İsrail'de protestocular: Derin bir nefes alıp mücadeleye devam edeceğiz

Protestocular

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, İsrail hükümetinin tartışmalı yasa değişikliği paketinin ilk bölümü kitlesel protestolara rağmen geçti
    • Yazan, Paul Adams
    • Unvan, BBC News, Kudüs

Pazartesi günü İsrail parlamentosu Knesset'in çevresindeki ateşli ve öfkeli kitlesel gösterilerden sonra Kudüs sessizliğe gömülmüş gibi.

Hafta sonunda Sacher Parkı'nda protestocuların kurduğu çadırlar sökülmüş, geride çöpleri karıştıran bir alakarga sürüsü kalmış.

Anayasa Mahkemesi'nin önündeki kavşakta, Pazartesi gecesi polisin kalabalığı dağıtmak için umarsızca püskürttüğü suların pis kokusu hâlâ hissediliyor. Fakat şu an kavurucu yaz sıcağında trafik normal bir şekilde akıyor.

Aylardır alttan alta tırmanan siyasi krizden sonra Pazartesi günü bütün bir kitlesel öfkenin patlamasıyla bir dönüm noktası olmuş gibi.

Bundan sonra neler olabilir?

Bu yıl hükümetin "adalet reformu" adı altında önerdiği yasal değişikliklere karşı protesto gösterilerine katılan çok sayıda gruptan biri olan Kara Bayrak'ın kurucusu Shikma Bressler "Derin bir nefes alıyor ve ileriye bakıyoruz" diyor.

Önde gelen bir fizikçi olan Bressler "Dün, kavgayı kaybettik. Ama bir hareket başlattık. Birbirinden ve kendi gücünden habersiz dev bir kitleyi bir araya getirdik. Şimdi bu gücü nasıl kullanacağımızı bulmamız lazım" diyor.

Protestocular aylardır Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini kısıtlama çabalarını engelliyordu.

Fakat hükümet Pazartesi günü değiştirip tek bir konuya, "makullük ölçütü" konusuna odaklandı ve Knesset'ten istediği değişikliği geçirerek taktik bir zafer kazandı.

Protestocuların kurduğu çadırlar

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, Protestocular Knesset ile Anayasa Mahkemesi arasındaki parka çadırlar kurarak yerleşmişlerdi

Kabul edilen yasayla birlikte artık Anayasa Mahkemesi yargıçları, kararlarında, hükümetin eylemlerinin "makul" olmadığı gerekçesini kullanamayacak.

Başbakanın muhalifleri bunun yalnızca bir başlangıç olduğunu ve Netanyahu'nun, Anayasa Mahkemesi'nin etkisini azaltmaya yönelik adımlarının devam edeceğini düşünüyor.

Bunlar arasında meclise Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını çiğneyecek kararlar alma yetkisi vermek ve yargıçların seçiminde yapılacak değişiklikler olabilir.

Pazartesi gecesi Netanyahu ana haber bültenleri sırasında yaptığı konuşmada reformların "ihtiyaç duyulan demokratik adımlar" olduğunu ve "yürütmenin kolları arasında bir tür denge oluşturmayı amaçladığını" söyledi.

Başbakan diyalog çağrısı da yaptı fakat aynı zamanda bu hafta yaz tatiline girecek parlamento açıldığında, reformları geçirmeye devam etmekte kararlı olduğunun da işaretlerini verdi.

Shikma Bressler gibi muhalifler açısından İsrail tarihinin bu en sağcı hükümeti tarafından getirilen yasal değişiklik önerileri "bir tür ırkçı, aşırı sağcı diktatörlüğe doğru" tehlikeli bir kayma anlamına geliyor.

Bressler son altı aydır bir öğrenme süreci yaşadıklarını söylüyor.

Yakın zamana kadar "makullük ölçütünün" ne olduğunu çok az kişinin bildiğini anlatıyor ve ekliyor:

"İsrail nüfusu müthiş bir ileri hukuk, demokrasi ve idare hukuku eğitiminden geçti."

Shikma Bressler

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Shikma Bressler hükümetin reformlarının diktatörlüğe doğru bir kayma olduğunu söylüyor

Bunun sonucu olarak Bressler'e göre bu süreçte İsrail "çoğulcu cehaletten çoğulcu bir kendine güvene geçti."

Fakat bunu bir mücadele stratejisine tahvil etmenin kolay olmadığını da itiraf ediyor.

Bir kere mutlaka yasal süreçler yaşanacak. Bunların bazıları Netanyahu'nun yetkilerini kısmaya çalıştığı Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak itirazlar, başvurular olacak.

Fakat Bressler bunların yanı sıra sokakları hareketli tutmanın, hükümete karşı tavır alan -asker, polis, hakim- kim olursa olsun onlarla dayanışmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.

"Öyle ki direniş göstermeye karar verdiklerinde, İsraillilerin çoğunluğunun arkalarında olduğunu bilmeliler" diye sürdürüyor.

Şu anda hükümetin yasal değişiklik planlarına karşı çıkan İsrail ordusuna mensup binlerce yedek asker bir dilekçe imzalayarak, gönüllü askerlik yapmayı reddedeceklerini ilan ettiler.

Gönüllü askerliğin kamuoyunun psikolojisinde bu kadar derin önem taşıdığı bir ülkede bu dilekçenin pratikte ne anlam taşıyacağı pek açık değil. Gönüllü yedeklerin bir kısmı pilot, istihbarat subayı ya da özel kuvvet mensubu olarak görev yapıyor.

27 yaşındaki eski bir asker olan Adam Schacham hükümetin reform planlarını protesto eden dilekçeyi imzalayan yedeklerden biri.

Pazartesi gecesi devam eden gösteri sırasında konuştuğum Schacham "Yedek subay görevimi yaptığım zamanlarda acemi askerleri eğitiyorum" dedi:

"Bundan sonra bunu yapmayacağım. Dolayısıyla bu askerlerin eğitimi eksik kalacak. Çok üzgünüm."

Geçtiğimiz Pazar günü Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü hükümetin yargı reformu planlarının ülkedeki yedek gönüllü askerlik sistemini tamamen çökertebileceği uyarısında bulundu.

Bu başkaldırının düzenli ordu birlikleri arasında da yayılmaya başlaması ihtimali bile korku yaratıyor.

Netanyahu yedek gönüllü askerlere "askerliği siyasi tartışmaların dışında bırakmaya" çağırdı.

Adam Schacham, bu yasaların geçişi durdurulabilecekse İsrail'in bir süre acı çekmesini istediğini söylüyor ama protestoların şiddete dönüşmemesi gerektiğinde ısrarlı.

İsrailli olmaktan gurur duyan bir kişi olarak Schacham'ın protestosu önemli bir koşula da bağlı.

"Eğer ülke gerçekten tehdit altında olur ve çare kalmazsa hepimiz tartışmasız orada oluruz" diyor ve gönüllü asker arkadaşlarının da aynen böyle hissettiğini ekliyor:

"Ve ülkenin güvenli olduğu anda yeniden demokrasimiz için inandığımız mücadeleyi ve tartışmayı sürdürürüz."