Dilruba Kayserilioğlu hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla dava açıldı

Dilruba Kayserilioğlu

Kaynak, Tüylü Mikrofon

Fotoğraf altı yazısı, Instagram engelini eleştirdiği röportaj yüzünden tutuklanan Dilruba Kayserilioğlu 29 Ağustos'ta tahliye edilmişti
Okuma süresi: 3 dk

İzmir'de verdiği bir sokak röportajında söyledikleri gerekçe gösterilerek 12 Ağustos'ta tutuklanan ve 17 gün sonra tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla yeni bir dava açıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Dilruba Kayserilioğlu'nun bir yıldan dört yıla kadar hapsi isteniyor.

Kayserilioğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) getirdiği Instagram yasağı hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama'' ve ''Cumhurbaşkanına hakaret'' suçlamaları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmıştı.

Kayserilioğlu ''Cumhurbaşkanına hakaret'' suçundan tahliye edilmiş, ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve alenen aşağılama" suçundan ise tutuklu yargılanmasına karar verilmişti.

3 Eylül'de hakim karşısına çıkan Dilruba Kayserilioğlu'na 7 ay 15 gün hapis cezası verilmişti.

Kayserilioğlu'nun avukatı Hüseyin Yılmaz, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada müvekkilinin "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan beraat ettiğini ancak "halkı aşağılama" suçundan hapis cezası aldığını açıklamıştı.

Yılmaz ayrıca mahkemenin hükmün açıklanmasını geriye bıraktığını duyurmuştu.

"Gerekçeli karar hazırlandıktan sonra bizler tarafından bir üst mahkemeye gerekeli itirazlar yapılacaktır" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Hukuk mücadelemiz devam edecektir. Bu karar beraate dönene kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."

Kayserilioğlu da "İfade özgürlüğü kapsamında düşüncelerimi belirttim. Hiçbir zaman suçlu olduğumu düşünmedim. Suçsuzluğuma inanıyorum. Avukatlarıma da bu konuda sonun kadar güveniyorum. Gerekeni hukuk önünde aramaya devam edeceğiz" diye konuşmuştu.

Avukat Yılmaz, konuyla ilgili devam eden bir soruşturmanın olduğunu, buna dair ilerleyen süreçte kamuoyu ile bilgi paylaşacaklarını da söylemişti.

Ne olmuştu?

Özgür Özel, Dilruba Kayserilioğlu'nu cezaevinde ziyaret etmişti

Kaynak, CHP

Fotoğraf altı yazısı, Özgür Özel, Dilruba Kayserilioğlu'nu cezaevinde de ziyaret etmişti.

Dilruba Kayserilioğlu'nun 29 Ağustos'ta tahliyesi sırasında yaşananlar tartışma yaratmıştı. .

İzmir Enternasyonal Fuarı açılışına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in davetlisi olarak katılan Kayserilioğlu, cezaevinden akşam 22:00 sıralarında tahliye edildiğini ancak "ailesine ve avukatlarında haber verilmediğini" savunmuştu.

Yoldan geçen bir kişinin telefonunu kullanarak ailesine haber verdiğini belirten Kayserilioğlu, "Alınmam kadar, bırakılmam da saçma oldu" demişti.

Kayserilioğlu ailesi tahliye şekli konusunda suç duyurusunda bulunacaklarını açıklamıştı.

Anne Aysel Kayserilioğlu, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Elinde siyah bir poşetle bir anda tahliye etmişler. O saatte bir genç, annesine ya da avukatına haber verilmeden tahliye ediliyor. Kızımın elinde hiçbir şey yok. Kızım bir telefon bulmuş. Öyle aradı beni, o şekilde haber verdi. 'Anneciğim sakın ağlama. Beni tahliye ettiler' dedi" ifadelerini kullanmıştı.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ise Aysel Kayserilioğlu'nun iddialarını yalanlamıştı.

Kayserilioğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) getirdiği Instagram yasağı hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama'' ve ''Cumhurbaşkanına hakaret'' suçlamaları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmıştı.

Kayserilioğlu ''Cumhurbaşkanına hakaret'' suçundan tahliye edilmiş, ''halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve alenen aşağılama" suçundan ise tutuklu yargılanmasına karar verilmişti.

'Resmi prosedürler eksiksiz olarak uygulandı'

Kayserilioğlu'nun tahliyesine dair haberlerin çıkmasının ardından Adalet Bakanlığı'na bağlı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'ünden yazılı açıklama gelmişti.

Açıklamada, Kayserilioğlu'nun tahliye sürecinde ailesine haber verilmediği iddiası yalanlanlanmıştı.

Ayrıca "tutuklu, tahliye işlemleri sürerken kurum personeline; ailesi, avukatı veya bir başka tanıdığına haber verilmesi yönünde bir istemde bulunmamıştır" denilmişti.

Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

"Tutukluya tahliyesi esnasında resmi prosedürler eksiksiz olarak uygulanmış olup bir ihmal ya da eksiklik söz konusu değildir."