You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Suriye: Humus'taki mezhep çatışmalarıyla ilgili neler biliniyor?
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi: 2 dk
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye'nin batısındaki Humus kentinde mezhep çatışmalarının şiddetlenmesi üzerine 23 Kasım'da sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini bildiriyor.
Gözlemevi haberlerini yerel halk ve yerel gazetecilere dayandırıyor.
Suriye basını, Hristiyanların ve Sünni Müslümanların birarada yaşadığı Zaydal kasabasında bölgede etkili olan Halidoğulları kabilesindenbir çiftin öldürüldüğünü bildirdi.
Suriye İçişleri Bakanlığı, konuyla ilgili açıklamasında, kurbanların evlerinde öldürülmüş halde bulunduğunu duyurdu. Bir kadının cesedinin yakıldığı ve olay yerine mezhepçi sloganlar yazıldığı kaydedildi.
Humus emniyetinden Morhaf el-Nasan'ın açıklamalarına atıfta bulunan bakanlık, saldırıyı "mezhepçi duyguları kışkırtmayı ve fitne çıkarmayı amaçlayan iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi.
Bakanlık yerel halka itidal çağrısında bulundu ve misilleme yapılmaması konusunda uyardı.
SOHR'a göre saldırının ardından Halidoğulları kabilesinden silahlı kişiler, motorsikletlerle Alevilerin ve Şiilerin yoğun olduğu bölgelere silahlı saldırılar düzenledi.
Bölgedeki sivillere saldıran gruplar, intikam sloganlarıyla çok sayıda araca zarar verdi, mağazaları ve sivillere ait mülkleri tahrip etti.
Saldırılarda onlarca kişinin yaralandığını bildiriliyor.
Şam'a bağlı güvenlik kuvvetleri durumu kontrol altına almak için Humus'a askeri konvoylar gönderdi.
Sokağa çıkma yasağının Pazartesi günü akşam saatlerine kadar yürürlükte olacağı bildiriliyor.
Yerel basındaki haberleri tarayan, BBC İzleme Servisi, Humus kırsalında yaşayanların, bölgedeki güvenlik eksikliği nedeniyle cinayetlerin arttığını söylediğini aktarıyor.
21 Kasım'da Ebu Hakfa köyünde iki gencin taşlanarak öldürüldüğü bildirildi.
Suriye barosuna bağlı Humus şubesi 5 Kasım'da, bölgede "kişilere ve mallara yönelik saldırıların yaygınlaştığını" ve kişilerin mahkemelere veya resmi kurumlara başvurmak yerine "adaleti kendi ellerine aldıklarını" gözlemlediklerini açıklamıştı.
Açıklamada, bu tür davranışların "kamuoyunun devlete olan güvenini zedelediği ve toplumsal istikrarı tehdit ettiği" uyarısında bulunulmuştu.