Brad Pitt'in F1 filmi ilk hafta sonunda gişede zirve yaptı

Brad Pitt F1 pilot kıyafetiyle yanındaki diğer oyuncularla yürüyor

Kaynak, Gareth Cattermole/Getty Images

Okuma süresi: 5 dk

Brad Pitt'in gözden düşmüş bir Formula 1 pilotunu canlandırdığı F1: The Movie filmi ilk hafta sonunda 55,6 milyon dolarlık bilet satışıyla Kuzey Amerika gişesinin zirvesinde yer aldı.

AFP haber ajansının aktardığı ve pazar günü açıklanan sektör tahminlerine dayanan haberde, Franchise Entertainment Research'ten David A. Gross'un "Bu, özgün bir aksiyon-spor draması için olağanüstü bir açılış" sözlerine yer veriliyor.

Top Gun: Maverick filminin yönetmeni Joseph Kosinski tarafından yönetilen, Apple ile Warner Bros ortak yapımı olan F1, Brad Pitt'in canlandırdığı emekli bir Formula 1 pilotunun, yetenekli ama ukala bir acemiyi (Damson Idris) eğitmek ve zor durumdaki bir takımı kurtarmak için pistlere geri dönmesini konu alıyor.

Universal ve DreamWorks Animation'ın 2010 yapımı Ejderhanı Nasıl Eğitirsin'in aynı isimli canlı aksiyon uyarlaması ve yeniden yapımı 19,4 milyon dolarlık hasılatla ikinci sıraya geriledi.

Üçüncü sırada ise 10,7 milyon dolar hasılatla Disney/Pixar'ın özgün animasyon filmi Elio yer aldı.

Uzun yarışlar sporu üzerine bir film gerçekten parlak bir fikir mi?

Nicholas Barber - BBC Culture

Brad Pitt'in canlandırdığı F1 karakteri Sonny Hayes'in hayatı kolay geçmemiş.

Gençlik yıllarında Formula 1'in göz bebeğiyken, 30 yıl önce geçirdiği korkunç bir kaza her şeyi altüst etmiş. Geriye başarısız evlilikler, kötü dövmeler ve kayıp bir kariyer kalmış.

Şimdilerde karavanıyla bir yarıştan ötekine sürükleniyor; boş zamanlarında kumar oynuyor ya da taksi şoförlüğü yapıyor. Neyse ki eski dostu Ruben (Javier Bardem), sürekli kaybeden bir Formula 1 takımının başında ve Sonny'ye yeniden en üst düzeyde yarışma şansı sunuyor: İngiltere'ye bir uçak bileti alıyor ve son bir çağrıda bulunuyor.

Bunu inandırıcı bulmayabilirsiniz. Sonuçta Sonny'nin biraz paslanmış, sporun son gelişmelerinden kopmuş olması gerekmez mi? Belki o korkunç kazanın bıraktığı travmalarla da yüzleşmesi gerekiyordur?

Ama hayır. Joseph Kosinski'nin yönettiği ve Top Gun: Maverick ekibinin (Tom Cruise hariç) elinden çıkan bu parlak yazlık gişe filminde Sonny, daha açılış sahnesinde fiziksel ve psikolojik olarak tamamen toparlanmış halde karşımıza çıkıyor.

Kusurları giderilmiş, içindeki kötü ruhlar yenilmiş. Geriye sadece Brad Pitt gibi görünen birinden beklenecek kadar rahat ve umursamaz bir özgüven kalmış.

Silverstone pistine kot kıyafeti ve Once Upon a Time in Hollywood filmindeki gözlükleriyle yürüyerek girdiği andan itibaren Sonny, taktiksel bir deha, ilham veren bir lider, sadık bir takım oyuncusu, centilmen bir karizmatik adam ve aynı zamanda yenilikçi bir otomobil tasarımcısı olarak sunuluyor.

Üstelik önemli toplantılarda iskambil numaraları yapan, kupaları ve parayı umursamayan tipik "aykırı adam" figürü. Filmin asıl sorması gereken soru şu: Bu adam Formula 1'den neden ayrılmış ki?

Elbette böyle karizmatik bir adamla zaman geçirmek eğlenceli. Ama kahramanın yolculuğu "harika biri ama biraz kibirli" noktasından "harika biri ama biraz daha az kibirli" noktasına gittiğinde duygusal bağ kurmak zorlaşıyor.

Brad Pitt yeşil bir takım elbiseyle bir F1 aracının önünde ellerini önünde bağlayıp poz veriyor

Kaynak, Gareth Cattermole/Getty Images)

Fotoğraf altı yazısı, Brad Pitt, filmin Avrupa'daki prömiyeri için İngiltere'nin başkenti Londra'da Leicester Square'deki etkinliğe katıldı

Ancak F1'in asıl sorunu, başrol oyuncusuna methiyeler düzmesi değil; aynı derecede övgü dolu, eleştirel mesafeden yoksun yaklaşımını Formula 1'e de uygulaması.

Gerçek pistlerde, organizatörlerin ve sürücülerin tam desteğiyle çekilen (Lewis Hamilton yapımcı olarak yer alıyor) film, esasen parlak bir kurumsal tanıtım filmi gibi. O kadar çok ürün yerleştirmesi var ki, karakterleri değil markaları hatırlıyorsunuz.

Filmde en ufak bir eleştiri, şüphe ya da karanlık bir yan yok. Formula 1 hayranları belki sevdiği pilotları gördüğü için memnun olabilir, ama film öyle bir "herkesi memnun etme" havasında ki, ne gerçek bir kötü karakter var, ne de Sonny hakkında kötü bir laf eden.

Kimse yoldan çıkmıyor, kimsenin başına kötü bir şey gelmiyor. Bu yüzden ortada hiçbir gerilim yok. Hikâye sadece Grand Prix'leri sıralıyor. Sezonun ilk yarışında Ruben'in takımı rezil oluyor, ama sonra ne mi oluyor? Hikâyenin yapısını kağıda yazsanız, birebir tutturursunuz; hatta sizin yazdığınız versiyon, bu filmden daha çok risk içerebilir.

Şunu söylemek gerek: F1 kötü çekilmiş bir film değil. Gerçek anlamda "kazaya uğramıyor". Top Gun: Maverick'te olduğu gibi Kosinski ve ekibi yüksek hızda araç sahnelerini çekip kurgulama konusunda ustalıklarını gösteriyor. Hans Zimmer'in bestelediği epik synth müzikleri, klasik rock parçalarının (Queen'in We Will Rock You, Led Zeppelin'in Whole Lotta Love) arasına serpiştirilmiş.

Oyuncular da iki boyutlu karakterlerine hayat vermeye çalışıyor. The Banshees of Inisherin'den tanıdığımız Kerry Condon, bekâr ve yaşça uygun teknik direktör Kate rolüyle parlıyor.

Damson Idris ise genç sürücü Joshua Pierce olarak hem özgüvenli hem kırılgan bir performans sergiliyor; önce Sonny'i rakip olarak görüp sonra mentoru olarak kabul ediyor. Ama Top Gun: Maverick'in kokpit içi ve dışındaki olaylarıyla seyirciyi içine çektiği o ustalık burada yok.

Brad Pitt filmin çekimleri esnasında İngiltere'deki Silverstone pistinde

Kaynak, Jayce Illman/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Brad Pitt filmin çekimleri esnasında İngiltere'deki Silverstone pistinde

F1, yalnızca alışılagelmiş "mazlumdan zafere" giden spor filmi klişelerini bir araya getiren düzgün kurgulanmış bir derleme. Ana karakterlerin insan olduğuna, Ruben'in takımının rakiplerinden daha çok desteği hak ettiğine sizi ikna edemiyor. Star Wars: The Phantom Menace'daki podrace sahnesine bu filmdeki yarışlardan daha çok bağlandım diyebilirim.

Belki de sorun, Ehren Kruger imzalı diyalogların bu kadar yüzeysel olması. Joshua'nın menajeri ona kupa kazanamazsa işini kaybedeceğini şöyle anlatıyor:

"İşini kaybedebilirsin. Evet. Bunu bir düşün."

Sonny, Kate'le flört ederken şöyle soruyor:

"Bir kadının Formula 1 takımının ilk kadın direktörü olması nasıl mümkün oluyor?"

Bu satırlardan hiçbiri, yıllar sonra alıntılanacak türden değil. Gazeteciler ve yarış yorumcuları aracılığıyla verilen açıklamalar ise daha da sakil.

Ama en kötüsü, belki de sinema tarihinin en basit anlatım cümlelerinden biri:

"Son sıra, olmak isteyeceğin yer değil."

Teşekkürler Ehren, bunu da seninle netleştirmiş olduk.

Bu replikler, yapımcıların bir tür korku yaşadığını, seyircinin yarışta neler olup bittiğini kendi başına anlayamayacağını düşündüklerini gösteriyor.

Bu da şu soruyu doğuruyor: Uzun yarışlardan oluşan bir spor üzerine film çekmek gerçekten parlak bir fikir miydi?

Formula 1 tutkunları elbette aynı fikirde olmayabilir, kendi sevdikleri sporun bu kadar parlak bir şekilde beyaz perdeye taşınmasından memnun olabilirler. Ama geri kalan herkes için, "Burası olmak isteyeceğiniz yer değil".

★★☆☆☆

Brad Pitt'in evi soyuldu

Brad Pitt ve Ines de Ramon kameralara bakıyor

Kaynak, Rocco Spaziani/Mondadori Portfolio/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Brad Pitt, Venedik Film Festivali'nde kız arkadaşı Ines de Ramon ile birlikte. Eylül 2024

F1'in başrol oyuncusu Brad Pitt'in Los Angeles'taki evi üç hırsız tarafından soyuldu.

Olay, 25 Haziran Çarşamba gecesi saat 22:30 sularında yaşandı. Polis, zanlıların Loz Feliz semtindeki eve ön pencereden girerek içeriyi "yağmaladıklarını" açıkladı.

Ev adresi resmi olarak doğrulanmasa da, basına yansıyan bilgilere göre bu, Pitt'in 2023'te satın aldığı mülkle aynı. Üç yatak odalı büyük ev, Griffith Park'ın hemen dışında, çitler ve sık yeşilliklerle çevrili. Zanlılar çaldıkları eşyalarla kaçmayı başardı ancak neyin alındığı ve maddi değeri açıklanmadı.

Soygun sırasında Brad Pitt evde değildi. Oyuncu, birkaç gün önce F1'in galası için İngiltere'deydi. Gala etkinliğine Tom Cruise ve yedi kez dünya şampiyonu olan F1 pilotu Lewis Hamilton da katılmıştı.

Los Angeles polisi olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor. BBC, Pitt'in temsilcileriyle temasa geçtiğini açıkladı ancak henüz yanıt alamadı.

Bölgedeki ünlü isimlere yönelik bu tür olaylar ilk değil. Daha önce Nicole Kidman ve Keith Urban'ın evleri de soyulmuştu. Ayrıca geçen ay Pitt'in eski eşi Jennifer Aniston'ın evinin girişine arabasıyla kasıtlı olarak çarptığı iddia edilen bir adam, ısrarlı takip ve vandalizm suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.