Türkiye'nin COP31 öncelikleri neler, tepkiler ne oldu?

Kaynak, Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi 3 dk
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler (BM) iklim zirvesi COP31 için Türkiye'nin üç önceliğini açıkladı.
Zirve Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek.
Türkiye'nin COP31 başkanlığı sürecine ilişkin İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Kurum önceliklerini "temiz enerji dönüşümü", "sıfır atık", "dirençli şehirler", "iklim eylemi uygulama mekanizması" ve "yeşil sanayileşme" olarak sıraladı.
Konuşmasında Ortadoğu'da savaşın enerji güvenliğinin önemini bir kez daha hatırlattığını belirten Kurum, "Enerji güvenliği ile iklim hedeflerini birbirinin alternatifi olarak görmeyeceğiz, böyle değerlendirmeyeceğiz. Tam tersine, aslında birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak ele alacağız" dedi.
Çevre ve iklim değişikliği alanında çalışan sivil toplum kuruluşları (STK) Türkiye'nin COP31 vizyonunun kömürden çıkış planını da kapsaması gerektiğini savunuyor.
Türkiye'nin öncelikleri neler?
Kurum, birinci önceliklerinin "temiz enerji dönüşümü" olduğunu söyledi.
Bugün dünya genelinde yaklaşık 730 milyon insanın elektriğe erişemediğini hatırlatan Kurum, enerji dönüşümünün bir taraftan da aslında "sağlık ve adalet meselesi" olduğunu belirtti.
"Bu gidişatı değiştirebilmek için Uluslararası Enerji Ajansıyla yenilenebilir enerji, gıda, soğutma ve ısıtma ve dijitalleşme alanlarında güçlü işbirliği geliştireceklerini" ekledi.
Kurum'un ikinci öncelik olarak tanımladığı başlık "sıfır atık ve metan azaltımı" idi.
Bakan, bu projeyi tüm sektörleri de içine alan bir bakışla COP31 gündeminin "temel sütunlarından biri" haline getireceklerini söyledi.
"Katı atık depolama alanlarından kaynaklanan emisyonların azaltılmasına, gıda israfının önlenmesine ve döngüsel ekonominin güçlenmesine yardımcı olacağız" dedi.

Kaynak, X@murat_kurum
Kurum, "iklime dirençli şehirler" konusunun üçüncü öncelikleri olduğunu söyledi.
Küresel bina inşaat alanının 2050 yılına kadar yaklaşık yüzde 45 oranında artmasının beklendiğini hatırlatan Kurum, Türkiye'nin 500 bini aşkın deprem konutunu "iklim dirençli, sıfır atık uyumlu" şekilde inşa etmeyi başardığını savundu.
"Bu tecrübe ışığında, COP31 sürecinde, binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modelleri önemli COP31'de yer tutacak" dedi.
Kurum, dördüncü önceliklerinin "iklim eylemi uygulama mekanizması" olduğunu, bugün küresel hedeflerle ulusal planlar arasında "derin bir uygulama boşluğu bulunduğunu, bunu kapatmak zorunda olduklarını" kaydetti.
Beşinci önceliklerinin ise "yeşil sanayileşme" olduğunu kaydeden Kurum, büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı olan sanayi sektörünün uzun vadeli net sıfır hedefleri ile uyumlu hale gelmesinin zorunluluk olduğunu belirtti.
'Kömürden çıkışın planlanması tarihi bir adım olacaktır'
Türkiye'nin önceliklerini BBC Türkçe'ye değerlendiren çevre kuruluşları, COP31'de kömürden çıkış konusunda sabit adımlar atılmasının önemini vurguluyor.
Türkiye elektriğinin yarısını fosil yakıtlardan, üçte birinden fazlasını ise en kirli yakıt olan kömürden elde ediyor.
Toplam sera gazı emisyonlarının %20'sine kömürlü termik santraller neden oluyor.
WWF Türkiye İklim Ve Enerji Programı lideri Tanyeli Sabuncu, Türkiye'nin "enerji dönüşümüne dair vurgusunu ve bu çerçevede iklim hedefleriyle uyumlu temiz enerji geçişinin önceliklendirilmesini çok önemli" bulduklarını söyledi.
Sabuncu, "Bu bağlamda yeni kömür yatırımlarının durdurulması ve elektrik üretiminde kömürden çıkışın planlanması, bugün açıklanan COP 31 naşkanlığı vizyonunu tamamlayan tarihi bir adım olacaktır" diye ekledi.
Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) Kampanyacısı Duygu Kutluay da COP başkanı olarak Türkiye'nin "en güçlü" mesajının, "kömürden çıkış için net bir takvim açıklamak ve yenilenebilir enerjiye dayalı, işçilerin haklarını gözeten adil bir dönüşüm planını ortaya koymak" olacağını söyledi.
Bunun jeopolitik ve enerji krizlerinin etkilerinden de Türkiye'yi koruyarak enerji güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olacağını savundu.











