AB'nin sığınmacı planı hayata geçirilebilir mi?

Polonya - Almanya sınırında kontroller artırıldı

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Polonya - Almanya sınırında kontroller artırıldı
    • Yazan, Övgü Pınar ve Yusuf Özkan
    • Unvan, Muhabir
    • Bildirdiği yer, Roma ve Lahey
  • Okuma süresi: 4 dk

Avrupa Birliği liderleri, mülteci sorunu ile ilgili, tutum değişimine işaret eden bir zirveyi geride bıraktı.

Perşembe günü yapılan zirveden, sığınma başvurusu reddedilenlerin sınır dışılarının hızlandırılması için yasa değişikliği yapılması kararı çıktı.

Yasal yolları tüketen sığınmacılar için Avrupa sınırları dışında "geri dönüş merkezleri" kurulması önerisi Avrupalı liderlerin çoğu tarafından desteklendi.

Ancak İspanya ve Belçika, Avrupa hukukuna göre, kişilerin üçüncü bir ülkeye gönderilmesinin mümkün olmadığını belirterek öneriye karşı çıkıyor.

Zirvede verilen önemli mesajlardan biri de "Suriye'nin artık güvenli bir ülke olduğuna" yönelik açıklama oldu.

Birlik, Beşar Esad yönetimiyle bağların yeniden kurularak, Suriyeli sığınmacıların "gönüllü ve güvenli" şekilde ülkelerine dönmesinin sağlanmasını tartıştı.

AB Komisyonu tarafından bu yılın ortalarında kabul edilen yeni Avrupa Göç Anlaşması 2026 yılı ortasında yürürlüğe girecek. Bazı AB liderleri ise bu zirvede daha acil ve "yenilikçi" önlem önerilerini gündeme getirdi.

Von der Leyen ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Von der Leyen ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen

Zirvede, Avrupa sınırları dışında geri dönüş merkezleri kurulması önerisi üzerinde ortak tutum oluşmadı.

Çek Cumhuriyeti Başbakanı Peter Fialla'nın deyimiyle, Afganistan ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönderilmesi de dahil, daha önce "tabu" sayılan birçok konuda AB liderleri görüşlerini açıkladı.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, sığınma başvurusu reddedilen göçmenler için Arnavutluk'ta açılan iki geri dönüş merkezi hakkında bilgi verdi.

'Suriye artık güvenli ülke'

Hollanda Başbakanı Dick Schoof da, sığınma başvurusu reddedilen Afrikalılar için Uganda'da geri dönüş merkezi kurmayı planladıklarını ve bu konuda Uganda ile yapılan temasları anlattı.

Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sonrası buradaki 250 bin civarında Suriyeli sığınmacının ülkelerine geri döndüğünü belirtti ve Suriye'nin artık güvenli bir ülke haline geldiğini savundu.

Nehammer, Avrupa'daki Suriyeli ve Afgan sığınmacıların kendi ülkelerine geri gönderilmesi önerisinde bulundu.

İtalya Başbakanı Meloni de, Suriyeli sığınmacıların güvenli bir şekilde ve gönüllü olarak geri dönüşünün sağlanması için Esad rejimi ile bağların yeniden kurulmasını istedi.

Rusya ve Belarus suçlanıyor

Polonya hükümet toplantısı

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Polonya hükümet toplantısı

Rusya ve Belarus'un sığınmacıları "silah olarak" kullandığını belirten Polonya Başbakanı Donald Tusk da, bu hafta başı açıkladığı, sığınma başvurularını geçici olarak askıya alma planı hakkında bilgi verdi.

Polonya Başbakanı'nın bu önerisi, AB liderlerinin büyük çoğunluğundan destek gördü. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen de, Tusk'un talebine kapıyı kapatmadı.

Donald Tusk, liderler zirvesi sonrası yaptığı açıklamada, "Az önce tüm liderlerle önemli bir toplantıdan çıktım ve istediklerimi başardım" açıklamasını yaptı.

Solingen'deki bıçaklı saldırıda 3 kişi öldürüldü. IŞİD'in üstlendiği saldırıda 26 yaşında bir kişi tutuklandı.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Solingen'deki bıçaklı saldırıda 3 kişi öldürüldü. IŞİD'in üstlendiği saldırıda 26 yaşında bir kişi tutuklandı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, talepleri reddedilen sığınmacıların sınır dışı edilmesi konusunda kısa sürede bir yasa önerisi sunacaklarını açıkladı.

Von der Leyen, yasal yolları tüketen sığınmacıların sadece beşte birinin sınır dışı edilebildiğine de işaret etti.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, von der Leyen tarafından gündeme getirilen Avrupa sınırları dışında geri dönüş merkezleri önerisine taraf olmadıklarını söyledi.

Sánchez, zirve sonrası yaptığı açıklamada, "Bu hiçbir sorunu çözmeyeceği gibi, yeni sorunlar da yaratacaktır" dedi.

Belçika Başbakanı Alexande De Croo da, Avrupa sınırları dışında kurulacak göçmen merkezlerinin hem maliyetli hem de etkisiz olduğunu savundu.

İtalya'da mahkeme iptali

İtalya'da ise sığınma talebinde bulunan göçmenleri Arnavutluk’ta kurulan merkezlere gönderme projesi başladıktan hemen sonra mahkeme engeliyle karşı karşıya kaldı.

Çarşamba günü 16 göçmen, İtalya donanmasına ait bir gemiyle Arnavutluk’a götürülmüştü.

Roma’daki mahkeme, bu göçmenlerin Arnavutluk’taki merkezlerde tutulmasının onanması talebini reddetti.

Mahkemenin kararında, Arnavutluk’ta ‘gözaltında tutulan’ bu kişilerin geldikleri ülkelerin ‘güvenli’ olarak tanımlanmasının mümkün olmadığı ve İtalya’ya getirilme haklarının bulunduğu belirtildi.

Mısır ve Bangladeşli oldukları açıklanan bu 16 kişiden 4’ü Arnavutluk’a götürüldükten sonra küçük yaşta ya da korunmaya muhtaç durumda olduklarının tespit edilmesiyle tekrar İtalya’ya gönderilmişti.

İtalya hükümeti binlerce göçmeni sığınma başvuruları değerlendirilirken Arnavutluk’ta kurulan iki merkezde tutmayı planlıyor.

Başka bazı Avrupa ülkelerinin de göç meselesini 3. ülkelere nakil yoluyla çözme girişimleri açısından bu plana ilgi gösterdiği belirtiliyor.

Ancak İtalya-Arnavutluk arasındaki anlaşma insan hakları ve uluslararası yasaların ihlal edilmesi endişesine de yol açtı.

İlk aşamada 16 kişinin Arnavutluk’a götürülmesinin masrafının 300 bin euroyu bulduğu, göçmenleri bu ülkede tutmanın İtalyan vergi mükelleflerine çok daha pahalıya mal olduğu eleştirileri de var.

Hafta başında 16 kişinin Arnavutluk’taki merkezlere götürülmesinden bu yana İtalya’ya deniz yoluyla gelen göçmen sayısı ise 2 binin üzerinde oldu.

Bu nedenlerle muhalefet ve insan hakları örgütleri İtalya-Arnavutluk anlaşmasını hükümetin pahalı ama etkisiz bir propaganda aracı olarak yorumluyor.