Lahey'den Netanyahu'ya tutuklama emri: 'İsrail'in itibarına büyük bir darbe'

Yıkıntıda Filistinli bir adam ve çocuklar

Kaynak, Reuters

    • Yazan, Frank Gardner
    • Unvan, BBC Güvenlik Muhabiri
    • Bildirdiği yer, Kudüs
  • Okuma süresi: 3 dk

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için yayımladığı tutuklama emirleri, siyasi yelpazenin tümündeki önde gelen İsrailliler'den öfkeli bir tepki aldı.

Tam tersine, Hamas, İslami Cihad ve Gazze halkı tarafından memnuniyetle karşılandı.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog "adalet ve insanlık için kara bir gün" derken, kararla "demokrasi ve özgürlük yerine terör ve kötülüğün tarafının seçildiğini" söyledi.

uluslararası ceza mahkemesi üye ülkeler

Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bürosundan yapılan açıklamada ise karar "Yahudi düşmanı" olarak tanımlandı ve "yanlış ve saçma suçlamaları tamamen reddettikleri" belirtildi. Ayrıca ICC "taraflı ve ayrımcı bir siyasi yapı" diye tanımlandı.

İsrail Parlamentosu Knesset'in Dış İlişkiler ve Savunma Komisyonu Başkanı Yuli Edelstein da tutuklama emirlerinin "İslamcıların çıkarları tarafından rehin alınmış siyasi bir yapının utanç verici kararları" olduğunu söyledi. İsrail Dışişleri Bakanı ise ICC'nin meşruiyetini kaybettiğini savundu.

Hamas kararı memnuniyetle karşılarken, kendi komutanı Muhammed Deyf hakkındaki tutuklama emri konusunda yorum yapmadı.

Örgütün yazılı açıklamasında "Siyonist savaş suçluları Netanyahu ve Gallant'ın yargılanması için dünya genelindeki tüm ülkelere mahkemeyle işbirliği yapma ve Gazze Şeridi'ndeki savunmasız sivillere karşı soykırım suçlarının derhal durdurulması için çalışma çağrısında bulunuyoruz" denildi.

Netanyahu ve Gallant

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Uzmanlar, Netanyahu ve Gallant'ın yargıç önüne çıkarılması konusunda şüpheli olduklarını söylüyor.

Gazze'deki Filistinliler de kararı memnuniyetle karşıladı.

Gazze Şeridi'ndeki evinden edilen ve şu anda Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el Balah'ta yaşayan 40 yaşındaki Muhammed Ali "Dehşeti yaşadık, aç kaldık, evlerimiz yok edildi, çocuklarımızı, oğullarımızı, sevdiklerimizi kaybettik. Karardan memnuniyet duyuyoruz ve tabii ICC'nin kararlarının uygulanmasını umuyoruz" dedi.

Kız kardeşi geçen ay İsrail güçleri tarafından öldürülen Münire El Şami de ICC'nin kararı için "Kız kardeşim Wafa da dahil on binlerce kurban için adalet" dedi.

Tutuklama emirlerinin etkisi ne olacak?

Aralarında İngiltere'nin de bulunduğu 124 ülke ICC üyesi. Ancak ABD, Rusya, Çin ve İsrail'in kendisi üye değil.

Bu da teknik olarak, Netanyahu ya da Gallant'ın üye ülkelerden herhangi birine ayak basması halinde, tutuklanıp mahkemeye gönderilmeleri anlamına geliyor.

Ancak uluslararası avukatlar, bu iki ismin bir gün yargılanmak için Lahey'e götürüleceği konusunda şüpheli.

Netanyahu son ülke dışı gezisini Temmuz'da ABD'ye, yani teorik olarak herhangi bir sorun olmadan ziyaret edebileceği bir ülkeye yapmıştı.

Geçen yıl ise Mart'ta İngiltere de dahil, çoğu ICC üyesi olan ülkelere gitmişti.

Bunu yeniden yaparak tutuklanma riski alacağı sanılmıyor ve ilgili ülkeler de kendilerini bu pozisyonda bulmakta isteksiz olacaktır.

Hollanda Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp kürsüde konuşurken

Kaynak, EPA-EFE/REX/Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, Hollanda Haber Ajansı ANP'ye göre Hollanda Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp, ülkesinin tutuklama emirlerini yerine getirmeye hazır olduğunu söyledi.

Hamas'ın, Muhammed Deyf olarak da bilinen İbrahim El Masri hakkındaki tutuklama emrinden çekinecek pek bir şeyi yok. İsrail Deyf'in geçtiğimiz aylarda öldürüldüğüne inanıyor, ancak bu Hamas tarafından hiç teyit edilmedi.

ICC'nin başta yargılamak istediği iki Hamas lideri Yahya Sinvar ve İsmail Haniye de öldürüldü.

Tukuklama emirlerinin İsrail'in uluslararası itibarına, Netanyahu ve Gallant'a ve özellikle de İsrail'in Gazze'deki saldırılarını "iyinin ve kötünün savaşı" diye sunma çabalarına büyük bir darbe vurduğuna şüphe yok.

İsrailliler, katliam olarak gördükleri Hamas'ın geçen yılki 7 Ekim saldırısını dünyanın artık unutmuş ya da dikkate almıyor gibi görünmesinden şaşkın.

Filistinliler, özellikle Gazzeliler ise İsrail'e karşı savaş suçlamalarının bir parça ağırlığı olan bir uluslararası kurumda karşılık bulmasıyla hak yerini bulmuş gibi hissediyor.