Orta Doğu Lübnan merkezli yeni bir savaşa doğru mu ilerliyor?
Geçen haftasonu Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin Suudi Arabistan'a giderek beklenmedik şekilde istifasını açıklaması ardından bölgede gerginlik artıyor.
Son olarak ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, bölge ülkelere Lübnan üzerinden vekalet savaşı vermemeleri uyarısında bulundu.
Tillerson "Lübnan'da meşru yönetim ve silahlı kuvvetler dışında hiçbir dış gücün, milisin ya da silahlı örgütün meşru yeri ya da rolü yoktur. ABD Lübnan'ın ve tüm siyasi kurumlarının bağımsızlık ve egemenliğini güçlü şekilde destekliyor" açıklaması yaptı.
Lübnan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki çekişmenin sahnesi olma riskini taşıyor.
İran ve Lübnan'daki Şii Hizbullah, Suudileri Hariri'yi alıkoyarak istifaya zorlamakla suçluyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn da, Suudi Arabistan'dan Hariri'nin Lübnan'a dönmemesiyle ilgili açıklama istedi.
Saad Hariri'nin 4 Kasım günü Suudi Arabistan'da bulunduğu sırada, hayatından endişe ettiği için Lübnan başbakanlığı görevinden istifa ettiğini açıklaması ardından, politikacının Riyad'da ev hapsinde tutulduğu söylentileri yaygınlaşmıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, Hariri'nin serbest olduğuna dair güvence aldığını da açıkladı ve Hariri'yi ülkesine geri dönmeye çağırdı.
Son bir haftadır zirveye ulaşan gerginlikte son olarak Suudi Arabistan, Kuveyt ve Bahreyn, vatandaşlarının derhal Lübnan'dan ayrılmalarını ve bu ülkeye seyahat etmemelerini istedi.
Saad Hariri, Suudi Arabistan'dan canlı yayımlanan konuşmasında, bir suikast planı nedeniyle istifa ettiğini söylemişti. Hariri ayrıca, Hizbullah'ı suçlamıştı.
Hariri'nin babası eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri de 2005'te suikast sonucu öldürülmüştü.
Bu suikastla ilgili olarak birçok kesim Hizbullah'ı suçlamıştı.


