Çorlu'da 25 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasıyla ilgili davada yine karar çıkmadı, yakınlarını yitirenlerin aileleri tepki gösterdi: 'Adalet istiyoruz'

Kaynak, @eczozgurozel
Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 2018’de meydana gelen ve 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin yaralandığı tren kazasıyla ilgili davanın 16'ncı duruşması bugün görüldü. 13 sanıklı davada karar çıkması beklenen duruşma bir kez daha ertelendi. Davanın bir sonraki duruşması 25 Nisan'da görülecek.
Aileler, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte dava öncesi Çorlu Santral’dan başlayarak “Adalet istiyoruz” yazılı pankartla ve “Hak, hukuk, adalet; kaza değil, cinayet” sloganıyla duruşmanın yapılacağı salona kadar yürüdü.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun ile Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Candan Yüceer’in de katıldığı yürüyüşün ardından duruşmanın yapılacağı yere ulaşan aileler, kazada yaşamını yitirenlerin isimlerini okuyarak hep bir ağızdan “Adalet istiyoruz” dedi.
Kazada yakınlarını yitirenlerin aileleri, kararın açıklanmadığı davanın bir kez daha ertelenmesine tepki gösterdi.
Kazada kızı Bihter ile kardeşlerini ve 6 aylık yeğenini kaybeden Zeliha Bilgin, gerçek sorumlular yargılanmadığı sürece adaletin yerini bulmayacağını ve adaletin raylar altından çıkmayacağını söyledi.
Kazada oğlu Oğuz Arda Sel’i yitiren Mısra Öz de şunları söyledi:
“Biliyorsunuz ki 4 gün önce Devlet Demiryolları Taşımacılık AŞ’de daha önce genel müdür olan, Çorlu tren katliamı olduğu sırada genel müdür olan ve görevden alınan Veysi Kurt, bir kez daha genel müdürlüğe terfi etti. Bunu yapan bu ülkenin hükümetidir. Bunu yapan bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. Onu yargı karşısına getiremeyen bu adalet saraylarının savcıları, hakimleridir. Bugün bizim karşımızda olmalıydı.
"Bugün Devlet Demiryolları yöneticileri, üst düzey yöneticileri, bürokratlar bir kez olsun sorgulanmamışken bugün bu davada bizim karşımızda ceza almaları gerekliydi fakat ne yazık ki biz bugün bunu göremedik. Etimizle tırnağımızla kazıya kazıya getirdiğimiz bu davada 4 kişiden 13 kişiye çıkarttığımız sanıkların elbette ki suçları var ve onların bilinçli taksirle değil, olası kastla ceza almalarını istiyoruz. Hiçbir şekilde evlerine değil, tutuklanarak cezaevine gönderilmelerini istiyoruz."

Kaynak, DHA
Duruşmanın ertelenmesiyle ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Çorlu'da bugün yaşananlara tepki gösterdi.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
X paylaşımının sonu

Kaynak, @eczozgurozel
Özel'den Erdoğan'a çağrı: Ben tarafımı belli ettim; sen de 25 Nisan günü gel, cesaretin varsa, tarafını göster
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, davanın 25 Nisan’a ertelenmesinin ardından ailelerle birlikte duruşmanın yapıldığı salonun önünde açıklama yaptı.
Özel, “Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunuyorum. Ben salona bugün girdim ve tarafımı belli ettim. Ben, evlatlarını kaybetmiş iki annenin arasında oturdum. Sen de 25 Nisan günü gel. Cesaretin varsa, yüzün tutuyorsa gel, tarafını göster. Yargılananların tarafına otur. Bu katilleri savunanların tarafına otur" dedi.
CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yanına da yargılatmadığın TCDD Genel Müdürü’nü al, o günkü bakanı al, Binali Yıldırım’ı al; yan yana, diz dize katillerin tarafına geçin...
"Bugün karar duruşması dendi. Aileler zaten buradaydılar. Geldik, duruşma salonu ağzına kadar doluydu. Normalde zaten bugün karar vermeyecek olsa bunu avukatlara söyler, ‘Şöyle bir engelim var. 2 ay sonraya erteleyeceğim’ der. Bu insanlara bu kadar zulmetmez. Köylerinden, evlerinden kalkıp yaşlı gözleriyle, bastonlarıyla, acılarıyla buraya gelip bu insanlara yoklamayı alıp ‘2 ay sonraya erteledim’ demek vicdansızlıktır, korkaklıktır."

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinden İstanbul Halkalı'ya gitmek için hareket eden, 362 yolcu ve 6 personelin bulunduğu tren, 8 Temmuz 2018'de Çorlu'da Sarılar Mahallesi yakınlarında raydan çıkarak devrilmişti.
Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunan TCDD 1'inci Bölge Müdürlüğü Halkalı 14'üncü Demiryolu Bakım Müdürlüğü'nde müdür olarak görev yapan Turgut Kurt, Çerkezköy Yol Bakım Şefliği'nde çalışan Yol Bakım ve Onarım Şefi Özkan Polat, Yol Bakım Şefliği'nde Hat Bakım ve Onarım Memuru Celaleddin Çabuk ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) bünyesinde çalışan ve Mayıs ayındaki yıllık umumi muayene raporunda imzası bulunan Köprüler Şefi Çetin Yıldırım hakkında 'taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olmak' suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis istemiyle Çorlu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı.
Daha sonra sanık sayısı 13'e çıkmış; davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını veren savcı, kaza itibarıyla TCDD 1'inci Bölge Müdürlüğü'nde görevde olan Bölge Bakım Servis Müdürü Mümin Karasu, Halkalı 14. Demiryolu Bakım Müdürü Turgut Kurt ve Yol Bakım Şefi Özkan Polat'ın "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmalarını ve tutuklanmalarını talep etmişti.
Savcı, TCDD 1. Bölge Müdürü Nihat Aslan, 1. Bölge Müdür Yardımcısı Levent Muammer Meriçli, Üstyapıdan Sorumlu 1. Bölge Bakım Servis Müdür Yardımcısı Levent Kaytan, Altyapıdan Sorumlu 1. Bölge Bakım Servis Müdür Yardımcısı Nizamettin Aras, Hat Bakım Onarım Memuru Celaleddin Çabuk, Köprüler Şefi Çetin Yıldırım, Yol Kontrolörü Burhan Ortancıl, Mühendis Deniz Parlak, Kubilay Başkaya, Yüksek Mühendis Tevfik Baran Önder'in ise "basit taksir" suçundan cezalandırılmalarını istemişti.
Yakınlarını kaybeden aileler ve avukatları ise mütalaaya itiraz ederek TCDD üst yöneticileri ve Ulaştırma Bakanlığı'nın yargılamaya dahil edilmemesine tepki gösteriyor.
Ailelerin avukatları, "sonucu engellemek yönünde bir eylemleri olmadığı için" mevcut sanıkların "olası kast" yönünden ceza almaları, cezada indirim yapılmaması ve üst düzey yöneticilerin de mutlaka yargılanmaları gerektiğini söylüyor.
Dosya kapsamında alınan 2018 tarihli bilirkişi raporunda Turgut Kurt ve Özkan Polat'ın yanı sıra Köprüler Şefi Çetin Yıldırım ve Hat Bakım Onarım Memuru Celalettin Çubuk'un da gerekli denetim ve kontrolleri yapmadıkları gerekçesiyle asli kusurlu oldukları belirtilmişti.
Ailelerin ve avukatlarının mücadelesi sonrası, olay yerinde yeniden keşif işlemleri yapılmıl ve yeni bilirkişi raporları alınmıştı.
2021 tarihli bilirkişi raporunda kaza bölgesinde yer alan menfezin hizmet ömrünü doldurduğuna işaret edilmiş, 2023 tarihli ek bilirkişi raporunda TCDD asli kusurlu bulunmuştu.









