BBC muhabiri Bowen aktarıyor: 'Gerçek tehlike çatışmaların daha sert bir yere evrilmesi olasılığı'

Kaynak, Reuters
- Yazan, Jeremy Bowen
- Unvan, Muhabir
- Bildirdiği yer, Cenin
Cenin'in merkezindeki kaldırımlara ve yollara kalın bir kara kül tabakası yerleşmiş durumda.
Bunlar Filistinli genç erkeklerin, İsrail cipi gördükleri yerde yaktıkları lastiklerden geriye kalanlar.
Bazıları, geçen İsrail araçlarına fırlatmak için taş veya ev yapımı küçük bombalar taşıyor.
Kasaba merkezine yakın tepelikte bulunan mülteci kampından ara sıra patlamalar ve silah sesleri geliyor.
İsrail ordusuna ait insansız hava araçları da sürekli olarak tepede.
Zaman zaman, lastik dumanı arasından İsraillilere ateş etmek için silahlı Filistinliler çıkıyor.
Filistinliler ve İsrailliler arasındaki çatışmalar ve şiddet olayları bu yıl neredeyse günlük bir olay haline geldi.
İsrailliler, nispeten yeni 50'den fazla saldırının buradan yapıldığı iddiasıyla Cenin kampını hedef aldığını savunuyor.
Ancak buradaki şiddetin, umutsuzluğun ve nefretin kökleri, bu son yaşanan çatışmalardan çok daha derinlere iniyor.
Bir asırdan daha uzun bir süre önce toprak mülkiyeti konusundaki anlaşmazlıkta oluşan zehirli atmosfer tüm bu nefreti hep besledi.
1990'larda en azından bir süre, İsrail'in yanında, iki devletli çözüm adı altında, bağımsız bir Filistin devletinin kurulabileceğine dair umutlar vardı. Ama bu çaba başarısız oldu.
ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği başta olmak üzere güçlü Batılı ülkeler, iki devletli çözümün tek olası çözüm olduğunda ısrar ediyor. Bunlar boş sloganlar. İki devlet önerisine yönelik son Amerikan girişimi de 2014'te çöktü.

İsrail aylardır Cenin’e havadan ufak çaplı operasyonlar düzenliyordu. Buna karşın Filistinli silahlı gruplar burada gücü eline aldı ve Cenin mülteci kampını kontrol edecek kadar da bir arada hareket etmeye başladı. Daha da güçleniyor gibiydiler.
İki hafta önce bir İsrail cipini havaya uçurdular. Ordu birliklerini geri püskürtmek için sıkı bir savunma gösterdikleri çatışmada 15 yaşında bir Filistinli kız ile bir kişi daha hayatını kaybetti.
Ertesi gün dört İsrailli, Cenin yakınlarındaki bir restorana giren iki Filistinli tarafından yemek yedikleri sırada öldürüldü.
Yahudi yerleşimlerini korumakla görevli İsrail ordu birimleri, misilleme olarak Filistinlilerin yaşadığı köylere operasyon düzenlerken, evler ve araçlar ateşe verildi.
Aslında İsrail ordusunun Cenin mülteci kampını kontrol eden Filistinlilere karşı harekete geçmesi an meselesiydi.
Ordu burada olduğu iddia edilen silah ve patlayıcıların imha etmek için sistemli bir operasyon yürüttüğünü söylüyor.
Kampa yakın noktalarda Filistinli erkeklerin yaktığı lastik öbekleri geride, halka şeklinde kül tabakaları bırakıyor.
İsrail ordusu, kampta iki gün süren operasyonda elde ettiğini açıkladığı patlayıcılar konusunda güncellemeler yapıyor. Paylaşılan bilgiler arasında ‘terörist komuta merkezleri’ olarak adlandırdıkları yerler de var.
Ancak bu bilgilendirmelerdeki duygusallıktan uzak mesafeli tavır, Filistinlilerin kendi geleceklerini belirlemesi ile ilgili her adıma karşı çıkan İsrail kabine üyelerinin açıklamalarıyla çelişiyor.
İsrail Kamu Güvenli Bakanı olan Itamar Ben Gvir, bir Filistinlinin Tel Aviv’de aracını insanların üzerine sürdükten sonra öldürülmesi için, ‘her Yahudi, katillerin hedefinde’ açıklaması yapmıştı.
Gvir yazılı açıklamasında, “İsrail’in Cenin’deki savaşı ne ise, onların Tel Aviv’de savaşı o..” karşılaştırmasını da yapmıştı.
Ben Gvir ve siyasi müttefikleri, Batı Şeria'da ‘cezalandırıcı’ bir operasyon yapılması için bir süredir baskı yapıyorlardı.
Ancak İsrail ordusu, gerilimi tırmandırmanın riskleri ve sonuçlarından duyulan endişe nedeniyle daha temkinli.
Tüm belirtiler, İsrail ordusunun, operasyonu Cenin Mülteci Kampı’yla sınırlamak, yakında bir zafer ilan etmek ve askerlerine üslerine dönme emri vermek istediği yönünde.

Kaynak, Getty Images
İsrail'in böyle bir operasyonun ardından kazandığı ‘zaferler’ asla uzun sürmez.
Filistinli silahlı gruplar cephaneliklerini yeniden doldurur ve şiddet döngüsü yeniden başlar.
Filistinlilerin üzerinde bir devlet kurmak istedikleri işgal altındaki topraklara Yahudi yerleşimcilerin getirilmeye devam etmesi gerilimi sürekli körüklüyor.
Pek çok Filistinli, 1990’lı yılların barış sürecinde oluşan Filistin yönetimindeki çoğu yaşlı ve etkisiz isimlere karşı bir hayal kırıklığı yaşıyor.
Bu operasyon sona erdiğinde, tıpkı daha önce olduğu gibi her iki taraf da zafer ilan edecek.
O zaman bu uzun çatışmanın canlı gerçekleri kendilerini yeniden ortaya koyacaktır.
Öfke, çaresizlik ve yoksulluk, başta Cenin'de ve Nablus'ta olmak üzere Filistin toplumuna yerleşmiş direniş kültürünü güçlendirecek.
Ve İsrail'in sağcı, aşırı milliyetçi hükümeti de iktidarda olduğu sürece, siyasi söylemini eylemlerle hizalamaya çalışacak.
Buradaki gerçek tehlike, İsrailliler ve Filistinlilerin uzun yıllardır süren çatışmalarının daha da şiddetli bir aşamasına doğru kayıyor olması olasılığıdır.
Cenin’de son durum:
- İsrail’in insansız hava araçları ile düzenlediği operasyonda en aza 11 Filistinli öldürüldü.
- BM kurumları, sağlık ekiplerinin müdahalesinin bazı durumlarda engellendiğini aktarıyor.
- Filistin örgütleri, bıçaklama ve araçlı saldırıların misilleme olarak yapıldığını savunuyor.
- Tel Aviv’deki araçlı saldırıda en az yedi kişi yaralandı.










