İBB iddianamesinde savcılığın 'örgüt' yöneticisi olmakla suçladığı altı kişi kim?

İllüstrasyon: Adalet Sarayı, daktilo, uçan iddianame sayfaları, insaların gölgesi
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Okuma süresi: 7 dk

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki (İBB) "yolsuzluk" iddialarına ilişkin hazırladığı iddianamede, görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bir "suç örgütü" kurduğunu ve yönettiğini öne sürüyor.

Savcılık, "örgütün" İmamoğlu dışında altı yöneticisi olduğunu iddia ediyor.

Metinde, "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" ifadesi kullanılıyor ve iddia edilen bu "yapının" kuruluşu, İmamoğlu'nun Beylikdüzü belediye başkanı olduğu döneme dayandırılıyor.

İmamoğlu, hakkındaki tüm iddiaları kesin bir şekilde reddediyor.

İddianamede İmamoğlu dışındaki "örgüt yöneticilerinin" Fatih Keleş, Murat Ongun, Adem Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız olduğu öne sürülüyor.

Peki bu isimler kimler ve haklarında nasıl iddialar var?

Fatih Keleş: 'En önemli yönetici' iddiası

Savcılığa göre iş insanı Fatih Keleş, örgütün "en önemli yöneticisi" konumunda yer alıyor.

İddianamede paylaşılan ve "örgütün yapısını" anlattığı öne sürülen şemada, Keleş'in altında 28 "örgüt üyesinin" yer aldığı iddia ediliyor.

2009-2013 yılları arasında İmamoğlu'nun CHP Beylikdüzü ilçe başkanı olduğu dönemde Keleş de ilçe örgütünün yönetim kurulu üyesiydi.

Keleş, 2014-2022 yılları arasında CHP Beylikdüzü meclis üyesi olarak görev yaptı. Bir dönem Beylikdüzü Basketbol Kulübü'nün başkanlığını da yürüttü.

Keleş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde İmamoğlu'nun danışmanlığını yaptı. Ayrıca İBB Spor Kulübü'nün başkanı oldu.

Fatih Keleş

Kaynak, İBB Spor Kulübü

Fotoğraf altı yazısı, Savcılık, Fatih Keleş'in altında 28 "örgüt üyesinin" yer aldığını öne sürüyor.

Savcılık Keleş'in, "örgütün oluşmaya başladığı dönemden günümüze kadarki tüm süreçlerde aktif bir şekilde rol oynadığını" ve İmamoğlu'nun "gizli kasası" olduğunu öne sürüyor.

Savcılık, "örgütün" elde ettiği maddi kazancı "sistem" kavramıyla açıklıyor.

Bu iddiaya göre "örgütün" aldığı ya da aldırdığı ihalelerden, usule aykırı verilen ruhsat ya da imar izinlerinden gelen paranın yüzde 10 ila15'lik kısmı "sisteme" aktarılıyordu.

İddianamede, Keleş'in "iş insanları ile rüşvet görüşmelerini ya da rüşvetin teminine aracılık yaptığı, 'sisteme' nakit para akışının sağlanmasına yönelik para alışverişine ilişkin görüşmeleri İBB'nin Florya'daki Başkanlık konutunda bizzat gerçekleştirdiği" öne sürülüyor.

23 Mart'ta tutuklanan Keleş, Kocaeli'ndeki 2 Nolu F Tipi cezaevinde bulunuyor.

Keleş, hakkındaki tüm suçlamaları reddediyor.

Yaz aylarında bazı medya organlarında çıkan, kendisinin etkin pişmanlıktan yararlandığı yönündeki iddiaları da reddeden Keleş, Haziran ayında X hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Kamuoyu bilmelidir ki etkin pişmanlık başvurusunda bulunmadım. Çünkü işlediğim herhangi bir suç bulunmamaktadır. Ne dosyada atılı suçları işledim, ne de yasadışı bir örgüte üye oldum. Herkes gayet iyi bilmektedir ki bizler bir siyasi kumpas nedeniyle cezaevindeyiz. Bir suçumuz yok, alnımız açık."

Murat Ongun: 'Basın yapılanması' iddiası

Savcılığa göre Murat Ongun "örgüt" hiyerarşisinde yönetici konumunda yer alıyor.

İddianamedeki şemada, Ongun'un altında 35 "örgüt üyesinin" yer aldığı öne sürülüyor.

Gazetecilik kökenli bir isim olan Ongun, İmamoğlu'nun Beylikdüzü belediye başkanlığı döneminde basın danışmanıydı.

Savcılık, tanık beyanlarına dayanarak, "Ongun'un Beylikdüzü yapılanması içerisindeki eylemlerde değil, İBB yapılanması içerisindeki eylemlerde yer aldığını" öne sürüyor.

Murat Ongun

Kaynak, İBB

Fotoğraf altı yazısı, Murat Ongun, Beylikdüzü belediye başkanlığı döneminden beri İmamoğlu ile çalışıyor.

Ongun, İBB başkanlığı döneminde İmamoğlu'nun basın danışmanlığını yaptı, bir dönem İBB basın sözcülüğü görevinde bulundu ve İBB iştiraklerinden Medya AŞ'nin başında yer aldı.

İddianamede, "Ongun'un İBB iştiraklerinden Medya AŞ, Kültür AŞ ile Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı'na ilişkin tüm talimatları verdiği" öne sürülüyor.

Metinde Ongun'un, "bu birimlerin bünyesinde gerçekleşecek ihalelere girecek firmaların belirlenmesi, yapılacak ödemeler, sosyal medya ve basın yapılanması gibi önemli süreçleri yürüttüğü" söyleniyor.

Ongun 22 Mart'taki ayrıntılı savcılık ifadesinde, tüm suçlamaları reddetti.

23 Mart'ta tutuklanmasında sonra yaptığı sosyal medya paylaşımında "Tek bir kanıta dayanmayan iftiralarla tutuklandım! Bir savcı 'öğrendiğime göre' diye söze başlayan gizli tanık ifadeleriyle tutuklanmamı talep etti, hakim de onayladı" demişti.

Ongun, 24 Nisan'da X hesabında yaptığı açıklamada ise "Türkiye'de gerçek yolsuzluk nerededir? Kimler bulaşmıştır, çok nettir. Kimse adresi karıştırmasın. Düştüğünüz derin çukurdan bize çamur atarak çıkamazsınız" ifadelerini kullandı.

Adem Soytekin: Etkin pişmanlıktan yararlanan müteahhit

İddianamede, müteahhit Adem Soytekin de "örgüt yöneticileri" arasında sayılıyor.

Kendisinin, Beylikdüzü döneminden itibaren "yapılanmaya" dahil olduğu öne sürülüyor.

Metinde Soytekin'in "belediye içerisinde herhangi bir sorumluluğu olmamasına karşın 'örgütte' yönetici konumda olması nedeniyle İBB iştiraklerinden Kiptaş'a ait ihalelerin kimlere verileceği, [ihalelerin] nasıl ve ne zaman yapılacağı, ihaleye davet edilecek firmanın kimler olacağı gibi süreçleri yürüttüğü" öne sürülüyor.

Adem Soytekin

Kaynak, www.ademsoytekin.com.tr

Fotoğraf altı yazısı, İş insanı Adem Soytekin inşaat alanında faaliyet gösteriyordu.

İddianamede "örgütün" eylemleri kapsamında Soytekin'in, "İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı, 'örgütün' para tahsilat ve çek tahsilatı işlemlerini şirketleri üzerinden akladığı, inşaat işlerinde usulsüzlükler yaparak kendi yararına menfaat talep ettiği, bu menfaatlerden örgütün de faydalanmasını sağladığının anlaşıldığı" belirtiliyor.

Şemada, Soytekin'in altında altı "örgüt üyesi" olduğu öne sürülüyor.

Soytekin, 23 Mart'ta tutuklandıktan bir süre sonra etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdi.

Bu sebeple Temmuz ayında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Soytekin daha sonra tekrar tutuklandı.

Yeniden tutuklanmasından sonra 4 Kasım'da verdiği savcılık ifadesinde "Devlete karşı açılmış hiçbir dosyada devletin karşısında değil yanında olduğum ve olacağımın özellikle bilinmesini isterim" dedi.

İddianamede örgüt iddiasına ilişkin bir şemaya da yer verildi.

Kaynak, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İDDİANAMESİ

Fotoğraf altı yazısı, İddianamede örgüt iddiasına ilişkin bir şemaya da yer verildi.

Murat Gülibrahimoğlu: 'Örgütün kasası' iddiası

İddianamede "örgüt" yöneticisi olmakla suçlanan bir diğer isim iş insanı Murat Gülibrahimoğlu.

Metinde, "Gülibrahimoğlu'nun üzerindeki malların bir kısmının İmamoğlu ve Fatih Keleş'e ait olduğu ve bu şekilde Adem Soytekin gibi 'kasa' görevini ifa ettiği" öne sürülüyor.

İddianamede, Gülibrahimoğlu'nun İstanbul Sultangazi'deki Cebeci maden sahalarını 2019 yılında İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde satın almaya başladığı savunuluyor.

İBB'nin İstanbul Saraçhane'deki binası

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İBB'nin İstanbul Saraçhane'deki binası

2021'den sonra bu alanların hafriyat alanı olarak İBB tarafından kullandırılmaya başlandığı ve "hafriyat gelirlerinin Gülibrahimoğlu'nun şirket hesaplarına yatırılarak 'sisteme' sokulduğu" öne sürülüyor.

"Cebeci maden sahasında izinsiz dökümlerin yapıldığı, bu sayede çok yüksek meblağlarda suç geliri elde edildiği" iddia ediliyor.

"Bu alanlara kaçak hafriyat dökümü yaptırılarak maden sahalarına ve orman alanlarına zarar verildiği, döküm fiyatlarının fahiş bir şekilde artırıldığı, maden sahasında usulsüz fişlerin kesildiği, birçok firma tarafından kesilen usulsüz faturalar üzerinden paralar temin edildiği" de iddialar arasında.

Bahsedilen paraların "aracı şahıslar vasıtasıyla 'sisteme' aktarıldığı ve bir kısmının şahsi zengileşmede kullanıldığı, bir kısmının ise Murat Gülibrahimoğlu'na ait özel jet ile yurtdışına kaçırıldığı" öne sürülüyor.

Gülibrahimoğlu'nun altında da altı "örgüt üyesinin" yer aldığı iddia ediliyor.

Hakkında yakalama kararı çıkartılan Gülibrahimoğlu firari konumda ve konuyla ilgili kamuoyuna yaptığı herhangi bir açıklama bulunmuyor.

Hüseyin Gün: Casusluk soruşturması ile adı duyuldu

Hüseyin Gün'ün adı, Türkiye kamuoyunun gündemine Ekim ayında ortaya çıkan casusluk soruşturmasıyla taşındı.

İmamoğlu hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla başlatılan soruşturma, Hüseyin Gün'den elde edilen dijital materyallere dayandırılıyor.

Savcılık, Ekim ayında casusluk soruşturmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "birçok yabancı ülke istihbarat görevlisiyle irtibatının bulunduğu" söylenen Hüseyin Gün'ün, İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan'a "talimat verir vasıfta görüşmelerinin tespit edildiğini" savundu.

İmamoğlu ve Özkan ise iddiaları reddetti.

Gün, bu soruşturma kapsamında 30 Haziran'da tutuklandı.

Gün'ün adı, İBB'yle ilgili yolsuzluk iddianamesinde ise "örgüt" yöneticisi olarak geçiyor.

Bu iddia asıl olarak Gün'ün, Necati Özkan ile temasına dayandırılıyor.

Şemada, Gün'ün altında yedi "örgüt üyesinin" yer aldığı öne sürülüyor.

Gün, casusluk soruşturmasındaki emniyet ifadesinde "Ben kesinlikle İmamoğlu suç örgütü ya da başkaca bir örgüt içerisinde yer almadım" cevabı vermiş ve şöyle devam etmişti:

"Sadece Ekrem İmamoğlu'na iletilmek ve seçim kampanya sürecinde kullanılmak üzere yapmış olduğum analiz çalışmalarını Necati Özkan'a ilettim.

"Ancak bu yaptığımın bir suç olduğunu veya bu kişilerin bir suç örgütü olduğunu kesinlikle bilmiyordum. Bir suç örgütü olduğunu bilseydim kesinlikle böyle bir çalışmada yer almazdım."

Ertan Yıldız: 'İştiraklerden sorumlu' iddiası

Savcılık, Ertan Yıldız'ın "örgütün" iştirak şirketlerden sorumlu yöneticisi olduğunu öne sürüyor.

İş insanı Yıldız, bir dönem İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanlığı görevinde bulundu ve Bakırköy Belediyesi meclisinin CHP üyesi olarak görev yaptı.

Yıldız'ın bu kapsamda, "Kültür Aş, Medya AŞ ve BİMTAŞ dışındaki iştiraklerin yaptığı ihale süreçlerini yönettiği, ihaleyi kazanacak firmayı 'örgüt' adına belirlediği, ihale fiyatlarının belirlenmesinde 'sistem payı' olarak rüşvet paralarını önden belirlediği" öne sürülüyor.

"Bu paraları yüklenici firmalardan çantacılar vasıtasıyla teslim aldırdığı, ödemelerini hızlı almak isteyen firma sahiplerinden rüşvet karşılığı hak ediş ödemelerini hızlandırdığı" da iddia ediliyor.

Ertan Yıldız İBB'nin bir etkinliğinde konuşuyor.

Kaynak, INSTAGRAM

Fotoğraf altı yazısı, Ertan Yıldız ev hapsinde bulunuyor.

Şemada Yıldız'ın altında sekiz "örgüt üyesinin" yer aldığı öne sürülüyor.

Ertan Yıldız, 21 Mart'ta tutuklandıktan sonra etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade vermek istedi.

Yıldız 6 Mayıs'ta savcılığa verdiği ifadede "Cumhuriyet Başsavcılığınıza bildiklerimi tüm açıklığıyla anlattım. Bundan sonra ki süreçte de gerçeğin ortaya çıkması için elimden gelen gayreti göstereceğim" dedi.

Bunu takiben "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Yıldız farklı tarihlerde tekrar ifadeler verdi.

Eylül ayında ise CHP'den istifa ettiği haberleri basına yansıdı.