İstanbul'daki İran nükleer görüşmeleri: İran tarafına göre temas sürecek

Diplomatik plakalı araçlar İran Büyükelçiliği'ne giriş yaparken

Kaynak, Hakan Nural/Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İran ve Avrupalı ülkelerin temsilcileri arasındaki görüşme İstanbul'daki İran Büyükelçiliği'nde yapılıyor
Okuma süresi: 3 dk

İran ile Almanya, İngiltere, Fransa ve AB yönetimi arasındaki nükleer görüşmeler 25 Temmuz'da İstanbul'daki İran Büyükelçiliğinde düzenlendi.

Tahran ilk turu "ciddi, açık ve detaylı" olarak tanımladı ve nükleer görüşmelerin süreceğini açıkladı.

İstanbul'daki temas İsrail ve ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini bombalamasından bir ay sonra yapılan ilk müzakere olarak da kayda geçti.

Avrupa Birliği ile Fransa, İngiltere ve Almanya'dan oluşan E3 grubu heyetlerinin İstanbul'da İran heyeti ile görüşmesi dört saat sürdü.

Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), görüşmelerin İran'ın denetlemelerin önünü açması adına bir fırsat olduğunu açıkladı.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, görüşmede iki tarafın ambargoların hafifletilmesi ve nükleer konularda öneriler sunduğunu belirtti.

Garibabadi, bu ülkelerin İsrail'ile çatışma sırasında, "sergiledikleri tutumu ciddi bir şekilde eleştirdiğini" söyledikten sonra "İlkeli tutumumuzu açıkladık ve buna tetik mekanizması denen şey de dahil" dedi.

Garibabadi, "Görüşmelere devam edilmesi üzerinde uzlaşıldı" şeklinde konuştu.

ABD'nin üç yıl sonra imzasını çektiği 2015 tarihli nükleer anlaşmanın tarafları arasında Avrupa ülkeleri, Çin ve Rusya da vardı.

Bu anlaşmanın bitiş süresi olarak belirlenen 18 Ekim tarihi hızla yaklaşıyor.

İran'a yönelik BM yaptırımlarının sürmesini sağlayacak "tetik mekanizması", 18 Ekim'den 30 gün önce devreye girmezse kalkacak.

'Uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyiz'

Görüşmelerden bir gün önce 24 Temmuz Perşembe günü İran devlet televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, uranyum zenginleştirme haklarından vazgeçmeyeceklerini belirtmişti.

Arakçi, İran'ın nükleer programıyla ilgili endişeleri olabilecek ülkeleri rahatlatmak için her zaman makul bir şekilde ilerletmeye istekli olduğunu eklemişti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ülkesinin üç ön koşulu olduğunu belirtmişti.

BBC News Farsça'ya göre bakan yardımcısı bunları şöyle sıraladı:

ABD'nin İran'ın güvenini kazanması, müzakerelerin askeri harekat gibi gizli gündemler için kullanılmaması ve zenginleştirme de dahil olmak üzere Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması kapsamındaki hakların tanınması.

Arakçi basın mensuplarıyla çevrelenmiş ve açıklama yapıyor.

Kaynak, Sedat Suna/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi

Tetik mekanizmasının etkinleştirilmesi 'geçersiz ve gayrimeşrudur'

İran, "tetik mekanizması (snapback)" adı verilen maddenin, Avrupa ülkeleri tarafından işletilmesinden endişe ediyor.

Bu madde 2015'te imzalanan nükleer anlaşmayla kaldırılan Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayabilecek.

Abbas Arakçi, 21 Temmuz'da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi'ne gönderdiği bir mektupta, üç Avrupa ülkesinin tetik mekanizmasını etkinleştirme girişiminin "geçersiz ve gayrimeşru" olduğunu iddia etti.

İsrail'in İran'la 12 günlük savaşı sırasında Avrupa ülkelerinin tutumuna atıfta bulunan Arakçi, bu üç ülkenin "kendilerinin de uymadığı bir kararı kötüye kullanarak BM Güvenlik Konseyi'nin güvenilirliğini zedelemelerine izin verilmemesi gerektiğini" söyledi.

Dört temsilci bir masa etrafında konuşuyor.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Üç ülkenin dışişleri bakanları ve AB'nin Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kallas, 20 Haziran'da Cenevre'de Arakçi ile görüşmeleri öncesinde bir araya gelmişti.

Fransa, İngiltere ve Almanya, Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilciliği ile birlikte, Tahran'ı uyardı ve Ağustos ayı sonuna kadar somut bir adım atılmazsa tetik mekanizmasını etkinleştirecekleri konusunda uyardı.

Üç ülke, İran ve İsrail arasında karşılıklı hava saldırılarının ardından ilk kez iki gün önce Arakçi ile görüşerek Tahran'ı nükleer görüşmeleri yeniden başlama çağrısı yaptı.

İranlı bakan görüşmenin ardından sosyal medya platformu X'ten yaptığı açıklamada, "yeni bir müzakere turunun ancak karşı taraf, karşılıklı çıkarlara dayalı adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya varmaya hazır olduğunda mümkün olduğunu" vurguladı.

Arakçi ayrıca, Avrupa Birliği ve üç Avrupa ülkesinin bir rol oynamak istiyorlarsa, "modası geçmiş tehdit politikalarından vazgeçmeleri gerektiğini" de belirtti.

Tetik mekanizması ne anlama geliyor?

İran ile BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında 2015'te bir anlaşmaya varıldı.

Bu anlaşmayla yaptırımların kaldırılması karşılığında İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırması imza altına alındı.

Anlaşma kapsamında bir öngörülen uyuşmazlık çözüm mekanizması da bulunuyor.

BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin İran'ın taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda, askıya alınan yaptırımları yeniden yürürlüğe koymaları mümkün.

Tetik mekanizması adı verilen bu madde işleme koyulduktan sonra Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden hiçbiri, İran'a yaptırımların geri getirilmesini engelleyecek bir karar taslağını veto edemiyor.

Bir ülke veto hakkını kullanırsa, yaptırımların askıya alınmasının devamını fiilen veto etmiş oluyor; bu da İran'a karşı tüm Güvenlik Konseyi kararlarının derhal geri dönmesi anlamına geliyor.

Tetik mekanizmasının anlaşma unsuru olarak ömrü 18 Ekim 2025'te sona eriyor.

İsrail-İran savaşından önce Tahran ve Washington arasında Umman'ın arabuluculuğunda beş tur nükleer görüşme gerçekleştirmişti ama bir anlaşmaya varılamamıştı.