Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran ifadesinde neler dedi, suçlamalara yanıtı ne oldu?

Kaynak, @Fenerbahce
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi: 4 dk
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran'ın saç örneğinde uyuşturucu madde testi pozitif çıktı.
Saran'ın tırnak, kan ve idrar testleri negatif çıktı.
Saran, kan ve saç örneği vermek üzere Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmişti.
İşlemlerinin ardından yeniden savcılığa çıkarılan Saran, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Saran; "uyuşturucu madde kullanmak", "uyuşturucu madde temin etmek" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ile suçlanıyor.
Saran suçlamaları reddediyor. Kendisine ve temsil ettiği kulübe karşı karalama kampanyası yürütüldüğünü savunuyor.
Sadettin Saran'ın İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde savcılıktaki ifade işlemleri yaklaşık 2,5 saat sürdü.
BBC Türkçe, kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Saran'ın ifadesine ulaştı.
'Benim kesinlikle böyle bir şeyle alakam olamaz'
Sadettn Saran ifadesinde, halen tutuklu spiker Ela Rümeysa Cebeci ile tahmini olarak 3 yıl önce kendisine mesaj atmasıyla tanıştıklarını söyledi.
Savcılık, Saran ve Cebeci arasındaki 31 Mayıs tarihli bazı mesajları ve ses kayıtlarını sorguladı.
Saran, Cebeci ile aralarındaki bazı yazışmalarıyla ilgili olarak, mesajların içeriklerinin doğru olduğunu ancak tarihler konusunda yanlışlıklar olabileceğini belirtti.
Saran, "Bu yazışmalar yaklaşık 17-18 ay önceki yazışmalardır. Mesaj içerikleri daha önce izlediğimiz filmlerdeki konuşmalarda metafor şeklindeki esprilerdir" dedi.
Ele Rumeysa Cebeci'nin ilk gözaltına alındığı dönemde kendisine geçmiş olsun mesajı attığını ve Cebeci'nin kendisine "İnan bana böyle bir şey yapmadım" tarzında yanıt verdiğini belirten Saran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birlikte uyuşturucu madde içmiş olsaydık bana böyle bir cevap vermezdi ya da 'Bana inan' demezdi. Ben de ona 'Sana inanmak istiyorum' şeklinde cevap vermiştim."
Kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili olarak "Benim kesinlikle böyle bir şeyle alakam olamaz" diyen ve hayattaki tek bağımlılığının spor olduğunu vurgulayan Saran, "Sadece benim kanser olduğum dönemde, annem ile babamın son hastalık ve ölüm süreçlerinde, Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde ve iftiraya uğradığım süreçte pek çok kişi tarafından tarafıma organik sakinleştiriciler verilmişti.
“Ben de bunları hatırladığım kadarıyla kullandım. Bunların içerisinde de uyuşturucu etken maddesi olduğunu düşünmüyorum" dedi.
'Kriminal sonucunun beklenmesini talep ederiz'
Sadettin Saran ifadesinin devamında da, İstanbul'daki evinde misafir odası olarak kullanılan odada cam kutu şeklinde kapağında GoStak yazılı kavanoz şeklindeki maddenin uyuşturucu madde kalıntısı olmadığını söyledi.
"Cam kavanozun içerisinde kızımın ilaçları vardı" diyen Saran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Büyük ihtimal camdaki kalıntılar bu ilaçların tozlarıdır. Zaten inceleme sonucunda anlaşılacaktır.
"Assos'taki evimde yapılan aramada çıkan maddelere ilişkin olarak; o evde çalışan hizmetliyi aradım. 'Bunlar ne?' diye sordum. Assos'taki evimde tahmini 20 gün önce kadın basketbol takımını ağırlamıştım. Bahçeye çok fazla sinek gelmişti. Bu sinekleri uzaklaştırmak için lavanta veya türevi şeklinde yaprakları evde çalışan hizmetli yakmıştı. Ele geçen maddeler de kahve, lavanta ve adaçayı yakılması sonucu oluşan kalıntılardır."
'Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum'
Sadettin Saran'a, ifadesinde, evinde bulunan kalıntılar ve maddeler için yapılan ilk testte, bunların uyuşturucu kalıntıları olduğunun tespit edildiği soruldu.
Saran, "Bu maddenin ilk testi pozitif çıkmış olabilir. Ancak kriminal sonucunun beklenmesini talep ederiz" yanıtını verdi ve ekledi:
"Biz Assos'taki villada çok fazla misafir ağırlar, büyük davetler veririz. Davetlere 100'ün üzerinde insan katılır. Hatta en son 21 Ağustos'ta kızımın düğününde 400 kişiden fazla insan vardı. Zaten bulunduğu yerler evin içerisi değildir. Bahçede bulunmuştur. Bu davetlerin birinde ya da benim olmadığım bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmışsa bilgim yoktur. Çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ediyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."
Soruşturma kapsamında 19 Aralık'ta Saran'ın evinde arama yapılmış, yurt dışında bulunan Saran, "Yarın sabah Türkiye'ye döneceğim ve hiçbir şeyden çekinmiyorum" demişti.
Saran 20 Aralık'ta günün ilk saatlerinde İstanbul'a dönmüş ve sabah uyuşturucu soruşturması kapsamında ifade vermişti.
'Verilmeyecek hesabımız yok'
Savcılığın talep ettiği gibi adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Saran, Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda oynanan Eyüpspor- Fenerbahçe karşılaşmasını izlemeye gitmiş, maç sonrası yaptığı açıklamada kendisini destekleyenlere teşekkür etmişti.
Saran, "Ben dünyanın en iyi insanı mıyım, tabii ki hayır. Kusursuz muyum, tabii ki hayır. Suç işledim mi, tabii ki hayır. Devlet çağırırsa nerede olursak olalım hemen gelirim. Verilemeyecek hesabımız yok. Biz başkaları gibi gelmemezlik yapmayız" demişti.
Fenerbahçe'den açıklama
Fenerbahçe Spor Kulübü'nden yapılan açıklamada ise Başkan Sadettin Saran'ın yürütülen bir soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına davet edildiği, savcılıkta ifade alma sürecinin tamamlanması sonrası Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinin gerçekleştirildiği ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:
"Yaşanan süreçle ilgili olarak; soruşturmanın gizliliğini ihlal eden, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte dezenformasyon yapan her türlü kişi ve kurum hakkında gerekli hukuki girişimlere ivedilikle başlanacağını kamuoyunun bilgisine sunarız."
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu
Uyuşturucu soruşturması
Uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık'ta Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy dahil sekiz kişi gözaltına alındı.
11 Aralık'ta bu kişilerden Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan tutuklandı, diğer dört şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Daha önce Habertürk'e kayyum olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Ersoy'u görevinden uzaklaştırdı.
İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, Ersoy dahil dört şüpheliyi, "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" iddiasıyla tutukladı.
Ancak hakimlik, bu şüphelilerin "uyuşturucu madde satın almak, bulundurmak ve kullanmak" suçundan tutuklanmaları talebinin ise reddine karar verdi.
Habertürk spikeri Ela Rümeysa Cebeci de uyuşturucu soruşturması kapsamında 17 Aralık'ta "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" suçlamasıyla tutuklanmıştı.











