Hatay'da Örnek Evler Yaşam Köyü: 'Burası diğer konteyner kentlerden farklı'

Video altyazısı, Projenin mimarları "100 aileye umut olabildiysek ne mutlu ama daha fazla ne yapabiliriz diye de çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü herkesin gerçekten bu şartlarda daha hızlı iyileşmeye hakkı var" diyor.
    • Yazan, Aylin Yazan
    • Unvan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Hatay

6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin en büyük yıkıma neden olduğu Hatay'da, depremzedelere diğer konteyner kentlerdekinden farklı bir yaşam alanı sunan bir "köy" var; adı Örnek Evler Yaşam Köyü.

Burası, depremin hemen bir gün sonrasında, "Deprem bölgesi için ne yapabilirim?" sorusunu kendisine soran bir grup mimarın girişimiyle kuruldu.

Onlara katılan gönüllülerin de çabalarıyla birlikte, henüz depremin birinci yılı dolmadan 100 aile doğa içinde ve sosyal alanları da bulunan bu köyde yaşamaya başladı.

Projenin mimarlarından Zülal Çakıcı ve köyde yaşayanlar anlatıyor.

Antakya Kuzeytepe'deki Örnek Evler Yaşam Köyü

Kaynak, HAOS DESIGN

Fotoğraf altı yazısı, Antakya Kuzeytepe'deki Örnek Evler Yaşam Köyü

2,5 ayda 100 adet ev

Hatay'da 6 ve 20 Şubat'ta yaşanan depremlerde ve sonrasında 23 bin bina yıkıldı, yüz binlerce kişi evsiz kaldı.

Depremzedelerin acil barınma ihtiyacını karşılamak için Hatay genelinde kurulan konteyner kentlerin sayısı bugün 199. AFAD'ın verilerine göre 71 bin 717 konteynerde 215 bin 310 kişiye barınma hizmeti sağlanıyor.

20 metrekarelik konteynerlerden oluşan bu barınma merkezlerinin bazıları ulaşımı zor bölgelerde ve sosyal imkanlar da sınırlı.

Bunun yanında hala konteyner bekleyenler de var.

Antakya Kuzeytepe'deki bir geçici barınma merkezi ise yan yana dizilmiş konteynerlerden oluşan bu yaşam alanlarından daha farklı görünüyor.

Burası "tiny house" dizayn eden mimar Zülal Çakıcı'nın geçen yıl 7 Şubat'ta mimar arkadaşlarına yaptığı bir çağrıyla ilk tohumları atılan ve bugün yeşermiş olan bir proje.

Minimal tasarımlı, kullanışlı prefabrik "küçük evler"e İngilizce'de "tiny house" deniyor.

Çağrıyı yaptıktan sonra evlerin tasarımını hızla yapan Çakıcı, başta mimar Hamide Göksan olmak üzere birkaç mimar arkadaşı ve yaklaşık 4 bin gönüllünün katılımıyla birlikte, evleri kısa sürede üretmeye başladılar.

İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde kendilerine bir üretim alanı sağlandı, inşaat firmaları malzeme ve zaman zaman kendi çalışanlarını gönderdi.

Bireysel girişimle ve tamamen gönüllükle ilerleyen projede, yaklaşık 2,5 ayda 100 adet ev tamamlandı ve sıra Hatay'da yer arayışına geldi.

X paylaşımını geçin
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu

Doğa içinde dayanışma ile yeni bir hayat kurmak

Hatay'daki yerel yöneticilerle yapılan görüşmeler sonunda, Kuzeytepe'deki bir arazi beş yıllığına Örnek Evler projesine tahsis edildi.

Mayıs - Ekim ayları arasında bölgedeki altyapı ve çevre düzenlemesi çalışmaları yapıldı, evler altı adet daire oluşturacak şekilde yerleştirildi.

Kalacak aileleri belirlemek için Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve bazı derneklere yapılan başvurular değerlendirildi, ailelerle yapılan görüşmeler sonucu 100 aile belirlendi.

Çakıcı önceliği eşini kaybetmiş çocuklu kadınlar, hamile ve yeni doğum yapmış olanlarla, yaşlılar, engelliler, kronik hastalıkları olanlara verdiklerini ancak burada yaşamın sürdürülebilir olması ve toplum dayanışmasının sağlanabilmesi için sağlıklı ve çalışan insanlara da köyde ev tahsis ettiklerini söylüyor.

Çakıcı "Gerçekten de burada birimiz hasta olduğumuzda, köyün sakini bir hemşire arkadaşımız gelip bize serum takıyor, aracı olmayan biri markete gitmesi gerektiğinde aracı olan bir kişi onu götürüyor, gibi gibi... Bu dayanışmanın örneklerini görüyoruz" diyor.

50 tanesi 16 metrekare, 50 tanesi asma katla birlikte 20 metrekare olan evler ahşap kaplama, yalıtımlı, ve içlerinde mutfak, banyo ve mobilyaları bulunuyor.

Kalıcı yerlerine yerleştirildikten sonraysa, evlerin çevresinde yeterli alan olması sayesinde, aileler evlerin girişine ek bölümler yaparak, yaşam alanlarını büyüttü.

Diğer konteyner kentlerden bir diğer farkı da buranın doğa içinde olması ve özellikle hiçbir yere beton dökülmemesi.

Yaşam Köyü, imzalanan protokolle birlikte AFAD'a kayıtlı resmi konteyner kentlerden biri oldu.

İstihdam hedefli bir yaşam alanı

Köyde kütüphane, ortak mutfak, aktivite alanı gibi sosyal alanlar da var.

Aktivite alanı ise yakın zamanda KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) ve Koton'un girişimiyle bir tekstil atölyesine dönüştürülecek ve köydeki kadınlar burada istihdam edilecek.

Aynı zamanda bir kooperatif oluşturma süreci de devam ediyor.

Çakıcı "Bu, tarımsal kalkınma kooperatifi olacak. Ürünler ürettirilip, mutfakta bir şeyler pişirilip, bunları da satışına destek olarak onlara bir nevi hani hayatlarını yeniden kurma ve ayağa kalkma konusunda destek olmaya çalışıyoruz" diyor.

Ayrıca her evin önünde kendine ait küçük bir bostanı da bulunuyor. Aileler günlük yiyecek ihtiyaçlarının bir kısmını bu bostanlarda yetiştirip topluyor.

İlerleyen süreçte, ilgili derneklerle proje iş birlikleri yapılarak, çocuklar ve yetişkinler için deprem sonrası travma başta olmak üzere psikolojik destek ve toplum bilincini artırmaya yönelik eğitimler ve sosyal aktiviteler de düzenlenmesi planlanıyor.

Çakıcı, yeterli fon bulunduğunda yenilenebilir enerji ve yağmur suyu depolama tesisinin de kurulacağını, yeni sosyal alanlar için de sponsorluk ihtiyaçlarının sürdüğünü belirtiyor.

YouTube paylaşımını geçin
Google YouTube içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir. YouTube içerik reklam içerebilir

YouTube paylaşımının sonu

'Depremden önce bile hayalini kurardık'

Üç çocuğu ve eşiyle birlikte Örnek Evler'de yaşayan Mutlu Eskiocak, burada yer buldukları için kendilerini çok şanslı hissettiklerini ve başka bir yere gitmeyi istemediklerini söylüyor.

6 Şubat'tan sonra evlerini kaybettikleri için ilk dokuz günü arabada geçiren aile daha sonra çadırda kalmaya başlamış. Dokuz aylarını da çadırda geçiren aile, konteyner başvurusu yapmış, bekleme sürecindeyse bir tanıdıkları vasıtasıyla Örnek Evler Yaşam Köyü'nde kendilerine yer sağlanmış. Normal konteyner başvurularına ise ancak 3 Ocak'ta olumlu yanıt almışlar ancak burayı terk etmeyi düşünmüyorlar.

"Burayı çok sevdik, eski yaşantımızdan da daha güvenli" diyen Eskiocak, çocuklarının da çok mutlu olduğunu, dışarıda hayvanlarla, doğada vakit geçirebildiklerini anlatıyor.

Eskiocak heyecanla bostanda yetiştirdiği sebzeleri gösterirken, oğlu Hasan da deprem öncesinde bile hayalinin doğa içinde küçük bir ev olduğunu söylüyor.

Köyün en büyük sorunu ise ulaşım. Şu ana kadar, ulaşım sorunları nedeniyle bir aile köyden ayrılmak zorunda kalmış.

eşek ve hasan ile hüseyin
Fotoğraf altı yazısı, Örnek Evler'de yaşayan Hasan ve Hüseyin kardeşler, köye kendiliğinden gelen eşekle gönüllü olarak ilgileniyorlar

'Herkesin daha hızlı iyileşmeye hakkı var'

Hatay'da ihtiyaç duyulan konut sayısı göz önünde bulundurulduğunda, binlerce kişinin daha uzun süre geçici barınma merkezlerinde yaşamaya devam etmek zorunda kalacağını öngörmek zor değil.

Buralarda yaşayanlar şu an için önlerini göremiyor, TOKİ'ler için yapılan kuraları bekliyor.

Örnek Evler'in de beş yıllık süresi bitince ne olacağı şu an için meçhul.

Çakıcı "Biz isteriz ki buradaki kooperatif yeterince güçlensin. Kendi kendilerini idare edebilecek duruma gelsinler. Ve belki bir ihtimal burada kalıcı olsunlar" diyor ve şöyle devam ediyor:

"Keşke her yer böyle olsaydı keşke bazı insanlar bu ayrıcalığa sahip olmasaydı ama biz 100 aileye umut olabildiysek ne mutlu deyip daha fazla ne yapabiliriz de hala aramaya da çalışıyoruz. Çünkü herkesin gerçekten bu şartlarda daha hızlı iyileşmeye hakkı var."