Türkiye ve Mısır, 10 yıl sonra büyükelçi atadı: Normalleşme sürecinde sırada hangi adımlar var?

Türkiye ve Mısır

Kaynak, Getty Images

Türkiye ve Mısır arasında 2021’de başlayan ancak ağır adımlarla ilerleyen normalleşme sürecinde bugün önemli bir adım atıldı. İki ülke dışişleri bakanlıkları ortak bir açıklama yaparak, diplomatik ilişkilerin yeniden büyükelçi düzeyine çıkarıldığını duyurdu.

Türkiye Kahire Büyükelçisi olarak halen aynı başkentte maslahatgüzar olarak görev yapan Salih Mutlu Şen’i, Mısır da aynı şekilde maslahatgüzar Amr Elhamamy’i Ankara Büyükelçisi adayı olarak gösterdi.

Açıklamada, göze çarpan iki unsurdan ilki, “İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seviyesinin yükseltilmesi, iki ülke Cumhurbaşkanlarının aldığı karar uyarınca uygulamaya konulmuştur” ifadesiyle yansıtılan, Ankara-Kahire normalleşmesinin cumhurbaşkanları düzeyinde yönetilen bir sürece dönüştürülmüş olması.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Kasım 2022’de Katar’da düzenlenen Dünya Kupası'nın açılışı sırasında Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad es-Sani’nin aracılığıyla ilk kez bir araya gelmişler ve kısa bir görüşme gerçekleştirmişlerdi.

Normalleşme sürecinde yaşanan tıkanıklığın aşılmasında kilit rol oynayan bu görüşme sonrasında, dışişleri bakanlıkları yeniden süreci hızlandıracak adımları atmışlardı.

İkinci unsur ise karşılıklı büyükelçi atama adımıyla ilişkilerin normalleştirilmesi ve karşılıklı çıkarlar doğrultusunda geliştirilmesi hedefinin altını çiziyor olması. Ortak açıklamanın ardından taraflardan yapılan açıklamalar da bu hedefin altını çiziyor.

Bundan sonraki adımlar neler?

Büyükelçilerin atanmasıyla ilgili süreç Erdoğan-Sisi görüşmesinin ardından başlamış ancak siyasi ve teknik nedenlerden dolayı hemen tamamlanamamıştı.

Türkiye’de yaşanan seçim süreci de önemli bir gecikme nedeni olmuştu.

Bugün yapılan ortak açıklama ile tarafların karşılıklı olarak büyükelçi adaylarına “agreman” (Bir devletin diplomatik misyon üyelerini yabancı bir ülkeden kabul etme anlaşması) verdiği ve güven mektuplarının cumhurbaşkanlarına sunmalarının ardından sürecin tamamlanacağı mesajı veriliyor.

Diplomatik kaynaklara göre, bundan sonraki süreçte Ankara-Mısır yol haritasında üç önemli konu başlığı bulunuyor.

Bunların başında 2013’den bu yana kopuk olan ikili ilişkilerin konu-konu, başlık-başlık yeniden ele alınması, aradan geçen sürede yaşanan iletişimsizliğin giderilmesi ve aranın kapatılması geliyor.

İki ülke dışişleri bakanlıklarının eşgüdümünde yürütülecek bu çalışmalarda siyasi diyaloğun yeniden düzenli bir şekilde tesis edilmesi, güvenlik, savunma, ikili ticaret ve ulaştırma gibi birçok konuda yeniden temasların başlatılması hedeflenecek.

Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü ve dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü ve dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Şubat ayında bir araya gelmişti

Diplomatik kaynaklar, 10 yıl aradan sonra bu dosyaların yeniden açılmasının yeni ve yoğun bir çalışma süreci gerektireceğinin altını çiziyor.

Aynı kaynaklara göre, tarafların normalleşme açısından diğer alanlara göre en rahat olacakları alan ekonomi.

Kaynaklar, 2013’ten bu yana yaşanan siyasi gerilime karşın Ankara-Kahire arasındaki ticaret hacminin artmaya devam etmesi, özellikle Türk yatırımcılarının Mısır’a ilgisini kaybetmemesinin bu süreçte önemli olduğuna işaret ediyorlar.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da bugün Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ile yaptığı basın toplantısı sırasında bir soru üzerine, atılan bu adımın normalleşme sürecinin önemli bir aşamasını olduğunu, bundan sonra da ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

İlk ziyareti kim yapacak?

Katar

Kaynak, Getty Images

İki ülke dışişleri bakanlıklarının bu süreçte üzerinde çalışacakları diğer en önemli konu ise cumhurbaşkanı düzeyinde resmi temasların gerçekleştirilmesi olacak.

Her iki başkent de ilk ziyaretin karşı taraf cumhurbaşkanınca gerçekleştirilmesi talebinde olduğunu saklamıyor. Erdoğan, Sisi’yi Sisi de Erdoğan’ı son dönemde yaptıkları telefon görüşmelerinde resmi davetlerini ilettiler.

Diplomatik kaynaklar, resmi ziyaretin bu sene sonuna kadar gerçekleşmesi olasılığına dikkat çekiyor ancak kimin kimi ziyaret edeceğinin ise hala müzakere aşamasında olduğunu kaydediyor.

2013 senesinde Mısır’ın demokratik yollarla seçilen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Sisi tarafından devrilmesine en sert tepkiyi veren ve Kahire ile 10 sene temasa geçmeyen Erdoğan’ın Kahire’yi ziyaretinin özellikle Mısır liderliği açısından sembolik önemine dikkat çekiliyor.

Ziyaretin hangi başkentte olursa olsun Türkiye-Mısır ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olacağı, ziyaret sırasında verilecek mesajların yanı sıra somut anlaşmaları ya da işbirliği hedeflerinin açıklanması gerekliliği de diplomatların altını çizdiği başka bir nokta.

Bölgesel konularda işbirliği beklentisi

Ankara-Kahire yol haritasının en önemli diğer başlığı bölgesel konular.

Konumları gereği Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de iki büyük ve güçlü ülke olarak zaman zaman çatışma zaman zaman da işbirliği içinde olan Türkiye ve Mısır, yeni dönemde bölgesel diyaloğu da öne çıkartmayı hedefliyor.

Türkiye açısından en önemli konulardan biri Doğu Akdeniz olmaya devam edecek.

Mısır, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başını çektiği ve bölgedeki doğalgaz kaynaklarının çıkarılması ve pazarlanmasını amaçlayan East Med Gas Forum’da yer almayan Türkiye, Mısır ve İsrail ile ilişkilerini düzelterek bu tabloda yerini almak istiyor.

Türkiye, bu süreçte Libya ile deniz yetkilendirme anlaşmaları yaparak denge sağlamak istemiş ancak hem Yunanistan hem de Mısır’ın tepkisini çekmişti.

Doğu Akdeniz, Libya

Erdoğan daha önce yaptığı açıklamalarla Mısır ile Akdeniz’den kaynaklanan hak ve çıkarların korunması konusunu ele alabileceklerini kaydetmiş, Mısır’ın Türkiye ile deniz yetkilendirme anlaşması imzalamasının daha yararlı olacağını söylemişti.

Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile üçlü bir platform oluşturan Mısır ise bu konularda aceleci davranmak niyetinde değil.

Kahire, her iki ülkeye de Türkiye ile normalleşme sürecinin mevcut işbirliğini etkilemeyeceği mesajını verdi.

Mısır’ın radarında ise Libya yer alıyor.

Libya’da süren istikrasızlığı kendisi için en önemli ulusal güvenlik riski olarak gören Mısır, Türkiye’nin de aralarında olduğu yabancı güçlerin ülkeden çekilmesini istiyor.

Diplomatik kaynaklara göre, Ankara-Kahire hattında son dönemde yaşanan normalleşme, Libya diyaloğuna da yansıdı.

Tarafların birbirlerini daha iyi anladığı, çözüm yolları önermeye başladıklarını kaydeden kaynaklara göre, karşılıklı güvenin artmasıyla beraber başta Libya olmak üzere bölgesel konularda daha fazla anlayış birliği sağlanması olasılığı bulunuyor.