ABD'de Kennedy suikastı hakkında gizli tutulan son belgeler erişime, uzmanlara göre 'çığır açan' bir şey yok

Kaynak, Getty Images
ABD hükümeti, John F Kennedy'nin yaklaşık 60 yıl önceki suikastına ilişkin gizli belgelerin son bölümünü de erişime açtı.
ABD Başkanı Trump Ocak ayında göreve başladıktan birkaç gün sonra bir başkanlık kararı imzalayarak John F. Kennedy, kardeşi Senatör Robert F. Kennedy ve insan hakları savunucusu Martin Luther King Jr. suikastlarına dair belgelerin kamuoyuna açıklanmasına karar vermişti.
Tarihçiler, taradıkları kayıtlarda çığır açıcı ifşalara rastlamayı beklemediklerini ifade ediyordu ve öyle de oldu.
Trump, 80 bin sayfalık belgenin mühürlerinin açılacağını tahmin ettiğini belirtmişti.
ABD yetkilileri daha önce yüz binlerce JFK belgesini erişime açmış ancak ulusal güvenlik endişelerini öne sürerek bazılarının gizli kalmasına karar verilmişti.
Birçok Amerikalı hala silahlı saldırgan Lee Harvey Oswald'ın tek başına hareket etmediğine inanıyor.
Kennedy, 22 Kasım 1963'te Dallas, Teksas'a ziyareti sırasında vuruldu.
Ulusal Arşivler ve Kayıtlar İdaresi tarafından yayımlanan Kennedy materyalinin ne kadarının yeni olduğu belirsiz.
Uzmanlara göre belgelerin çoğu daha önce kısmen sansürlenmiş biçimde yayımlanmıştı.
Belgelerde, birkaç yıl öne iyice netleşen Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA'in Oswald'ı suikasttan önceki yakın takibi görülüyor.
Suikastla ilgili 2013'te bir kitap yazan Philip Shennos Associated Press Haber Ajansına yaptığı açıklamada, Oswald'ın suikastten birkaç ay önce Mexico City'ye gittiğini ve bu sırada CIA'in takibi altında olduğunu söyledi.
Shennon "Kennedy suikastından Mexico City'de bahsettiği ve bunları duyanların olduğuna inanmak için nedenlerimiz var" dedi.
Yeni açıklanan belgelerde CIA'in Soğuk Savaş dönemindeki çalışma yöntemlerinin de ifşa olduğu kaydediliyor.
ABD Kongresi, 1992'deki soruşturmayla ilgili tüm belgelerin 25 yıl içinde yayımlanmasını öngören bir yasa çıkarmıştı.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Trump'ın emriyle yapılan araştırmalar sırasında geçen ay yaklaşık 2 bin 400 yeni belge bulduğunu duyurmuştu.
BBC'nin ABD'deki ortağı CBS'e göre ABD Ulusal Arşivleri'nde John F. Kennedy suikastıyla ilgili yaklaşık 5 milyon belge bulunuyor.
Arşiv yönetimi Aralık 2022'de yaptığı açıklamada bunların yüzde 97'sinin halkın erişimine açık olduğunu duyurmuştu.
Geri kalan kısımda ise kısmen veya tamamen gizli tutulmaya devam edilen belgeler var.
ABD Başkanı Trump ilk döneminde de tüm belgelerin gizliliğini kaldırmaya karar vermiş fakat CIA (Merkezi İstihbarat Teşkilatı) ve FBI yetkilileri Trump'ı bu karardan vazgeçmeye ikna etmişti.
Trump bu yıl imzaladığı başkanlık kararıyla, "devam eden gizliliğin kamu yararına olmadığını" belirtti.
- BBC Türkçe artık WhatsApp'ta. Bizi takip etmek ve haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesini sağlamak için tıklayın.

Kaynak, Getty Images
Kennedy nasıl öldürülmüştü?
ABD'nin 35'inci Başkanı John F. Kennedy, 22 Kasım 1963'te uğradığı suikast sonucu öldürüldü.
Silahlı saldırı sırasında Kennedy üstü açık bir arabada yolculuk ediyordu.
Başkan'ın önünde oturan Texas Valisi John Connally saldırıdan yaralı kurtuldu.
Aynı saat içinde, suikastın gerçekleştiği Dallas'ta polis memuru JD Tippit de öldürüldü.
Hemen ardından da şüpheli Lee Harvey Oswald tutuklandı.
12 saat içinde Oswald, Kennedy ve Tippit'i öldürmekle suçlandı.
24 Kasım'da Oswald, başka bir yere götürülmek üzere Dallas karakolunun alt katından çıkarıldığı sırada bir gece kulübü sahibi olan Jack Ruby tarafından silahla vurularak öldürüldü.
Cinayet anı kameralarca kaydedildi.
Ruby, Oswald'ı öldürme suçundan ölüm cezasına çarptırıldı.
Kararı temyize götüren Ruby, yeniden yargılanma hakkını kazanamadan 1967 yılında kanserden öldü.
Suikast sonrasında ne olmuştu?
1964'te yapılan Warren Komisyonu soruşturması, John F. Kennedy'nin, geçmişte Sovyetler Birliği'nde yaşamış olan Lee Harvey Oswald tarafından öldürüldüğü ve Oswald'ın kendi başına hareket ettiği sonucuna ulaşmıştı.
Oswald veya Ruby'nin iç ya da dış herhangi bir komployla ilgileri olduğuna dair bir delil yoktu.
Suikastın ardından birçok komplo teorisi ortaya atıldı.
Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ise Oswald'la hiçbir zaman bağlantısının olmadığını ve onunla ilgili bilgileri hiçbir zaman Amerikalı müfettişlerden gizlemediğini açıkladı.









