BBC'nin 2020 yılı 100 Kadın listesi: 35 yaşındaki Finlandiya Başbakanı Sanna Marin

Dünyanın gözü, Finlandiya'da sadece kadınlardan oluşan koalisyon hükümetinin başındaki Başbakan Sanna Marin'in üzerinde.

Gelecek ay, bir yılını geride bırakacak olan hükümet, koronavirüs salgını sürecinde sakin ve kararlı tavırlarıyla övgü aldı. Ancak azınlık grupları alışılmışın dışında bir geçmişe sahip Marin'in, ülkede geri kalmış yasaların güncellenmesini sağlayıp sağlayamayacağı sorusunu soruyor.

Marin, hükümetinin önemli icraatlarından biri olan Eşitlik Programı ile ilgili bir toplantıya başkanlık edecek. Balayından yeni dönmüş.

Sanna Marin 16 yıllık partneri ve çocuğunun babası, eski futbolcu Markus Raikkonen ile Ağustos'ta evlendi. Instagram hesabından gelinlikli fotoğrafını paylaştı. Daha önce de kızı Emma'yı emzirirken gösteren bir fotoğrafını paylaşmıştı.

Gazeteciler toplanmış. Özel yaşamı ile ilgili sorular soracaklar belki. Sorulara önceden hazırlık yapmadığını ve elinden geldiğince dürüstçe yanıtlamaya çalıştığını belirten Marin, "Hayır, sorunlarla ilgili bilgi almak istiyorlar" diyor ve ekıliyor:

"Belki toplantı sonrasında sorarlar diğer soruları."

Haklı çıkıyor. Fin medyası gündemdeki konularla ilgili soruyor. Dört saat sonra toplantı sona erdiğinde yeniden gazetecilere konuşuyor. Toplantıdan en son ayrılan siyasetçi o.

Sanna Marin'in sosyal medyada viral olan ilk fotoğrafı Aralık 2019'da başbakan olarak görevinin ilk gününde çekilmişti. Finlandiya'nın 34 yaşındaki en genç başbakanı, tümüyle kadınlardan oluşan, beş partili ortanın solu koalisyon hükümetini yönetecekti. Kabinede kendisinden büyük sadece bir kişi vardı.

Genç kuşakları temsil ettiğini ve uluslararası medyanın ilgisini memnuniyetle karşıladığını belirten Marin, dünyaya, "Finlerin kim olduğunu göstermek için" bir fırsat yakaladıklarını söylüyordu.

Dönemin gazeteleri şöyle başlıklar atmıştı:

  • "Finlandiya'da feminizm olgunlaşıyor"
  • "Kadınların yönetimi: Beklediğimiz şey buydu"

Ama kadınları sauna içinde toplanmış karar almaya çalışırken gösteren cinsiyetçi göndermelerde bulunanlar da vardı.

Böyle bir koalisyon için sahne birçok bakımdan zaten hazırdı. Feminist ütopya ülkesi olacaksa burası ancak Finlandiya olabilirdi.

Dünyada kadınlara tam oy hakkı ve parlamenter hakları tanıyan ilk ülke 1906'da Finlandiya oldu. Birçok Batılı ülkede, bu hak çok daha sonra, Birinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle kazanılacaktı.

1907'de parlamentoya 19 kadın milletvekili seçildi. Finlandiya 2000'de ilk kadın cumhurbaşkanı Tarja Halonen'i, 2003'te ilk kadın başbakan Anneli Jaatteenmaki'yi seçti.

2019 sonunda ise Marin ülkenin üçüncü kadın başbakanı, aynı zamanda dünyanın en genç lideri oldu. Onu nasıl bir sürecin beklediğini o gün kimse bilemezdi.

Sanna Marin, BBC'nin 2020 yılının en ilham verici ve en etkili kadınları listesinde yer alıyor.

Koronavirüs salgını: Halka net mesaj vermek

Seçildikten üç ay sonra, 11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 salgınını ilan etti. Marin hükümeti ise hazırlıklıydı. 16 Mart'ta Finlandiya sokağa çıkma kısıtlamalarını başlatmış ve en son İkinci Dünya Savaşı döneminde kullanılan olağanüstü hal yasalarını gündeme getirmişti. Bu yasa ile hükümete ücretleri düzenleme ve zorunlu istihdam talep etme yetkisi verildi. Bu adım medyada eleştirilse de kamuoyunun desteğini aldı.

Marin ve dört üst düzey kabine yetkilisi haftalık koronavirüs bilgilendirme toplantılarına başkanlık etti, yurttaşlardan ve medyadan gelen soruları yanıtladı. Bir toplantı ise sadece çocukların sorularına ayrıldı.

Finlandiya halkına açık ve net bir mesaj veriliyordu: Mümkünse evde kalın. Hafif belirti gösteriyorsanız test yaptırın.

Ayrıca laboratuvarlar, doktorlar ve klinikler arasında koordinasyon sağlamak üzere düzenli online toplantılar yapıldı.

Marin Tayvan, Almanya ve Yeni Zelanda liderleri ile aynı kategoride değerlendiriliyor; kadın liderlerin krizleri daha iyi yönettiğine dair iddialar gündeme geliyordu.

Marin ise BBC'ye verdiği mülakatta, "Erkeklerin lider olduğu bazı ülkeler de süreci iyi yönetti. Bunun cinsiyet sorunu olduğunu sanmıyorum. İyi yöneten ülkelerin çıkardığı dersler üzerine yoğunlaşmalıyız" diyordu.

Güvene dayalı toplum

5,5 milyon nüfusa sahip Finlandiya'da Covid-19 kaynaklı 370 can kaybı oldu. Yani bir milyon nüfus başına 60 ölüm vakası. İngiltere'de bu oran 10 kat daha fazla.

"Mevcut bilgiyi kullanmak için bilim insanlarını dinlemek ve belirsizlik anlarında cesur kararlar almak önemli" diyor Marin ve devam ediyor:

"Güvene dayalı bir topluma sahibiz. İnsanlar hükümete güveniyor, demokratik düzene güven duyuyor."

Olağanüstü Hal yasaları planlanandan önce kaldırıldı. Ama hükümet haziranda başka bir sorunla karşılaştı. Koalisyon ortağı Merkez Parti'den başbakan yardımcısı Katri Kulmuni, kişisel harcamalarla ilgili bir skandaldan dolayı istifa etti.

Eylülde onun yerine başka bir kadın, Annika Saarikko geldi. Dışarıdan bakınca hükümet birlik halinde görülse de anlaşmazlıklar vardı.

Sol İttifak lideri ve Eğitim Bakanı Li Andersson, gerginlik yaşandıkça kapalı kapılar ardında tavizler vermek gerektiğini söylüyor. Andersson, "Bazıları, kadın olduğunuz için belli politikalar uygulanacağını ya da anlaşmanın daha kolay olduğunu varsayıyor. Ama öyle olmayabiliyor" diyor.

'Ortalama bir öğrenci'

Sanna Marin, "Politikacılar ve politika bana çok uzak geliyordu. Yaşadığım yerden tümüyle farklı bir dünya" diye anlatıyor.

2016'da kaleme aldığı bir blog yazısında, "Diğer Finler gibi benim ailemin de acıklı hikayeleri var" diye yazmıştı.

Finlandiya'nın güneydoğusunda Pirkkala bölgesinde annesi ve annesinin kız arkadaşı tarafından yetiştirildi. "Gökkuşağı aile" diyor buna, ama sürekli maddi zorluklar içinde olan bir aile.

Sanna Marin genç yaştan itibaren çeşitli mağaza ve dükkanlarda çalışmış. Lise öğretmeni onun için "ortalama bir öğrenci" diyor, ama notlarını yükseltmek için ekstra ev ödevleri talep ettiğini söylüyor.

20'li yaşlarında daha politik düşünmeye, sadece kendi durumunu değil, diğer insanların da yaşam koşullarını değiştirmenin mümkün olduğunu düşünmeye başlamış.

Eşitlik Planı'nın ardında da bu düşünce yatıyor. Çocuk bakımının ebeveynler arasında eşit bölüşümü, ev içi şiddetin önlenmesi, kadın ve erkekler arasındaki ücret eşitsizliğinin giderilmesi, yoksul ve göçmen aile çocuklarının eğitiminin güçlendirilmesi gibi hedefler gözetiliyor.

'Herkesin kendi kimliğini belirleme hakkı olmalı'

Trans Yasası ile de bireylerin toplumsal cinsiyet bildiriminin kolaylaştırılması öngörülüyor.

"Herkesin kendi kimliğini belirleme hakkı olmalı" diyor Marin.

Peki trans kadınları kadın olarak görüyor mu?

"İnsanlara kimlik belirlemek benim işim değil. Kendileri yapar bunu, bana düşmez" diyor.

Marin'in koronavirüs salgını karşısında izlediği yöntemler onun kamuoyu nezdinde yüzde 85 oranında onay görmesini sağladı.

Ancak onu eleştirenler de yok değil. Dünyada Siyah Hayatlar Değerlidir protestoları sürerken bazı siyah Finler sosyal medya paylaşımlarında, Eşitlik Planı'nın birçok eşitsizliğe yanıt verirken, eşitsizlikten en fazla zarar görenlerin siyahlar ve diğer etnik azınlıklar olduğu gerçeğini göz ardı ettiği eleştirisi getirdi.

Avrupa Konseyi 2019 raporunda, Finlandiya'da Afrika kökenlilerin yüzde 63'ünün düzenli bir şekilde ırkçı tacizlere maruz kaldığını ve bunun Avrupa'daki en yüksek oran olduğunu vurguluyordu.

Bugün parlamentoda sadece bir siyah kadın milletvekili bulunuyor.

Koalisyonun yeşil ortağı Maria Ohisalo, kamu yaşamında çeşitliliğin güçlendirilmesi için hükümetin daha fazla adım atması gerektiğini kabul ediyor.

Ohisalo, "Beş eğitimli beyaz kadın nihayetinde çok da temsil edici değil. Eşitliğe bakarsak henüz görünmüyor" diyor.

Sanna Marin ise insanların geçmişlerinin yaşamlarındaki fırsatları etkilememesi gerektiğini, bunu düzeltmenin ise sadece kendisinin değil, tüm Finlandiyalıların işi olduğunu, Eşitlik Programı'nın azınlıkların durumunu geliştireceğini söylüyor.

"Programı nasıl hayata geçireceğimize odaklanmalıyız. Başbakan olarak görevim bu" diyor.