Hakan Fidan: 'Gazze'ye asker gönderme kararı görev gücünün tanımına göre netleşecek'

Hakan Fidan yandan görünüyor ve görünmeyen bir yere bakarak konuşuyor. Arkada mavi fonda İstanbul yazıyor.

Kaynak, Erdem Şahin/EPA/Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, Hakan Fidan 3 Kasım'da İstanbul'da yapılan zirve sonası soruları yanıtlıyor
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Okuma süresi: 4 dk

Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün'ün dışişleri bakanları, Gazze'deki son gelişmeleri değerlendirmek üzere 3 Kasım'da İstanbul'da bir araya geldi.

Toplantının ardından basına açıklama yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'ye Birleşmiş Milletler Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) kapsamında asker gönderililip gönderilmeyeceği kararının görev gücünün tanımına göre netleşeceğini belirtti.

"Türkiye barış için elini taşın altına sokmaya hazır ama ortaya çıkacak çerçevenin destekleyeceğimiz nitelikte olması önemli, diplomatik temaslarımız devam ediyor" dedi.

İsrail yönetimi Türk askerinin Gazze'de görev almasına karşı olduğunu açıklıyor.

Uluslararası İstikrar Gücü'nün görev tanımı ve sorumlulukları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ile belirlenecek.

Üzerinde uzlaşılan taslağın önce konseyde kabul edilmesi ve ardından daimi üyeler tarafından da veto edilmemesi gerekiyor.

Fidan'a, İstanbul'da bir araya gelen ülkelerin, Gazze yönetimi konusunda kırmızı çizgilerinin neler olduğu da soruldu.

Dışişleri Bakanı, Filistin devletinin 1967'de kabul edilen sınırına bağlı kalınması gerektiğini söyledi.

Gazzeli bir kadın bir çadır önünde su kaynatıyor

Kaynak, Mahmoud Abu Hamda/Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Gazze'ye giren insani yardımın yetersiz olduğunu" söyledi

Fidan, "İsrail buna hiçbir zaman razı olmadı ve bugün de yanaşmıyor. Ancak bizim de desteklediğimiz görüş bu. İnsanlığa karşı suçların sona ermesi ve ateşkesin devamının sağlanması birinci önceliğimiz" dedi.

"Yeniden yapılanma ve nüfusun geri dönüşünde yeni bir vesayet düzeninin oluşmasını kimse görmek istemiyor" diye ekledi.

Hakan Fidan, Gazze'de yönetimin nasıl şekilleneceği konusunda paydaş ülkeler ve Filistinliler arasında bir anlayış birliği olduğunu söyledi.

"İsrail ve etkili olduğu diğer aktörlerin ise görüşü ayrı" dedi ve şöyle devam etti:

"Diplomatik çekişme bu iki görüşün uzlaşması için. Yazılacak metnin nasıl olacağı, kimin önceliklerini ne kadar tatmin edeceği önemli. Filistinlerin yönetimi ve güvenliğini Filistinlilerin sağlamaları diyoruz. Uluslararası toplum buna gerek diplomatik gerek ekonomik destek vermeli."

Fidan ateşkesi ilerletmek için zıt kutuplarda olan görüş farklılıklarının aşılması gerektiğini belirtti.

Bunların yıllardır çözülememiş sorunlar olduğunu vurguladı.

Hamas Siyasi Büro üyesi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yan yana oturuyor

Kaynak, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

Fotoğraf altı yazısı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 1 Kasım Pazartesi günü İstanbul'da Hamas Siyasi Büro üyeleriyle görüşmüştü.

Toplantıya katılan ülkeler, Eylül ayında New York'taki BM Genel Kurulu sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan görüşmede de bir araya gelmişti.

ABD'nin öncülük ettiği Gazze'deki ateşkes, Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail'in Gazze'den çekilme takvimi gibi kritik konuları çözüme kavuşturamamıştı.

29 Ekim'de İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında 100'den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

Fidan toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, "İsrail, ateşkesi düzenli biçimde ihlal ediyor ve insani yardımın ihtiyaç duyulan düzeyde ulaştırılmasına engel oluyor. Artık son derece kritik bir aşamaya ulaşmış durumdayız" dedi.

31 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirdiği basın toplantısında İstanbul'daki zirvenin kendileri açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Fidan şunları söylemişti:

"[Barış planının] önünde engeller var mı? Sorunlar neler? Bir sonraki aşamada neler yapmamız gerekiyor? Batı'daki dostlarımızla neler konuşacağız? Amerika ile devam eden görüşmelerde ne türden destekler var? Pazartesi günkü toplantıda bunları ele alacağız."

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarıyla birlikte Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde gerilim yeniden tırmanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail'in saldırılarını sert bir dille eleştirmişti.

Türkiye, Hamas'ı Trump'ın barış planını kabul etmeye ikna eden ülkelerden biri olmuş ve ateşkesin uygulanmasını denetleyecek uluslararası bir görev gücünde yer almaya istekli olduğunu açıklamıştı.

Ancak İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, geçen hafta yaptığı açıklamada, "Gazze'de Türk askeri varlığını kabul etmeyeceklerini" söyledi.

Hamas, Gazze'deki rehinelere ait olduğu belirtilen bir tabutu daha İsrail'e teslim etti

İsrail Başbakanlık Ofisi'nin açıklamasına göre, Hamas'ın bir rehineye ait olduğunu belirttiği tabut, Gazze'deki Kızılhaç aracılığıyla İsrail'e teslim edildi.

İsrail güçleri, tabutu kimlik tespiti yapılmak üzere Tel Aviv'deki Ulusal Adli Tıp Merkezi'ne nakledecek.

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, daha önce yaptığı açıklamada, Gazze kentinin doğusundaki Şecaiye Mahallesi'nde bir İsrailli askerin cesedini bulduğunu duyurmuştu.

İsrail, Hamas üyelerinin ve Kızılhaç görevlilerinin, halen İsrail güçlerinin kontrolünde bulunan bu bölgede arama yapmasına izin vermişti.

Pazar günü rehinelere ait üç ceset daha İsrail'e teslim edilmişti.

İsrail hükümeti, 10 Ekim'de yürürlüğe giren ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmasından bu yana, Hamas'ı ölü rehinelerin iadesini "kasıtlı olarak geciktirmekle" suçluyor.

Hamas ise cesetlerin enkaz altından çıkarılmasının güç olduğunu savunuyor.

Hamas militanları ellerinde silahla devriye geziyor

Kaynak, EPA/Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, Hamas'ın askeri kanadı, rehinelerin cesetlerinin aranması sırasında nöbet tutuyor

Ateşkes anlaşması uyarınca, Hamas elinde tuttuğu 20 canlı ve 28 ölü rehineyi 72 saat içinde İsrail'e teslim etmeyi kabul etmişti.

Tüm canlı İsrailli rehineler, 13 Ekim'de serbest bırakılmış; karşılığında İsrail, yaklaşık 2 bin Filistinli tutukluyu serbest bırakmıştı.

İsrail bugüne kadar Hamas'tan teslim aldığı 18 İsrailli rehinenin ve iki yabancı rehinenin (biri Taylandlı, diğeri Nepalli) cenazeleri karşılığında 270 Filistinlinin cenazesini teslim etti.

Salı günü öncesinde, Gazze'de hâlâ sekiz ölü rehine bulunuyordu. Bunların altısı İsrailli, biri Tanzanyalı ve biri Taylandlıydı.