Sumud Filosu'ndaki 15 Türk vatandaşı Türkiye'ye ulaştı

İsrail'de gözaltında tutulan Türk vatandaşlarının büyük çoğunluğu Türkiye'ye getirildi, aileleri tarafından havalimanında yapılan karşılama

Kaynak, Muhammed Enes Yildirim/Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İsrail'de gözaltında tutulan Türk vatandaşlarının büyük çoğunluğu Türkiye'ye getirildi (4 Ekim 2025)
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Okuma süresi: 3 dk

Küresel Sumud Filosu'nda yer alan 15 Türk vatandaşı İstanbul'a döndü. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İsrail'de gözaltında olan Türk vatandaşlarının 7 Ekim'de yola çıktığını duyurmuştu.

Öncü Keçeli, bu kişilerin karayoluyla Ürdün'e geçtiğini söyledi ve "Amman'dan havayoluyla ülkemize gelecekler" dedi.

Teknelerde yer alan 36'sı Türk 137 kişi 4 Ekim'de İstanbul'a götürülmüştü.

ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, İtalya, Kuveyt, Libya, Malezya, Moritanya, İsviçre, Tunus ve Ürdün vatandaşları da kafilede yer almıştı.

Türkiye'ye getirilen aktivistlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, ifadelerine de başvuruluyor.

İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısının ardından uluslararası sularda Türk vatandaşlarının alıkonulmasına ilişkin soruşturma başlatılmıştı.

İfadeler bu kapsamda alındı.

Üç sakallı erkekten ikisi kefiyeh şalını takmış ve kameraya barış pozu veriyorlar. Üçü de hallerinden çok memnun görünüyor.

Kaynak, Yasin Akgül/AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Küresel Sumud Filosu'ndan gemilerde bulunan aktivistlerden üçü olan Steeve Lemerier (solda), Romain Mouron (ortada) ve İsviçreli Immanuel de Souza (sağda) da Türkiye'nin kaldırdığı uçakla İsrail'den ayrıldı

İsrail'in Sumud Filosu'na müdahalesi, dünya genelinde protesto edildi.

Türkiye'de 2 Ekim akşamı başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok şehirde protesto gösterileri düzenlendi.

İstanbul'da Levent'te bulunan İsrail konsolosluğu önünde çok sayıda kişi bir araya gelerek, Küresel Sumud Filosu'na yönelik engellemeyi protesto etti.

Ankara'da da Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) tarafından yapılan çağrı üzerine eylemciler, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı.

Gülümseyen bir adam, arka planda poz veren bir düzine kişiyle birlikte bir teknede selfie çekiyor. Bir Türk ve bir Filistin bayrağı ve Filistin bayrağı renklerinde bir GSF pankartı görülüyor.

Kaynak, Abdel Rahman Ghazal

Fotoğraf altı yazısı, Tekne, yat ve gemilerde çok sayıda Türk vatandaşı bulunuyor

Ne olmuştu?

Kırktan fazla gemiden oluşan ve yaklaşık 500 kişiyi taşıyan filoya 1 Ekim gecesi Gazze'ye yaklaştığı sırada İsrail güçleri tarafından müdahale edildi.

Küresel Sumud Filosu'nun açıklamasına göre filoda Türkiye'den 62 kişi yer alıyordu.

Türk vatandaşlarının gözaltına alınmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Savcılığın basına yansıyan yazılı açıklamasında gözaltına alınan vatandaşlar ile ilgili Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Türk yasaları çerçevesinde "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", "Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması", "Nitelikli Yağma", "Mala Zarar Verme" ve "Eziyet" suçları kapsamında soruşturma açıldı.

Konuya dair Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından da açıklama geldi.

Açıklamada el konulan teknelerde bulunan Türk vatandaşlarının ve diğer yolcuların bir an önce serbest bırakılması için gerekli tüm girişimlerin başlatıldığı belirtildi.

Bakanlık "saldırının faillerinin hesap vermesi için de" hukuki yollara başvurulacağını söyledi.

Ayrıca "Tel Aviv Büyükelçiliğimiz, vatandaşlarımıza konsolosluk himayesi sağlanması konusunda gerekli girişimlerde bulunmuştur. Vatandaşlarımızın aileleri gelişmeler hakkında bilgilendirilmektedir" dendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ankara'daki bir programda yaptığı konuşmada "Sumud baskınını lanetliyorum" dedi.

Erdoğan, "Küresel Sumud Filosu, Gazze'deki vahşetin ve İsrail'in katliamcı yüzünün bir kez daha tüm dünyada görülmesini sağlamıştır" şeklinde konuştu.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik de X hesabından bir paylaşım yaparak müdahaleyi kınadı.

Çelik, Türk vatandaşlarının ve diğer aktivistlerin "hemen serbest bırakılması" çağrısı da yaptı.