Tayland ve Kamboçya haftalar süren çatışmaların ardından ateşkes imzaladı

Kaynak, Kamboçya Hükümeti/AA/Getty Images
Bir süredir kanlı sınır çatışmaları yaşayan Tayland ve Kamboçya'nın imzaladığı ateşkes anlaşması, 27 Aralık Cumartesi yerel saatle öğlen yürürlüğe girdi.
Her iki ülkenin savunma bakanları yaptıkları ortak açıklamada, Tayland ve Kamboçya'nın derhal ateşkes ilan etme konusunda anlaştıklarını duyurdu.
İki taraf cephe hatlarını bulundukları yerde tutma ve sınır bölgelerinde yaşayan sivillerin evlerine dönmelerine izin verme konusunda anlaştı.
Üç haftadır yoğunlaşan çatışmalarda onlarca kişinin ölmüş ve yaklaşık bir milyon kişi yerinden edilmişti.
Açıklamada, ateşkes 72 saat boyunca yürürlükte kaldıktan sonra, Temmuz ayından bu yana Tayland tarafından tutulan 18 Kamboçyalı askerin serbest bırakılacağı belirtildi.
Bir süredir müzakereleri yürütülen anlaşma, Çin ve ABD'nin diplomatik teşviki ile iki ülke arasında günlerce süren görüşmelerin ardından geldi.
Sınırdaki kara mayınlarının kaldırılmasına yönelik bir anlaşma da imzalandı.
Tayland Savunma Bakanı Natthaphon Narkphanit ateşkesi "karşı tarafın samimiyeti" için bir test olarak nitelendirdi.
Gazetecilere verdiği demeçte "Ateşkesin gerçekleşmemesi ya da ihlal edilmesi halinde Tayland uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafaa hakkını saklı tutmaktadır" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump 13 Aralık'ta iki ülke arasında ateşkes imzalandığı açıklamış, ancak kısa süre sonra çatışmalar yeniden şiddetlenmişti. Her iki taraf da ateşkesin bozulmasıyla ilgili olarak birbirlerini suçladı.
Trump, son ateşkesle ilgili müzakerelerde dikkat çekici bir şekilde yer almadı.
Ateşkesin bu kez ne kadar geçerli olacağı büyük ölçüde iki ülkedeki siyasi güçlerin tavrına bağlı. Her iki ülkede de milliyetçi çevrelerin çatışmalara ilişkin siyaset yürüttüğü biliniyor.
Sınır konusundaki anlaşmazlık bir asırdan daha eskiye dayanıyor, ancak bu yılın başlarında bir grup Kamboçyalı kadının tartışmalı bir tapınakta milliyetçi şarkılar söylemesinin ardından gerginlik arttı.
Mayıs ayındaki bir çatışmada bir Kamboçya askeri öldürüldü ve iki ay sonra Temmuz ayında sınır boyunca beş gün süren yoğun çatışmalarda onlarca asker ve sivil hayatını kaybetti. Binlerce sivil daha yerinden edildi.

Kaynak, EPA/Shutterstock
İki ülke arasındaki tartışmalı sınırda 8 Aralık'ta bir Taylandlı askerin hayatını kaybetmesi sonrası, Tayland ordusu Kamboçya içindeki askeri mevzileri bombaladı.
Tayland'da 400 bin kişinin, Kamboçya'daysa 100 binden fazla kişinin güvenli bölgelere tahliye edildiği aktarılıyor.
İki ülke de çatışmaların yeniden başlamasının sorumlusu olarak karşı tarafı suçluyor.
Her iki taraf da birbirlerini sınır bölgesinde ağır silahlar kullanmakla itham ediyor.

Kaynak, Getty Images
Temmuz'daki ateşkes
Güneydoğu Asya'nın çatışan komşuları, ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısı üzerine Temmuz ayında Malezya'da bir araya gelmiş, ateşkesi kabul etmişti.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ateşkesi duyururken "Bu ilk adım, barış ve güvenliğin yeniden inşası için hayati öneme sahip" demişti ve iki ülkenin de üyesi olduğu Güneydoğu Asya Ülkeler Birliği'nin (ASEAN) ateşkes gözlemciliği yapacağını açıklamıştı.
Tayland Başbakan Vekili Minister Phumtham Veçayaçai, basın toplantısında yaptığı kısa konuşmada ateşkese uyma sözü verdi.
Kamboçya Başbakanı Hum Manet de görüşmenin çok iyi geçtiğini ve bundan sonra çatışmaların tamamen durmasını umduklarını söyledi.
Trump, iki ülkenin lideriyle de telefonda konuşmuş, çatışmalar sonlanmadığı müddetçe ABD'nin Tayland ve Malezya'ya yönelik yüzde 36'lık gümrük vergisinin düşürülmesi için müzakere yapmayacağını söylemişti.
Temmuz'da neler yaşandı?
Ordusu Tayland'dan daha zayıf olan ve çatışmalarda hem toprak hem de silah kaybeden Kamboçya, daha önce de ateşkes teklifinde bulunmuştu.
Tayland ise Kamboçya'yı sivil bölgelere ateş açmakla suçladı ve Kamboçya roketlerinin menzilinde olduğu düşünülen bütün köyler tahliye edildi.
Kamboçya da Tayland'ı misket bombaları kullanmakla suçladı.
Bu mühimmat ayrım gözetmeden öldürebildiği için birçok ülkede yasak.
Tayland ise iddialara yanıt vermedi.

Kaynak, EPA
İki ülke de birbirini suçladı
Temmuz ayındaki çatışmaların durması için çok sayıda ülke çağrıda bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tommy Pigott, barış çağrısı yaparak, "Tayland-Kamboçya sınırında artan şiddetten ciddi şekilde endişe duyuyoruz" dedi.
Kamboçya ve Tayland ile siyasi ve stratejik bağları bulunan Çin, çatışmadan "derin endişe duyduğunu" belirterek, her iki tarafın da sorunları diyalog ve istişare yoluyla çözmesini umduğunu söyledi.
Avustralya, Avrupa Birliği ve Fransa da barış çağrısında bulundu.
İki ülke 24 Temmuz'da ilk ateşi karşı tarafın açtığını öne sürüyordu.
Tayland çatışmaların Kamboçya Ordusu'nun sınır yakınındaki Tayland birliklerini gözlemlemek için insansız hava araçları kullanmasıyla başladığını iddia ediyor.
Kamboçya ise çatışmayı daha önceki bir anlaşmaya aykırı olarak sınırdaki bir Kmer-Hindu tapınağına ilerleyen Tayland birliklerinin başlattığını söylüyor.

Çatışmanın arka planında ne var?
İki ülke arasındaki anlaşmazlık, Fransa'nın 19'uncu yüzyılda Kamboçya'yı işgalinden sonra iki ülkenin sınırlarının çizildiği döneme dayanıyor.
Kamboçya'nın ihtilaflı bölgede bulunan 11'inci yüzyıldan kalma bir tapınağı UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydettirmeye çalıştığı 2008'de iki ülke arasında gerginlik canlandı.
Bu olay Tayland'da protestolara yol açtı.
Yıllar boyunca her iki tarafta da asker ve sivillerin öldüğü çatışmalar yaşandı.
Gerilim, 2025 Mayıs ayında çıkan bir çatışmada Kamboçyalı bir askerin öldürülmesinin ardından tırmandı.
Bunun ardından ikili ilişkiler, son yılların en düşük seviyesine düştü.
Geçtiğimiz iki ayda her iki ülke de birbirine sınır kısıtlaması getirdi.
Kamboçya, Tayland'dan meyve sebze ürünlerinin ithalatını yasakladı, elektrik ve internet hizmeti ithalatını durdurdu.
Son çatışmalardan önce iki taraf da sınırlarındaki askeri varlıklarını güçlendiriyordu.

Kaynak, Getty Images
İki ülke arasında geçmişte çıkan ciddi çatışmalar nispeten hızlı bir şekilde yatıştırıldı.
Son gerilimin büyük ölçekli bir savaşa dönüşmesi pek olası görünmüyor.
Eski bir diktatörün oğlu olan Hun Manet henüz kendi otoritesine sahip değil.
Babası Hun Sen, kendi milliyetçi kimliğini parlatmak için bu çatışmayı daha da ileri götürmeye istekli görünüyor.
Tayland'da eski diktatör Thaksin Shinawatra'nın desteklediği sallantılı bir koalisyon hükümeti var.










