'Stockholm Sendromu' polemiği: CHP, DEM Parti ve Erdoğan ne dedi?

Kaynak, CHP
- Yazan, Ayşe Sayın
- Bildirdiği yer, Ankara
- Okuma süresi: 4 dk
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in partisinin 39. Olağan Kurultayı'ndaki 'Stockholm Sendromu' sözleri DEM Parti ile gerginliğe dönüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da "Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir" sözleriyle tartışmaya dahil oldu.
Özgür Özel kurultaydaki konuşmasında, "Herkesi, canı istediğinde 'Şu parti kapatılsın, kapatmıyorsa Anayasa Mahkemesi kapatılsın' diyenlerin demokratlığını hatırlamaya davet ediyorum" demişti.
Sözlerinin devamında, "Bir Stockholm Sendromu'na kapılmamaya, dün elinden zor kurtulduğunuz celladınıza âşık olmamaya davet ediyorum" sözleri iki parti arasında karşılıklı sert açıklamaları tetikledi.
Stockholm Sendromu, bazı rehinelerin kendilerini rehin alanlara karşı irrasyonel duygular geliştirdiği halleri tanımlamak için kullanılan bir ifade.
CHP lideri, bu sözlerle DEM Parti'yi kastetmediğini, parti kapatma davaları üzerinden genelleme yaptığını söylese de DEM Parti'den arka arkaya tepkiler geldi.
DEM: 'Bir ortak yol bulunur ama halk kırgın'
DEM Partililer, Özel'in bu açıklamasının özellikle tabanda büyük kırgınlık ve tepki oluşturduğunu ifade ediyorlar.
BBC Türkçe'nin konuştuğu DEM Parti yöneticileri, İmralı'ya giden heyete üye vermemesi nedeniyle zaten CHP'ye tabanda büyük tepki olduğuna işaret ediyor.
Aynı yöneticiler, Özel'in "Stockholm Sendromu açıklaması ikinci kez bir kırılmaya neden oluyor. Parti üst düzeyde tepki gösterdi ama inanın tabanda tepki çok daha büyük" görüşünü dile getiriyorlar.
Gerek CHP, gerekse DEM Parti yaşanan gerilime rağmen, tartışmayı büyütme eğiliminde değil.

Kaynak, CHP
DEM Parti'nin yeni çözüm sürecinde, komisyon masasında olmasının önemine dikkat çeken bir parti yöneticisi şu görüşleri dile getirdi:
"CHP'siz bir komisyon ve süreç Türkiye'yi zor duruma sokar. Öcalan ilk günden itibaren 'CHP masada olmalı' dedi. En son görüşmede de aynı şeyi söylüyor. 'Siyaseti bütün olarak bu sürece katmadığınız sürece bir yerde tıkanma riski vardır' diyor. O nedenle CHP'nin sürece desteği önemli. Hatta İYİ Parti bile masada olmalı diyoruz."
CHP'den art arda açıklamalar
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gelen tepkiler üzerine bazı gazetecilere, bu sözlerle DEM Parti'yi kastetmediğini, DEM Parti'li siyasetçilerin üzerine alınmasına üzüldüğünü söyledi.
CHP lideri, parti kapatma davaları üzerinden bir genelleme yaptığını belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da Özel'in sözlerinin DEM Parti ve yeni çözüm süreciyle ilgisi olmadığını söyledi.
Başarır, insanlar açlık sınırı altında yaşarken, kayyum uygulamaları, siyasi tutuklamalar varken, "Kimsenin takım tutar gibi parti tutmaması gerektiğine" dikkat çektiğini ifade etti.
'DEM Parti'ye değil, iktidara sığınan CHP'lilere'
Özel'in "Stockholm Sendromu" açıklamasının DEM Parti ile ilişkilerini etkileme potansiyeli konusunda CHP kulislerinde iki farklı görüş var.
Partinin İmralı'ya giden komisyona üye vermemesini de eleştiren bazı CHP'li isimler, Özel'in, bu açıklamasının 2016'da HDP'li siyasetçilerin tutuklanması yolunu açan dokunulmazlıkların kaldırılmasına CHP'nin destek vermesiyle yaşanan kırılmadan daha büyük sonuçlarının olabileceğini savunuyor.
Ancak CHP'de hakim görüş, Özel'in "DEM Parti'yi kastetmedim" ifadesiyle tartışmanın büyümeyeceği yönünde.

Kaynak, CHP
DEM Parti ile ayrı partiler olduklarını ve görüş ayrılıklarının da doğal karşılanması gerektiğine dikkat çeken parti kaynakları, "Ama 100 konu başlığı varsa 70-80'inde ortaklaşıyoruz" diyor.
"Demokratik siyaset, yargı bağımsızlığı, Türkiye'nin demokratikleşmesi konularındaki ortak paydamız değişmiyor" görüşünü dile getiriyorlar.
Özel'in "DEM Parti'yi kastetmediği" açıklamasına dikkat çeken bir parti kurmayı, "Genel Başkan bir genelleme yapıyor. Sadece DEM Parti'yi değil, şu anda iktidara sığınmış birtakım CHP'liler var. Sol siyasette anılıp, şimdi AKP ile ittifak ortaklığı yapan partiler var. Tüm bunları kapsayan bir uyarı" dedi.
'Bu sözlerle kimi kastettiniz, açık söyleyin'
Özel'in Stockholm Sendromu çıkışına DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları yanıt vermişti.
Hatimoğulları, Çanakkale'de yaptığı açıklamada, "Bu metaforun bizler için kullanılmış olması en hafif tabiriyle bir akıl tutulmasıdır. Celladı da çok iyi tanırız. Herkesi aklıselime davet ediyorum" sözleriyle tepki göstermişti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da partisinin 2 Aralık'taki grup toplantısında, açıklamaların "Kürt halkını aşağılayan bir yaklaşım" olarak algılandığını belirtti.
Bakırhan, "Cellat defterini açacaksak herkes borçlu çıkar. Kürt halkına saygı duymak bu mudur? Bu sözlerle kimi kastettiniz, açık söyleyin" diye tepki gösterdi.
Erdoğan: 'Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir'
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da 3 Aralık'ta partisinin meclis grup toplantısındaki konuşmasında tartışmaya dahil oldu.
"Neymiş, DEM Parti'nin sürece katkı vermesi Stockholm sendromuymuş. Sayın Özel cesaretin varsa ve cellat görmek istiyorsa aynaya baksın, CHP'nin geçmişine baksın; celladı orada zaten görecektir" ifadesini kullanan Erdoğan şöyle devam etti:
"Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Ulus Meydanı'nda, İstiklal Mahkemeleri'nde alelacele kararlar alıp darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir."
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise Erdoğan'a cevaben, seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyım atanmasını ve tutuklanmalarını hatırlattı ve "Sanırsın 'Batıda Kürtleri belediye meclisine sokma suçu' icat ettiren sen değilsin" dedi.










