İBB davasında tutuklu Pınar Türker'in 'çıplak arama' iddiasına soruşturma

Beyaz atlet giyen bir kadın, turuncu bir duvarın önünde elleri eşfomanının cebinde duruyor. Saçları çok kısa kesilmiş durumda.

Kaynak, Aylin Nazlıaka

Fotoğraf altı yazısı, Pınar Türker tutuklu bulunduğu Düzce Cezaevi'ndeki beşinci ayında CHP vekili Aylin Nazlıaka'ya bir mesaj ve bu fotoğrafı gönderdi.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan davada 9 Haziran'da ifade veren MEDYA AŞ Genel Müdürü Pınar Türker, emniyette kendisine çıplak arama yapıldığını söyledi.

İçişleri Bakanlığı 12 Haziran'da iddialar hakkında soruşturma açıldığını duyurdu.

Sosyal medyada isim vermeden yapılan açıklamada söz konusu iddiaların "hukuki, idari ve teknik tüm yönleriyle" araştırılması için iki müfettiş görevlendirildiği belirtildi.

19 Mart günü evinde gözaltına alınan Türker, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir kadın polisin kendisine "cinsel organını aç" dediğini söylemişti.

BBC Türkçe'nin iddiaları sorduğu İçişleri Bakanlığı yetkilileri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün konuyla ilgili açıklama yaptığını kaydetmişti.

Müdürlük, 10 Haziran'da sosyal medyada yaptığı açıklamada Türker'in iddialarının "gerçeği yansıtmadığını" söylemişti.

AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül ise TBMM Genel Kurulu'nda "konunun takipçisi olacaklarını" söylemişti.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) çıplak aramanın "işkence" olduğunu vurgulayarak soruşturma çağrısı yapmıştı.

İBB davasında yargılanan kişilerin ailelerinin oluşturduğu sivil bir inisiyatif olan Aile Dayanışma Ağı da iddiaların "etkin ve şeffaf bir şekilde soruşturulması" çağrısı yapmıştı.

Aynı davada tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu iddialarla ilgili "Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü" dedi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Pınar Türker ile ilgili 21 Aralık 2025'te bir açıklama yaparak, cezaevine kabul sırasında çıplak arama yapılmadığını savunmuştu.

Ancak Türker, 9 Haziran'da verdiği ifadede emniyetteki gözaltı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

X paylaşımını geçin
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu

Fatoş Pınar Türker ne dedi?

Fatoş Pınar Türker ifadesinde 19 Mart sabah erken saatlerde cinayet şube polisleri tarafından gözaltına alındığını söyledi.

Polislerin eve gelmesiyle iki kızının korkudan ağladığını aktardı.

Sonrasında götürüldüğü Vatan Caddesi'ndeki emniyet müdürlüğündeki aramaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Artık kaçıncı gün bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, 'Arama yapacağız' dedi.

"Sırayla götürüyorlar bizi. Geriye getiriyorlar. Ben de gittim.

"Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. 'Soyun' dedi. 'Nasıl yani?' dedim. Eldiven taktı eline.

"Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. 'Üstünü çıkar' dedi. Üstümü çıkardım. Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, 'Tamam' dedi. 'Üstünü giyebilirsin'.

"'Peki' dedim, 'gidebilir miyim?' 'Hayır' dedi. 'Eşofmanını da indir' dedi. İndirdim. 'Çamaşırını da'. 'Nasıl yani?' dedim? 'İndireceksin' dedi.

"Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. 'Şimdi yere çömel' dedi. Ondan sonra, utunanlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. Onurunu, gururunu insanların yıkmak için yapılıyormuş ama hani yapan utansın, ben utanmıyorum. 'Cinsel organını aç' dedi. 'Başını, arkanı dön, eğil' filan. 'Tamam' dedi."

'Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin'

Tutuklama sonrası diğer sanıklarla birlikte getirildiği Silivri'de ikinci gününde savcı tarafından çağrıldığını anlatan Türker, "ifade vermesinin" istendiğini söyledi.

Bu konuşmada savcıya, avukatına danışmak istediğini söylediğini ifade eden Türker, kendisine yanıt olarak "Bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin" dendiğini iddia etti.

Çocuklarıyla "tehdit edildiğini" savunan Türker, sonrasında bankacılık kariyerinde elde ettiği mal varlığına da tedbir konulduğunu söyledi.

Düzce'de kaldığı cezaevindeki olayları da anlatan Türker, tutuksuz yargılanmayı talep etti.

'Ne örgüt gördüm, ne örgüte şahit oldum'

Türker, Silivri'deki duruşmada verdiği ifadede bankalarda üst düzey yöneticilik yaparken MEDYA AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun'un kendisi ile teması sonrası 2021'de MEDYA AŞ'de çalışmaya başladığını söyledi.

MEDYA AŞ, İBB Daire Başkanlıkları ve diğer iştirak şirketlerinin yatırım ve çalışmalarının tanıtım faaliyetlerini yürütmesi için kurulmuş İBB'ye ait bir iştirak şirketi.

Türker, işe girmeden önce ne Ongun'u ne de İmamoğlu'nu tanıdığını söyledi.

Aynı yıl şirketi "kâr eden ve cirosunu her sene neredeyse ikiye katlayan" bir iştirak haline "ekip olarak" getirdiklerini ifade etti.

Mahkemede gizli tanık Çınar'ın "yalan beyanıyla rüşvet almak suçundan" tutuklandığını söyleyen Türker, aylar sonra çıkan iddianamede hakkında rüşvet istinatı bulunmadığına da işaret etti.

Hakkında usulsüzlük iddiaları olduğuna dikkat çeken Türker, iddianamede yer alan eylemlerdeki ihale süreçlerinin kurallara uygun olduğunu savundu.

Takım elbiseli İmamoğlu ve beyaz bir takım giymiş kısa saçlı bir kadın poz veriyor.

Kaynak, İBB

Fotoğraf altı yazısı, Ekrem İmamoğlu ve Pınar Türker

Türker, Reklam İstanbul şirketinin gayri resmi ortağının Murat Ongun olduğu ve ihale süreçlerinde "adrese teslim ihale yapıldığı" iddialarına yanıt verdi.

Kendi çalıştığı sürece Ongun'un sözkonusu şirketin sahibi olduğuna yönelik bir iddia duymadığını söyleyen Türker, "Biz ticaret sicil kayıt gazetelerine bakarız, firma ortağının farklı bir firmada dolaylı ortaklığı vesairesi varsa da bunu tespit edemeyiz" dedi.

İddianamede Reklam İstanbul'un MEDYA AŞ'den aldığı üç ihale olduğunu söyleyen Türker, iddianamedeki suç tarihleri dikkate alındığında, "MEDYA AŞ'nin bu süreçte binlerce ihale yaptığı görülebilir" dedi.

Türker, eski MEDYA AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı isimli kişinin, "ihalelerin Ongun ve kendisi tarafından belirlendiği" yönünde etkin pişmanlık ifadesi verdiğini de söyledi.

Taşçı'nın "suçlamalardan kurtarabilmek adına bu ifadeyi" verdiğini savunan Türker, bu kişinin tutulduğu cezaevine avukatını göndererek kendisinden "helallik" istediğini de anlattı.

"Hakkımı helal etmiyorum, bunu söyleyeyim" dedi.

"Ne örgüt gördüm, ne örgüte şahit oldum, ne talimat aldım ne talimat verdim" dedi.

Davada son olarak 21 Mayıs'ta dokuz kişi için tahliye kararı verildi.

Mahkeme her ay bir kez tutuklama değerlendirmesi yapıyor.

İddianamenin açıklanması sonrası ilk duruşma 9 Mart'ta yapıldı.

İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında "örgütün kurucusu ve lideri" ifadeleri kullanılıyor.

İmamoğlu tüm iddiaları reddediyor. CHP de operasyonların siyasi olduğunu savunuyor.