın da belki desteklediği bir siyasi parti vardır. Ben BİSAK'ta da öyle bir şey görmedim. Biz ADK olarak da Boğaziçi Üniversitesi'nin kulübüyüz. Bütün eylememiz, amacımız da bu üniversiteyle sınırlı."













