Mescid-i Aksa'da ibadetiyle tepki çeken aşırı sağcı İsrailli bakan Itamar Ben-Gvir kimdir?

Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'nın önündeyken

Kaynak, Itamar Ben-Gvir X hesabı

Okuma süresi: 5 dk

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya gidip, ibadet ederek Ortadoğu'nun en hassas yerlerinden birindeki onlarca yıllık uzlaşmayı bozdu.

Ben-Gvir ve beraberindekilerin, işgal altında tutulan Doğu Kudüs'teki Harem-üş Şerif'te yer alan Mescid-i Aksa'da ibadetlerine dair fotoğraflar ve görüntüler yayımlandı.

Harem-üş Şerif'te ibadet etmek uzun süredir devam eden ve Yahudilerin alana girebilmesini, fakat ibadet etmemesini öngören düzenlemeye aykırı.

İsrail başbakanlık ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in sadece Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet edebilmesine izin veren statükoyu koruma politikasında bir değişiklik olmadığı vurgulandı.

Mescid-i Aksa'nın kayyumu Ürdün, Ben-Gvir'in ziyaretini "kabul edilemez bir provokasyon" diye tanımladı.

Hamas ise "Filistin halkına karşı devam eden saldırıların derinleştirilmesi" diye tanımlarken, Filistin Yönetimi Sözcüsü, ziyaretin "bütün kırmızı çizgileri ihlal ettiğini" söyledi.

Yahudilerin Tapınak Dağı dediği Harem-üş Şerif, Yahudiliğin en kutsal yeri. Harem-üş Şerif'te yer alan Mescid'i Aksa da, İslam dinindeki en kutsal kabul edilen üçüncü ibadet yeri. Müslümanlar Muhammed Peygamber'in buradan gökyüzüne yükseldiğine inanıyor.

Harem-üş Şerif 1967'deki Ortadoğu Savaşı'nda İsrail tarafından Ürdün'ün elinden alınmıştı. Süregiden statükoya göre Ürdün alanın kayyumu olarak üstlendiği tarihi role devam ederken, İsrail güvenlik ve erişimin kontrolünü elinde tutuyor.

Filistinliler, son yıllarda Yahudi ziyaretçilerin alanda dua ederken görüldüğünü ve İsrail polisinin müdahale etmediğini söyleyerek, İsrail'i bu düzenlemenin altını oymaya çalışmakla suçluyor.

Harem-üş Şerif'i yöneten Vakıf, Ben-Gvir'in Pazar sabahı 1250 diğer Yahudi ile birlikte alan girdiğini söyledi.

Polisin sorumluluğunu elinde tutan ultra milliyetçi Ulusal Güvenlik Bakanı daha önce de Harem-üş Şerif'e girmişti. Ancak Times of Israil gazetesi bakanın ilk kez açıkça ibadet ettiğini bildirdi.

Ben-Gvir alanda yaptığı açıklamada Hamas'ın elinde tuttuğu rehinelerin "dehşet" görüntülerinin İsrail'e baskı yapmayı amaçladığını savundu.

Dışişleri Bakanlığı'ndan kınama

Ben-Gvir ayrıca İsrail'in Gazze'nin tamamını işgal etmesi çağrısını tekrarlarken, bölgedeki Filistinlilerin "gönüllü göç" diye tanımladığı bir sürece tabi tutulması gerektiğini belirtti.

Uzmanlar bu çağrının muhtemel bir savaş suçu olabileceğini söylüyor.

Bu arada, Dışişleri Bakanlığı Ben-Gvir'in Mescid-i Aksa'ya gitmesini kınadı.

Açıklamada "Bazı İsrailli bakanların İsrail polisinin koruması altında ve İsrailli yerleşimci gruplarla bugün Mescid-i Aksa'ya düzenledikleri baskını en güçlü biçimde kınıyoruz" ifadesine de yer verildi.

Itamar Ben-Gvir kimdir ?

Uzmanlar ziyaretin dönemin muhalefet lideri ve eski İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un aynı yere 25 yıl önce yaptığı ziyareti hatırlattığını söylüyor. Bu ziyaretin ikinci Filistin infadasını tetiklediğine inanıyor.

Bu, Ben-Gvir'in daha önce de yaptığı bir şey.

Ben-Gvir, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'te 2021 yılında şiddet olaylarının yaşandığı Filistin mahallesi Şeyh Cerrah'ı da ziyaret etmişti. Mahallenin çok sayıda sakini, Yahudi yerleşimcilere yer açmak için tahliye edilme tehdidi altındaydı.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Kudüs'ün eski şehrindeki Şam Kapısını 26 Mayıs 2025'teki Kudüs Günü'nde ziyaret ederken.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Ben-Gvir'in kabineye yükselişi kısmen genç, sağcı İsrailler'den aldığı desteğe bağlı.

Bu tür olaylar kısmen Ben-Gvir'in provokatif ve çok tartışmalı eylemler sicilini oluşturuyor.

Londra Üniversitesi'nde kıdemli Uluslararası Siyaset ve İnsan Hakları uzmanı Dr. Leonie Fleishmann bunun şaşırtıcı olmadığını söylüyor.

"Bütün bunlar daha önce söyledikleriyle, geçmişiyle, ideolojisiyle ve dini inançlarıyla örtüşüyor. Kafasında bir dava var."

Peki, Ben-Gvir yıllarca İsrail toplumunun marjinal kesimlerinde faaliyet gösterdikten sonra nasıl bu kadar etkili bir konuma yükseldi?

Dr. Fleishmann bunu iki ana faktöre bağlıyor: İsrail seçim sisteminin işleyiş biçimi ve Gazze'de şu anki durum.

Ben-Gvir Ulusal Güvenlik Bakanlığı göreviyle 2022'de kabineye geçmişti. Ben-Gvvir'in aşırı sağcı Otzma Yehudit (Yahudi Güvü) partisi bir başka aşırı sağcı partiyle birlikte parlamentoda 14 sandalye kazanmıştı.

Genç, sağcı İsraillilerin desteğini aldı ve iktidarda kalabilmek için desteğine ihtiyaç duyan Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetine girdi. Hükümet üzerinde önemli bir ideolojik etkisi olduğu görülüyor.

Dr. Fleishmann "Gazze gerçek bir fırsat oldu çünkü Netanyahu iktidara tutunmak istiyor ve bunu yapabilmek için bu güçlere gittikçe daha fazla koz verdi. Netanyahu'yu iktidarda tutan onlar" diyor.

Irak kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1976'da Kudüs'te doğan Ben-Gvir 18 yaşındayken İsrail Ordusu'nda görev yapmadı. Bu, normalde seçilmenin önünde büyük bir engel olarak görülüyordu. Ancak geçmişte siyasi görüşleri yüzünden İsrail Ordusu'nun görev yapmasına izin vermediğini söyledi.

Hukuk eğitimi gören Ben-Gvir'in sertlik yanlısı ideolojik tutumu, küçük yaştan itibaren ultra Ortodoks Koch hareketine katılmasıyla oluştu. Hareket New York'ta 1990'da suikasta uğrayan Haham Meir Kahane tarafından kurulmuştu.

Hareket hem İsrail'de hem de ABD'de "terör örgütü" olarak görülüp, yasaklanan tek İsrailli siyasi grup.

Gazze'de gıda yardımı aldıktan sonra yürüyen tekerlekli sandalyede bir adam ve etrafındakiler.

Kaynak, Anas Zeyad Fteha / Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Uzmanlar, İsrail hükümetindeki aşırı sağcıların Gazze'deki durum konusunda nüfuz sahibi olduklarını söylüyor.

Militan milliyetçi ve Filistinli karşıtı ideolojileri savunuyorlardı ve destekçilerinden biri olan ABD-İsrail çifte vatandaşı doktor Baruch Goldstein 1994'te bir canide en az 29 Filistinliyi katletmişti.

Ben-Gvir'in kendisi de Filistinlilere yönelik şiddeti kışkırtma ve gerçekleştirmekle sekiz kez suçlandı. 2007'de ırksal şiddeti kışkırtmak ve terör örgütlerine destek verme suçlamasından hüküm giydi.

Ben-Gvir İsrail'in milliyetçi ve siyonist bir devlet olduğuna inanıyor ve İsrail'in yanında bir Filistin devleti kurulmasına karşı çıkıyor.

Geçmişte, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere karşı şiddetine destek vermişti ve Times of Israel gazetesine göre "sadık olmayan" Arap İsraillilerin ülkeden zorla sınırdışı edilmesi çağrısı yapmıştı.

Kabineye girdiğinden bu yana tekrar tekrar İsrail'in Gazze Şeridi'nin tümünü işgal etmesi ve bölgedeki Filistinlilerin "gönüllü göçe" teşvik edilmesi çağrısı yaptı.

Haziran ayında Avustralya, Norveç, Kanada, Yeni Zelanda ve İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria'da "Filistinli topluluklara şiddetin tekrar tekrar kışkırtmaları" nedeniyle Ben-Gvir ile birlikte bir başka aşırı sağcı İsrailli bakan Bezalel Smothrich'e ortak ambargolar açıklamıştı.

Bir sonraki ay Hollanda ve Slovenya, İsrail'in insan hakları ihlalleri ve Gazze'de kötüleşen durumu gerekçe göstererek Ben-Gvir'in ülkelerine girmesini yasakladı.

Ancak güvenlik meselelerinde hala sertlik yanlısı bir tutum izliyor.

Ben-Gvir, İran'ın Haziran'da İsrail'in Berşeba kasabasında bulunan Soroka hastanesine füze saldırısı düzenlemesinden sonra "İsrail devletinde nefret eden herkesin "yenilmesi" ve İran hükümetinin "yok edilmesi" çağrısı yaptı.

Daha mı ılımlı, daha mı sağcı?

Ben-Gvir 2022'de ana akım hükümette yer bulmasından bu yana kendisini daha normal bir politikacı gibi sunmaya çalışıyor.

Bir zamanlar eşcinsel gurur yürüyüşlerini "iğrençlik" diye tanımlamıştı. Şimdiyse altı çocuğundan birinin eşcinsel olması halinde bunu kabulleneceğini söylüyor. Ancak İsrail'de evliliklerin ortodoks Yahudi anlayışıyla devam etmesi gerektiğinde ısrar ediyor.

Peki bunlar, içeride desteğini artırıp Netanyahu sonrasına göz koymak için mi?

Dr. Fleischmann buna pek ihtimal vermiyor.

"Destek almak için konumunu yumuşatması gerektiğini düşünmüyorum. İsrail toplumu son yıllarda sağa kaydı. Ben-Gvir Gazze'den önce de kışkırtıcı ve Filistinli karşıtıydı. Şimdiyse İsrailller İran'la yaşanan çatışmada savaşı kapılanının önünde deneyimlediler. Yine bu yeni dünya ve yeni gerçeklikte kendilerini koryuacak birini arayacaklardır."