Trump, Amerikalı generallere seslendi: 'Sözlerimi beğenmeyenin rütbesi gider'

Kaynak, Andrew Harnik/Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi: 4 dk
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Eylül'de Amerikan ordusunun yüzlerce üst düzey komutanını Virginina'da bir askeri üste topladı.
Trump burada yaptığı konuşmada ordunun işleyişi ve küresel konular da dahil birçok konuda mesaj verdi.
ABD lideri, Salı günü etkinliğe gitmeden önce gazetecilere yaptığı açıklamada, hoşuna gitmeyen askeri liderleri anında görevden alacağını söyledi.
Sahneye çıktığında ise yaklaşık bir saat süren konuşmasına bir şakayla başladı ve "Eğer söylediklerimi beğenmezseniz odadan çıkabilirsiniz. Tabii, o zaman rütbeniz gider, geleceğiniz de" dedi.
Bunun ardından ABD'nin nükleer denizaltılarının gücünden bahsetti, aynı zamanda medyayı, eski Başkan Joe Biden'ı ve Venezuela'yı sert sözlerle hedef aldı.
Trump, "Birlikte savaşçı ruhunu yeniden uyandırıyoruz. Bu, bu ülkeyi inşa eden ve kazandıran ruhtur" dedi.
Trump ayrıca ülkesinin içeriden bir "savaşla" karşı karşıya olduğunu, bunun hem suç hem de göçten kaynaklandığını savundu.
Trump, Demokratların yönettiği bazı şehirlerde Ulusal Muhafızların katıldığı operasyonlarda ordunun da rol alacağını belirterek, "Onları tek tek düzelteceğiz. Bu, bu salondaki bazı kişiler için büyük bir görev olacak. Bu da bir savaştır, içeriden gelen bir savaş" sözleriyle askerleri uyardı.
Trump ayrıca, sivil kargaşaları bastırmak için hızlı müdahale edebilecek bir askeri kuvvet kurulmasına dair bir emir imzaladığını açıkladı ve şunları söyledi:
"Çünkü bu içeriden gelen bir düşman ve kontrolden çıkmadan önce onunla başa çıkmak zorundayız."
Konuşmasının büyük bölümünde oldukça siyasi mesajlar veren Trump, böylelikle orduya hitap ederken iç politikadan uzak durmayı tercih eden önceki başkanların geleneğinden farklı bir imaj sergiledi.
Savunma Bakanı Pete Hegseth'in çizgisini yineleyen Trump, çeşitlilik girişimlerine karşı çıktığını da dile getirdi ve "Liyakat. Her şey liyakate dayalı. Hepiniz liyakate göre buradasınız" diye konuştu.
Dev bir Amerikan bayrağı, kürsü ve "Güç. Hizmet. Amerika." yazılı panoların önünde konuşan Trump, "Ben sizin yanınızdayım. Size destek oluyorum ve başkan olarak yüzde 100 arkanızdayım" dedi.
Bu ayın başında Trump, Savunma Bakanlığı'nın adını "Savaş Bakanlığı" olarak değiştiren bir başkanlık kararnamesi imzaladı.
Bu, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Pentagon'un çatışmaları önleme rolünü vurgulamak için bırakılan eski bir isimdi. İsim değişikliğinin yürürlüğe girmesi için Kongre'nin onayı gerekecek.
'Pentagon'da şişman general ve amiraller görmek kabul edilemez'
Toplantıda Trump'tan önce söz alan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth orduda görev yapacak askerlerin fiziksel yeterlilik testlerinde "en yüksek erkek standardını" karşılaması gerektiğini söyledi.
Bu durumun bazı kadınların orduda görev almasını engelleyebileceğini kabul etti.
"Standartlar tek tip, cinsiyetten bağımsız ve yüksek olmalıdır" diyen Hegseth, konuşmasında Pentagon'daki "savaşçı karakter" vizyonunu yineledi.
Hegseth, Amerikan askerleri için fit kalmanın, saçları kısa tutmanın ve sakal tıraşı olmanın yeni kurallar olacağını söyledi ve şöyle devam etti:
"Eğer sakal istiyorsanız özel kuvvetlere katılabilirsiniz. Değilse, tıraş olun. Bizim ordumuz İskandinav paganlarıyla dolu değil."
Ordunun tüm kademelerinin yılda iki kez fiziksel yeterlilik testine tabi tutulacağını belirten bakan, "Pentagon koridorlarında şişman general ve amiraller görmek tamamen kabul edilemez" dedi.
Trump ve Hegseth'in konuşmaları, Amerikan ordusunun hem ülke içinde hem de dışında tartışmalarla karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geldi.
Trump, Los Angeles ve Washington'a asker gönderdi, yakında Portland ve Memphis'e de konuşlandıracak.
Karayipler'de küçük, uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere ölümcül saldırılar düzenlenmesini de emretti; bu operasyonların yasal olup olmadığı tartışma konusu oldu.
Göreve geldikten sonra üst düzey subaylara yönelik nadir görülen bir tasfiye başlatan Trump, İran'ın nükleer tesislerine ve Tahran destekli Yemenli isyancılara da saldırı emirlerinde bulundu.

Kaynak, Andrew Harnik/Getty Images)
Bu kadar üst düzey ismin aynı anda bir araya gelmesinin nadir olduğu vurgulanıyor.
Geçen hafta askeri liderlere kısa süreli bir bildirimle toplantıya katılma çağrısı yapılmış, bunun ardından Trump ve Hegseth'in ne söyleyeceği konusunda çeşitli spekülasyonlar ortaya atılmıştı.
Hegseth'in konuşmasının büyük kısmı Amerikan ordusunun kültürü, eğitim, liderlik ve "on yıllardır süren çöküşün düzeltilmesi" üzerineydi.
Bakan, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programlarını eleştirdi, subay kadrosunu "risk almaktan kaçınmakla" suçladı.
Subayların "iklim değişikliği oyalamaları", "uyandırılmış saçmalıklar" ve "toksik" lider olarak damgalanma korkularıyla huzursuz edildiğini savundu.
"Askerlerimiz en iyi ve en yetenekli liderler tarafından yönetilmeyi hak ediyor" diyen Hegseth, "Uzun süredir bunu yapmadık" ifadelerini kullandı.
Hegseth'in konuşması sırasında salondaki generaller ve üst düzey personelin gözle görülür ya da duyulur bir tepkisi olmadı.
Hegseth sahneye çıkarken ve ayrılırken duyulan yüzlerce askeri botun yere vurma sesi dışında sessizlik hâkimdi.
Çoğu, bakan konuşurken küçük saha defterlerine notlar aldı.
'Hiç böyle bir şey görmedim'
Salı günü yapılan toplantıya Avrupa, Güney Kore ve Ortadoğu'daki üslerden gelen subaylarla birlikte 800'den fazla kişinin katıldığı bildirildi.
Katılımcılar saatler öncesinden üste toplanmış, ordu kollarına göre Kara Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri, Donanma, Hava Kuvvetleri ve Uzay Kuvvetleri üniformalarıyla düzenli şekilde oturtuldu.
Çoğu, Afganistan, Irak ya da 11 Eylül saldırılarının ardından başlatılan geniş çaplı Amerikan terörle mücadele operasyonlarında görev yaptıklarını gösteren madalyalar taşıyordu.

Kaynak, Andrew Harnik/Getty Images
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise medyanın toplantıyı "büyük bir meseleye dönüştürdüğünü" söyleyerek Hegseth'in generalleriyle yüz yüze görüşmesinin "pek de olağandışı olmadığını" savundu.
Ancak NATO Askerî Komite Başkanı, İtalyan Amiral Giuseppe Cavo Dragone, AP'ye yaptığı açıklamada "49 yıllık hizmetim boyunca böyle bir şey görmedim" dedi.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Mark Cancian ise Reuters'a "Neden bunun sanal ortamda yapılmadığı anlaşılmaz. Böylece üst düzey subayların seyahat için bu kadar zaman harcamasına gerek kalmazdı" dedi.
Cancian, Hegseth'in mesajlarının yüz yüze iletildiğinde daha güçlü olacağını düşündüğünü tahmin ettiğini de ekledi.










