Güney Afrika: 'Refah saldırısı Filistinlilerin tamamen yok edilmesine yönelik son adım'

Gazze

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İsrail'in Gazze'ye yönelik büyük bir yıkıma neden olan saldırılarında çoğunluğu kadınlar ve çocuklar olmak üzere 35 bini aşkın kişi hayatını kaybetti
    • Yazan, Yusuf Özkan
    • Unvan, Lahey

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, İsrail’in Refah’a yönelik saldırılarının durdurulması ve sivillerin korunması konusunda acil ek önlem talebi Uluslararası Adalet Divanı tarafından 16 Mayıs'ta ele alındı.

Lahey’deki mahkemenin, Güney Afrika tarafından yapılan başvuruyu beş gün gibi kısa bir sürede içinde ele alması, daha önce pek de karşılaşılan bir durum değil.

"Gazze'deki Filistin halkına soykırım yaptığı" gerekçesiyle 29 Aralık 2023’te İsrail hakkında Uluslararası Adalet Divanı’na dava açan Güney Afrika, bölgede durumun giderek kötüleştiği gerekçesiyle, 6 Mart’ta ek önlem talebinde bulunmuştu.

Duruşmada neler yaşandı?

Duruşmanın açılış konuşmasını yapan Güney Afrika'nın Lahey Büyükelçisi Vusi Madonsela, "İsrail’in uyguladığı soykırımın Gazze'yi neredeyse haritadan sildiğini" söyledi.

İsrail'in, mahkemenin daha önce açıkladığı soykırım eylemlerini engellemeye yönelik önlemlerin uygulanmasını emreden bağlayıcı kararlarını bilerek ihlal ettiğini savunan Büyükelçi, Filistinlilere yönelik saldırıların daha da arttığına işaret etti.

Madonsela, Güney Afrika'nın "soykırımı durdurmak için elinden geleni yapmak amacıyla" acil önlem talebinde bulunduğunu belirtti.

Güney Afrika adına söz alan temsilciler, duruşmaya konu olan İsrail'in Refah'taki eylemlerinin, "Gazze'nin ve Filistin halkının yok edilmesine yönelik son adım" şeklinde değerlendirdi.

Güney Afrika’nın görüşlerini aktaran uluslararası hukuk uzmanı İngiliz Prof. Dr. Vaughan Lowe, İsrail'in Gazze'de "meşru müdafaa hakkını kullandığı" iddiasına karşı çıktı.

Lowe, "Bir devletin meşru müdafaa hakkı ona sınırsız şiddet uygulama hakkı tanımaz. Meşru müdafaa soykırımı meşrulaştıramaz. İsrail’in meşru müdafaa hakkı, işgal ettiği topraklar için geçerli değildir" diye konuştu.

Güney Afrikalı uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. John Dugard da, İsrail'in Refah'taki eylemlerinin insani hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini ve Gazze'de acı çeken Filistinlilere yönelik son darbe olduğunu savundu.

'Bu, mahkemenin harekete geçmesi için son şansı olabilir'

Güney Afrika avukatlarından Prof. Dr. Max du Plessis, uluslararası mahkemeden İsrail'e karşı acilen geçici önlemler almaya çağırdı.

Du Plasis’e göre, mahkeme Ocak ve Mart aylarında verdiği geçici ek önlem kararlarıyla, Gazze'deki Filistinli nüfusun yaşam hakkının onarılamaz bir zarara uğrama riskiyle karşı karşıya olduğunu zaten kabul etmişti.

İsrail'in, Uluslararası Adalet Divanı kararlarına uymak yerine, Refah'a saldırarak mahkemeye meydan okuduğunu söyleyen Du Plasis, "Bu da 1,5 milyon savunmasız Filistinlinin güvenliğini daha da kötüleştirdi. Gazze'de artık hiç kimse güvende değil" dedi.

Güney Afrika adına söz alan Avukat Adila Hassim, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının son 50 yılın en büyük insani krizine yol açtığını vurguladı.

Hassim, "İsrail’in Gazze'de aralarında kadın, çocuk ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu Filistinlileri endişe verici bir hızla öldürmeye devam etmesini" soykırım iddialarına örnek olarak gösterdi.

Güney Afrikalı Avukat Tembeka Ngcukaitobi Ngcukaitobi, Refah'taki operasyonu, "Filistin yaşamının tamamen yok edilmesinin son aşaması olduğunu" savunarak Refah olmadan Gazze'yi yeniden inşa etme olanağının ortadan kalkacağını söyledi.

İrlandalı Avukat Blinne Ni Ghralaigh de, soykırıma kanıt niteliğindeki İsrail saldırılarından örnekler vererek Gazze'deki Filistinlilerin hayatta kalmasını sağlamak için "Bu, mahkemenin harekete geçmesi için son şansı olabilir" dedi.

Duruşma, 17 Mayıs sabahı İsrail tarafının yapılacak sözlü savunma ile devam edecek.

Neler olmuştu?

Uluslararası Adalet Divanı, 28 Mart’ta İsrail’in engelsiz insani yardım konusunda gerekli ve etkin önlemleri bir an önce alması gerektiğine karar vermişti.

Güney Afrika, İsrail’in Refah’a yönelik saldırılar üzerine, Lahey’deki mahkemeye başvurarak saldırıların sona erdirilmesi ve sivillerin korunması için yeniden acil önlem talebinde bulundu.

Güney Afrika’nın başvurusunda, “Filistin halkının Soykırım Sözleşmesi kapsamında sahip olduğu hakların daha ciddi ve telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını önlemek" için acil geçici önlemlerin alınması istendi.

BM'ye göre, İsrail’in saldırıları nedeniyle 6 Mayıs'tan bu yana Refah’tan yaklaşık 600 bin kişi kaçmak zorunda kaldı.

Uluslararası yardım kuruluşları, bölgede sivillere yönelik koşulların giderek daha da kötüleştiği uyarısında bulunuyor.

Uluslararası Adalet Divanı’nın kararları bağlayıcı ve temyiz edilemiyor. Ancak mahkemenin kararları uygulama gücü olmadığı için bu konuda sıkıntılar yaşanabiliyor.

Güney Afrika’nın acil ek önlem talebi, soykırım gerekçesiyle açılan davadan farklı.

Gazze

Kaynak, Getty Images

Uluslararası Adalet Divanı’nın esastan görüşmeyi kabul ettiği soykırım davasının ise uzun yıllar sürmesi bekleniyor.

Güney Afrika’nın açtığı soykırım davasına Nikaragua ve Kolombiya’nın ardından Libya da resmen müdahil oldu.

Libya, davaya katılma başvurusu yapan ilk Müslüman ülke.

Türkiye ve Mısır da, davaya müdahil olma kararı aldıklarını açıklamıştı.