Türkiye'deki Aleviler Suriye'de yaşananları nasıl izliyor?

Bir kadın basın açıklaması okuyor.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Suriye'de yaşanan gelişmelerle ilgili Türkiye İşçi Partisi de 9 Mart'ta bir basın açıklaması yaptı.
    • Yazan, Hilken Doğaç Boran
    • Unvan, BBC Türkçe
  • Okuma süresi: 5 dk

Suriye'de Alevi azınlığın yoğun yaşadığı kıyı kesimlerinde 6 Mart - 10 Mart tarihlerinde yaşanan çatışmalarda çoğu sivil yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'ni "tahrik siyaseti" izlemekle suçluyor.

Alevilerin infaz edildiğine dair iddialar bölgede ve Türkiye'de endişeleri artırdı.

Türkiye'deki Alevi örgütleri hafta sonu İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa dahil birçok şehirde toplanıp Suriye'deki olaylara karşı eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

Aralarında sanatçı, gazeteci ve aktivistlerin de bulunduğu 200'e yakın isim de Suriye'deki Alevi Kıyımını Durdurun!" başlıklı bir change.org kampanyası başlattı.

Barış Atay, Suavi, Mert Fırat, İhsan Eliaçık, Cahit Berkay ve Tolga Sağ gibi isimlerin imzaladığı metinde "Bütün halkımızı bu kaygı veren gidişata karşı kenetlenmeye, yetkilileri de bu kıyımı durdurmak için harekete geçmeye çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

  • BBC Türkçe artık WhatsApp'ta. Bizi takip etmek ve haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesini sağlamak için tıklayın.

BBC Türkçe'ye konuşan Alevi kanaat önderleri, bölgeden gelen tanıklıkları endişe ve korku içinde dinlediklerini ve yaşananların ölçeğinin uluslararası basına yansıyandan çok daha geniş olduğunu savundu.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre, çıkan çatışmalarda 1200'ü aşkın sivil öldürüldü.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) adlı kuruluş ise can kaybının 500'e yakın olduğunu aktarıyor.

Birleşmiş Milletler'in ilk raporunda Alevi halkın çoğunluk olduğu kent ve kasabaların özellikle hedef alındığı kaydediliyor.

Şam yönetimi bağımsız komitenin infaz iddialarına ilişkin soruşturmasını bir ay içinde tamamlayacağını duyurdu.

BBC, çatışmalarda kaç kişinin öldürüldüğünü bağımsız kaynaklardan doğrulayamadı.

Suriye geçici yönetimi Devlet Başkanı Ahmet eş-Şera, 9 Mart'ta sivillerin öldürülmesinde payı olan kimseye müsamaha gösterilmeyeceğini ve hepsinin yargılanacağını söylemişti.

'Tedirginliğimiz bu olayların sıçraması'

Türkiye'deki Alevi örgütleri 9 Mart'ta İstanbul'da Suriye başkonsolosluğu önünde açıklama yapmak istedi ancak izin alamadı.

Şişli Kaymakamlığı'nın konuyla ilgili açıklamasında "Şehrimizin ve hemşehrilerimizin huzurunu bozmaya yönelik organize olmaya çalışan bu grupların izinsiz eylem ve basın açıklamalarına izin verilmeyecektir" ifadeleri kullanıldı.

Kaymakamlık, Şişli'de 9-10-11 Mart tarihlerinde "her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklamasının" yasaklandığını duyurdu.

İstanbul'daki gruplar bunun üzerine açıklamalarını Maçka Parkı'nda yaptı.

Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, 8 Aralık'ta Esad rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye'deki Suriyelilerin başkonsolosluk önü dahil birçok noktada toplanıp kutlamalar yaptığına dikkat çekerek kararı eleştirdi.

9 Mart'ta İstanbul'da toplanan Alevi kurumlarının basın açıklamasından bir fotoğraf. Grup içinde farklı bayraklar ve üzerinde "Alevi soykırımına son" yazan siyah bir çelenk var.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Alevi dernekleri 9 Mart'ta İstanbul Maçka Parkı'nda bir basın açıklaması yaptı.

Koç ayrıca Türkiye'deki Alevilerin hedef alınmasından endişe duyduklarını söyledi:

"Bizim bir de tedirginliğimiz bu olayların sıçraması. Çünkü mezhepsel bir katliam yapılıyor. Amcalarınız, dayılarınız burada öldürülüyorken siz buna sessiz kalamazsınız."

Koç, Esad yönetiminin devrildiği Aralık 2024'ten bu yana Suriye'deki Azınlıkların "soykırım" tehdidi altında olduğunu söyledi.

Koç, Ankara'nın Suriye'deki süreçte oynadığı rolü eleştirerek "Dünyanın herhangi bir noktasında barış isteyen ülkemizin mevcut iktidarı buradaki Alevilerin yaşam hakkı için elinden gelen hiçbir şeyi yapmamıştır" dedi.

'Katliam demek hafif kalıyor'

Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede "Dünyanın gözü önünde soykırım yapılıyor" dedi ve ekledi:

"Orada bu inanca, bu soya dahil olan tüm canların yok edilmesi gibi bir durum söz konusu. Buna katliam demek hafif kalıyor."

Yılmaz ayrıca "Demokratik alevi örgütleri olarak dehşet, korku, panik içerisinde süreci izliyoruz" diye konuştu.

Yılmaz, 13 Mart'ta Samandağ'da büyük çaplı bir miting organize edeceklerini söyledi.

Suriye'de yaşananlar hakkında kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, Türkiye'deki siyasi partilerle görüşmeler planladıklarını ve Suriye'ye yönelik insani yardım koridorları açılması ya da Alevi sivillerin Türkiye'ye tahliyesi gibi konuların gündemde olduğuna dikkat çekti.

Kalabalık, bir pankartta "Suriye'deki Alevi halkı yalnız değildir" yazıyor.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Alevi dernekleri 9 Mart'ta İstanbul Maçka Parkı'nda Suriye'deki gelişmeleri kınayan bir basın açıklaması yaptı.

Hatay merkezli Ehli Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) Genel Başkanı Ali Yeral, Türkiye ve Suriye sınırlarındaki toplulukların sıkı aile bağları olduğunu ve bu yüzden gelişmeleri akrabaları üzerinden yakından takip ettiklerini anlattı:

"Maalesef gidişat çok çok kötü" diye konuşan Yeral, Tartus ve Lazkiye'de elektrik ve su gibi temel ihtiyaçların karşılanamadığı bilgisini aldıklarını söyledi.

Yeral, Alevilerin katliamlardan kaçmak için ormanlık alanlara ve dağlara saklandığını, binlerce kişininse bölgedeki Rus askeri üssüne sığındığını söyledi.

Yeral, Aralık 2024'ten bu yana binlerce Suriyeli Alevi'nin bölgeden kaçmak için kendilerine müracaat ettiğini, bu talepleri defalarca Türkiye'deki makamlara ilettiğini kaydetti:

"Şu ana kadar maalesef somut hiçbir adım atılmadı. Bir tek hastayı, yaralıyı, ihtiyarı, kadını, bebeği geçiremedik ve izin verilmedi."

'Hükümetin buna müdahale etmesi gerekiyor'

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, aylar süren siyasi temaslara ve uyarılara karşın 6 Mart'tan bu yana yaşanan ölümlere dair hem Türkiye'nin hem de dünyanın sessiz kaldığını söyledi.

BBC Türkçe'ye konuşan Aslan, katliamları "soykırıma doğru bir süreç" olarak niteledi ve Alevilerin hedefte olduğu değerlendirmesini yaptı:

"Baas rejiminin tüm sorumluluklarını bahane ederek Alevileri hedefe koymak insani değil, vicdani değil."

Eli silahlı askerler deniz kıyısında kameraya poz veriyor

Kaynak, AFP

Fotoğraf altı yazısı, Lazkiye'de Şam yönetimine bağlı askerler, 9 Mart

Aslan, bölgedeki kaynaklarından can kaybının SOHR ve SNHR gibi kurumların açıkladığından çok daha yüksek olduğu yönünde bilgi aldıklarını belirtti.

Alevi Bektaşi Federasyonu başkanı, Ankara'nın eski Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) lideri ve mevcut Devlet Başkanı Ahmet eş-Şera ile yakınlığına atıfta bulunarak "Türkiye bir an önce HTŞ'ye dur demeli" diye konuştu:

"Madem ki uyum içindesiniz, birbirinizle iletişiminiz var o zaman Suriye'de hiçbir insanın burnunun kanamaması için gerekli girişimlere ihtiyaç var. Hükümetin buna müdahale etmesi gerekiyor."

Suriye'de kontrol haritası

Erdoğan CHP'yi suçluyor

Ankara'dan da Suriye'deki gelişmelerin yakından izlendiğine ilişkin açıklamalar geliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 12 Mart'taki grup toplantısında olayları, Suriye'deki "eski rejim artıklarının terör eylemleri" olarak niteledi ve Türkiye'nin birliğine "kirli bir pusu kurulduğunu" savundu.

Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'ye yansımaları ile ilgili Cumhuriyet Halk Partisi yönetimini suçlayan Erdoğan, "CHP yönetimi artık Suriye'deki ateşi ülkemize taşıma siyasetinden tövbe etmelidir" dedi.

Erdoğan, tahrik siyaseti yürütüldüğünü ve "çoğu yalan provokatif açıklamalarla" bir kaos ortamı yaratılmak istendiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 9 Mart'ta yaptığı bir sosyal medya paylaşımında olayları "herhangi bir mezhebe ya da dini gruba mal etmenin" doğru olmadığını söyledi.

CHP adına Suriye sınırına giden heyette yer alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Hiç kimse söylediklerimizi çarpıtmasın. Biz dün de bugün de sivil ölümlere, insanların katledilmesine karşıydık. Katliamın Alevi'si, Sünni'si olmaz. Ölümün Alevi'si, Sünni'si olmaz. Bu bir insanlık ayıbıdır, insanlık suçudur" demişti.