Suriye'de geçiş hükümeti kuruldu: Dışişleri Bakanlığı 'memnuniyetle' karşıladı

Kaynak, Getty Images
Suriye geçiş yönetimi Devlet Başkanı Ahmed eş-Şera, Beşar Esad'ın devrilmesinden bu yana görevde olan geçici yetkililerin yerine, yeni bir geçiş hükümeti kurulduğunu duyurdu.
Eş-Şera, yakın müttefiklerinin hakim olduğu ve bir kadın bakanın da yer aldığı 23 kişiden oluşan yeni kabineyi 29 Mart Cumartesi günü açıkladı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı,"Suriye'de geçiş hükümetinin kurulmuş olmasını memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.
Eş-Şera, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, yeni geçiş hükümetinin savaştan zarar gören ülkeyi yeniden inşa ederken uzlaşmayı hedefleyeceğini ancak herkesi memnun edemeyebileceğini söyledi.
Suriye televizyonunda yayınlanan konuşmasında Eş-Şera "Atacağımız her adımda uzlaşmaya varamayacağız, bu normaldir, ama mümkün olduğunca uzlaşmaya varmalıyız" dedi.
Fransız AFP ajansına göre, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin öncülüğündeki özerk yönetim, "ülkenin çeşitliliğini yansıtmadığını" söyleyerek hükümetin meşruiyetini reddetti.
Kabinede kimler var?
Eş-Şera, bakanların "belirli ideolojik ya da siyasi yönelimler olmaksızın" yetkinlik ve uzmanlıklarına göre seçildiğini söyledi.
Eş-Şera'nın yakın çalışma arkadaşları Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şaybani ve Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra kabinedeki görevlerini korudu.
Genel İstihbarat Başkanı Enes Hattab da İçişleri Bakanı olarak atandı.
Ülkedeki Hıristiyan azınlığın bir üyesi ve uzun süredir Esad muhalifi olan Hind Kabawat, eş-Şera tarafından atanan ilk kadın olarak Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı oldu.
İsyancıların kontrolündeki bölgelerde kurtarma ekipleri olarak bilinen Beyaz Baretliler'in lideri Raed el-Salih ise acil durumlar ve afetler bakanı olarak atandı.
Kapsayıcı bir geçiş hükümeti için uluslararası aktörlerden çağrılar yapılmıştı.
Yeni hükümetin Suriye'deki azınlık gruplarından dört bakanı var: bir Hristiyan, bir Dürzi, bir Kürt ve bir Alevi. Ancak bunlara kilit rol verilmedi.
Eş-Şera, yeni hükümetin "Suriye toplumunun çeşitliliğini" göz önünde bulundurduğunu, dini ya da etnik azınlıklar için kota sistemini reddettiğini ve bunun yerine "katılımcılığı" tercih ettiğini söyledi.
Geçiş hükümetinin Mart ayı başında açıklanması planlanıyordu.
Son dönemde ülkenin batı kıyısında Alevi nüfusun yoğun olduğu kentlerdeki baskın ve çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti.
Suriye'nin geçici yönetimi, Lazkiye, Tartus ve Hama'da çatışmaların sonlandığını duyurmasına karşın bölgeden kaçışın sürdüğüne ilişkin görüntüler gelmeye devam etti.
Binlerce sivil Lübnan'a geçerken, çok sayıda sivilin de başka bölgelere sığındığı aktarıldı.
Birleşmiş Milletler bazı bölgelerde "yargısız infaz" yapıldığına dair tespitlerde bulunmuştu.
Suriye geçiş yönetimi, azınlıkları koruma sözü vermişti.
Suriye'de kapsayıcı bir geçiş dönemi için uluslararası çağrılar yapılıyordu.

Kaynak, Reuters
Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) isimli İslamcı militan grubun başını çektiği güçler 8 Aralık'ta Esad yönetimini devirmiş, yaklaşık 14 yıl süren iç savaşın ardından ülkenin yeni liderleri kurumları yeniden inşa etmeye girişmişti.
Aralık ayında Muhammed El Beşir başkanlığındaki geçici hükümet, 1 Mart'ta açıklanması planlanan yeni kabine kurulana kadar ülkeyi yönetmekle görevlendirildi.
Ocak ayı sonunda, Esad'ın devrilmesine öncülük eden Heyet Tahrir el-Şam'ın (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şera geçici devlet başkanı olarak atandı.
Eş-Şera Mart ayında, ülkenin beş yıl olarak belirlenen geçiş dönemini düzenleyen geçici anayasayı imzalayarak yürürlüğe soktu.
Bazı uzmanlar ve hak örgütleri bu anayasanın gücü eş-Şera'nın elinde topladığı ve azınlıklar için yeterli korumayı içermediği konusunda uyarıda bulundu.
Dışişleri Bakanlığı açıklaması
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Ulusal Diyalog Konferansı'nın düzenlenmesi ve Anayasa Bildirgesi'nin açıklanmasının ardından atılan bu adım, Suriye yönetiminin siyasi geçiş sürecini Suriyelilerin öncülüğü ve sahipliğinde, kapsayıcı bir anlayışla ilerletme iradesini ortaya koymaktadır.
"Türkiye, Suriye'de güvenlik ve istikrarın tesisinin temel taşlarından olan kapsamlı ve kapsayıcı siyasi süreci desteklemeye devam edecektir.
"Bu kritik dönemde uluslararası toplumun da çabalarını Suriye'nin istikrara kavuşmasına yoğunlaştırması, bu bağlamda öncelikle yaptırımların ön koşulsuz şekilde kaldırılması ve Suriye'de yeniden inşa faaliyetlerine başlanması önem taşımaktadır."




