Hrant Dink cinayetinin 19. yılı: 'Adalet yerini bulmadı'

Kaynak, SEZAYI ERKEN/AFP /Getty Images
Hrant Dink, 19 Ocak Pazartesi günü saat 14.30'da, 19 yıl önce öldürüldüğü yer olan Agos Gazetesi'nin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı'nın önünde anılacak.
Agos Gazetesi suikastın 19. yılında, "Acımız hala dinmedi, Adalet yerini bulmadı" manşetiyle yıldönümünü anıyor.
Cinayetin azmettiricilerinin halen bulunamadığı, "yargılanması gereken aktörlerin zaman aşımı sayesinde hayatlarına devam ettiği" savunuluyor.
Dink, 19 Ocak 2007'de gazete binası önünde o dönem 17 yaşında olan Ogün Samast tarafından düzenlenen suikast sonucu yaşamını yitirdi.
Hrant Dink cinayetinin faili Ogün Samast, 2023'te tahliye edildi.
Son olarak Ogün Samast, Yasin Hayal, Erhan Tuncel gibi isimlere yönelik Gülen yapılanması adına suç işleme iddiasıyla hazırlanan iddianame, 10 Ocak 2025'te zaman aşımı nedeniyle düşürüldü.

Kaynak, Agos Gazetesi
2019 yılından bu yana 18 ve 19 Ocak akşamları Sebat Apartmanı'nın ön cephesine, Hrant Dink anısına yansıtmalar yapılıyor.
2019-2023 yılları arasında Ümit Kıvanç'ın, 2024 yılında Hale Tenger'in, 2025'te Memed Erdener'in ürettiği videolara bu yıl Agos çizeri Ohannes Şaşkal'ın videosu eklenecek.
Bu video projesinde, bir Hrant Dink portresine beyin yerine yerleştirilen pembe kalbin atışı izlenecek.
Londra, Paris ve Stockholm'de de anma etkinlikleri yapılıyor.
Dink, 1996 yılında "Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır" düşüncesiyle Türkçe ve Ermenice yayımlanan Agos'u çıkarmaya başlamıştı.
Hrant Dink kimdir?
Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink 15 Eylül 1954'te Malatya'da doğdu.
1961'de İstanbul'a taşınmaları ardından anne ve babası boşandı.
Aile bölününce, Hrant Dink ve iki kardeşi Gedikpaşa'daki Ermeni yetimhanesine yerleştirildi.
Lise yıllarında sol siyasetle ilgilenen Dink, daha sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde zooloji eğitimi aldı.
Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlendi.

Kaynak, Burak Kara/Getty Images
Hrant Dink bu dönemde bir yandan kardeşleriyle birlikte yayınevi ve kırtasiye işini sürdürürken bir yandan da eşi Rakel'le birlikte, kendileri gibi Anadolu'dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların kaldığı Tuzla Ermeni Çocuk Kampı'nı yönetti.
Bazı cemaat gazetelerinde kitap eleştirileriyle başlayan yazı hayatı, basında çıkan haberlere gönderdiği düzeltmelerle duyulmaya başladı.
Dink bu yıllarda Patrikhane'ye "Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır" diyerek bu amaçla Türkçe bir gazete çıkarmayı önerdi.
5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos gazetesinin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi.

Kaynak, OZAN KOSE/AFP /Getty Images
Yakın arkadaşı ve Venedik Foscari Üniversitesi Ermeni Dili ve Edebiyatı Kürsüsü Başkanı Boğos Levon Zekiyan Zekiyan, BBC Türkçe Servisi'ne yaptığı değerlendirmede, Hrant Dink'in Türkiye'deki Ermeni cemaati için çok önemli bir isim olduğuna dikkat çekmişti:
"Hrant Dink, Ermeni cemaatini gettosundan çıkaran bir akıma ön ayak oldu ve Agos, ileri gelen Türk aydınlarının da buluştuğu bir yer oldu."
Hrant Dink'in sadece Ermeni cemaatinde değil, Türkiye'deki entelektüel ortamın gelişmesinde de önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Zekiyan, sözlerini şöyle sürdürmüştü:
"Türkiye en büyük zenginliği olan çok kültürlülüğünü yeterince değerlendiremedi. Hrant Dink öyle bir anda devreye girdi ki, gerek uluslararası düzeyde, gerekse bunun bir yankısı olarak Türkiye'de bunun bilincine varılmaya başlandığı bir dönemde, Türkiye topraklarının bu zenginliğini açığa çıkarmakta öncü oldu.
"Sanırım bu Türkiye için de bir hizmet olmuştur. Umarım Türkiye halkı bir gün bunu takdir edecektir."

Kaynak, Burak Kara/Getty Images
Hrant Dink öldürüldüğü hafta yayımlanan "Ruh halimin güvercin tedirginliği: Neden hedef seçildim?" başlıklı son yazısında "Türklüğü aşağılama" suçlaması ile hakkında açılan davalara değinmiş; gazete haberlerinde, köşe yazılarında, televizyon programlarında "Türk düşmanı" olarak ünlendiğini söylemişti.
Ayrıca aylardır yüzlerce telefon, email, mektup ile tehdit edildiğini anlatarak, birilerinin kendisine "haddini bildirmek için harakete geçtiği" düşencesini paylaşmıştı.
Dink aynı yazıda "Kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce..." dedi.
Yazının son bölümü yayınlandıktan iki gün sonra, 19 Ocak 2007'de Ogün Samast adlı bir kişi tarafından öldürüldü.
23 Ocak 2007'deki yüz binlerce kişinin katıldığı cenazesinde "Hepimiz Ermeniyiz" yazılı dövizler taşındı.










